Bu web sitesi ne yazık ki Internet Explorer 9 ve altını desteklememektedir. Lütfen web tarayıcınızı Internet Explorer 10 ve üstü bir sürüme yükseltiniz.
Haftanın Kitapları
Haftanın Kitapları
Özkan Saçkan'dan Haftanın Kitapları...
Kültür Sanat 3 Kasım 2019 - 07:00

Uzun soluklu savaş

Victor Hugo'dan Ölüm Cezasına Hayır. Bu kitapta yazarın Bir İdam Mahkûmunun Son Günü isimli eserini yazarken başlayan ve Jersey'deki sürgün günlerine kadar uzanan, bir insan ve bir yazar olarak ölüm cezasına karşı açtığı uzun soluklu savaşa tanık olacaksınız. Bayrağı ondan Jaurès, Koestler, Camus gibi isimler devraldı ve nihayet 1981 yılında Fransa'da idam cezası kaldırıldı. Ama ne yazık ki Amerika'dan Çin'e dünyanın pek çok ülkesinde halen uygulanıyor. (Alfa Yayıncılık)


Bu kitap başka

Hurihan Yıldırım Kurtaran'dan Kız Kulesi’nin Bilinmeyen Efsanesi. Kız Kulesi, gerçek misin sen yoksa bir düş mü? Yoksa İstanbul’un koynunda yatan bir gümüş mü? Kız Kulesi nice masallara, filmlere ve sohbetlere konu olmuş bir mekân. İstanbul şehrinin Boğaz’ında adeta bir inci gibi parıldıyor. Onun üzerine söylenen efsaneler üç aşağı beş yukarı birbirine benziyor, ama bu kitap başka… (Altın Kitaplar)


Yok olan yapılar

Erich Von Daniken'den Tanrıların Mucizeleri. Onlarca farklı şehirde gerçekleştiği iddia edilen gizemli olayların peşine düşen yazar, Hıristiyanlığın toplumsal temellerini oluşturmasına yardımcı olan birçok görü olayını inceliyor. “Seçilmiş” kişilere görünen azizler ve peygamberler, görünüp yok olan yapılar ve sebebi açıklanamayan doğa olayları… Yazar, çoğu günümüze dek ayakta kalmış bu görü mekanlarına gidiyor ve bu mucizelerin perde arkasını araştırıyor. Şahitler huzurunda gerçekleşen bu olaylar gerçekten birer mucize mi yoksa bilimsel bir açıklama sunulabilir mi? (Artemis Yayınları)


Tekinsiz bir aşk hikâyesi…

Deb Caletti'den Ona Ne Oldu. Tehlikelerle, kuşkularla ve sırlarla dolu, tekinsiz bir aşk hikâyesi… Amerikan ulusal kitap ödüllerinden “National Book Award” finalisti, “Washington Devlet Kitap Ödülü” ve “PNBA En İyi Kitap Ödülü” sahibi yazar Deb Caletti'nin her sayfasında okuru yeni bir tahmine sürüklediği gerilim yüklü romanı Ona Ne Oldu bir kurgu şaheseri olarak dünyada referans gösteriliyor. Isabelle Austen annesinin ölümünden sonra mirasını devralmak için Pasifik'te doğup büyüdüğü küçük adaya geri döner. Ancak bu dönüş aynı zamanda sevmesi hayli zor bir kadın olan annesinin duygusal mirasına da geri dönmesidir. (Beyaz Baykuş)


Bir cinayetin öyküsü

Gabriel Garcia Marquez'ten Kırmızı Pazartesi. Kolombiyalı büyük yazarın 1981'de yayımlanan ve başyapıtları arasında yer alan romanı, işleneceğini herkesin bildiği ancak engel olmak için kimsenin bir şey yapmadığı bir cinayetin öyküsünü anlatıyor. Usta yazar, çocukluğunu geçirdiği kasabada yıllar önce yaşanmış bir cinayeti kendine özgü eşsiz anlatımıyla aktarıyor. Romanın kahramanı Santiago Nasar'ın daha ilk sayfadan töre cinayetine kurban gitmesi ve bu cinayetin hangi dinamiklerin etkisiyle işlendiği geri dönüşlerle adım adım gözler önüne seriliyor. (Can Yayınları)


Cesaret ve kararlılık hikâyesi

Valentina Camerini'den Greta’nın Hikâyesi. 20 Ağustos 2018’de Stockholm’de yazın son günlerinin yaşandığı bir sabah için hava inanılmaz sıcak. Televizyonda söylendiğine göre son aylarda sıcaklıklar çok yüksek. O gün, on beş yaşındaki Greta Thunberg, parlamento binası önündeki grevine başladı: daha fazla beklenemezdi, politikacıların çevreyi korumak için bir şey yapmaları gerekiyordu. Bu, tarihteki ilk #fridaysforfuture. “Bir umut, cesaret ve kararlılık hikâyesi okumaya hazır olun. Bu Greta Thunberg’in gerçek öyküsü ama aynı zamanda daha iyi bir gelecek için yetişkinlerin ilgisizliğine karşı mücadele eden pek çok çocuğun hikâyesi. (Çınar Yayınları)


Bilgi dolu bir şifa kaynağı

Uğur Koşar'dan Her Şeye Canını Sıkma Ey Gönül. İnsan her ne kadar bedeniyle sınırlı bir varlık gibi görünse de, dipsiz bir kuyu, hatta akıl almaz bir uçurumdur içi… Sınırlı bedeninde, sınırsız bir âlem yaşar ki, bu âlemi yaşanmaz hale getiren bir dolu vesveseyle boğuşur durur hayatı boyunca. Gönül terbiyesinden geçmemiş olanlar için, vesvesenin neden olduğu cehennem, hem birtakım fiziksel ve ruhsal sıkıntılara yol açar, hem sınav yolundaki kıymetli deneyimleri anlamsız talihsizliklere dönüştürür. Kitap, sınav yolunu cennete çevirmek niyetiyle kaleme alınmış, ilim, ilham ve bilgi dolu bir şifa kaynağı. (Destek Yayınları)


Evrimin gerçekleşmesi

Ece Gamze Atıcı'dan Aile Geleneği. Şükürler olsun ki ben iyi bir ailede büyümedim. Evet. Biz iyi bir aile değiliz. Annemin tabiriyle daha iyi bir aileyiz… İyi ailelerde çocukların ebeveynlerine benzemeleri başarıdan sayılır. Çocukların anne babaya yetişmeleri, sonra da onları geçmeleri beklenir. Evrimin gerçekleşmesi yani. Daha iyi ailelerde ise çocuklar anne babalarına ne kadar benzemezlerse o kadar iyidir. Onlara benzemedikçe yırtmış, kendilerini kurtarmış, o aileden çıkmış sayılırlar. (Doğan Kitap)


Acının kimliksiz olduğu

Abdullah Ataşçı'dan Susmak Derdi. Yazardan yeni bir öykü kitabı. Bu öyküler, yüzyıllık bir Türkiye fotoğrafı, farklı bölgelerden, köklerden insan manzaralarından acının ve kaderin kimliksiz olduğunu anlatıyor. Kitap, zamanın azabında bu coğrafyanın ruh atlasında bir gezintiye çıkarıyor okuru. Susmanın, nasıl büyük bir dert olduğunu sadece insanlara değil, doğadaki en küçük bir varlığa dahi hissettiren Rukiye, 1915 senesinde Rize'de karşılıyor bizi. Rukiye'den sonra şehirden şehre gidiyoruz. (Everest Yayınları)


Şiirde ruh vardır

Bodrum Şairleri Antolojisi. Şiir; hayatı anlamlı ve güzel gösterme, estetize etme sanatıdır. Şiirin amacı güzeli yakalamak ve ifşa etmek uğraşıdır. Geçmişten bugüne kadar güzelliğin tam tarifi yapılamamıştır. Hepimiz biliriz, onun varlığını kabul ederiz. Güzellik bana göre; evrende, düş dünyamızda, duygu ve hayal dünyamızda bizi heyecanlandıran, kalbimize yaşam sevinci veren olgudur. Şiirde mantık yoktur, ruh vardır. Tutku vardır. (Gece Kitaplığı)


İncelikli ayrıntılar

Neslihan Acu'dan Neydik N’olduk Ailesi. Kentteki lüks yaşamı geride bırakan ailenin doğaya yolculuğunu gerçekçi karakterlerle işliyor. Günümüz Türkiye'sine ilişkin incelikli ayrıntıları ele alırken, güncel bir fotoğraf çekiyor ve toplumsal eleştiri dozunu mizahla yükseltiyor. Lüks bir hayat yaşayan Gümüşsoy Ailesi'nin babası Engin Bey tekstil işiyle uğraşıyordu. Anne Seval Hanım ve büyük kızı Burcu'nun tüketim ve kibir dolu yaşamı; kredi kartları, arabalar, lüks ev, mücevherler, özel okullar ve pahalı yurtdışı seyahatleri… Bir gün hepsi bitti. Kaçmak zorundaydılar. Hayatlarında ilk kez bir köyde yaşayacaklardı ve yanlarında götürdükleri tek şey, kentli alışkanlıklarıydı. Doğanın içinde, ağaçlara, toprağa ve iyi duygulara tutunarak hayatta kalmayı başarmaları mümkün olacak mıydı? (Günışığı Kitaplığı)


Tarafsız bir biyografi

Abdülbaki Gölpınarlı'dan Müminlerin Emiri Hz. Ali. Yazar tarafsız bir biyografi sunuyor. Önce Hz. Ali'nin, peygamberin zamanındaki ve sonraki hayatını, kaynaklara ve tanıkların anlatılarına dayanarak aktarıyor. Ondan sonra da onun birçok cephelerini, gerçek vesikaları ve kendi sözlerini değerlendirerek inceliyor. Yazarın yetkin kaleminden çıkan bu inceleme şüphesiz ki okuyucularına, şimdiye dek bildiklerinden, duyduklarından fazla bir şeyler sunacaktır. Bu eser, bir gerçeğin tarafsız hikâyesi, hadiselerin gerçek aksi olacak. Bu eser tarihi roman üslubuyla yazılmış olsa da tarihi roman değil, ancak tarihi bir tefrikadır. (Kapı Yayınları)


Küçük bir sorun var

Şinasi Bademcioğlu'ndan Bir Günde Yazar Oldum. Cihangir'in havalı kızı Ayten, ayaklı müzik ansiklopedisi arkadaşı Behzat'a bir teklifte bulunur: Genç adam bir hafta sonra başlayacak İstanbul Müzik Festivali'nden on konser seçecek ve kendisine kavalyelik yapacaktır. Behzat bu iş için biçilmiş kaftandır ama küçük bir sorun vardır; Ayten kendi bilet paralarını peşin saymışken, müzik gurmesinin cebinde metelik yoktur! (Mona Kitap)


Çığır açan kitap

Sohaila Abdulali'den Tecavüzü Konuşmamız Lazım. Yazar, danışman rehber, aktivist ve tecavüz mağduru Sohaila Abdulali'nin cinsel saldırı hakkında dünya çapındaki tartışma üzerine akıllı, kışkırtıcı, çığır açan kitabı. “Sesi çıkamayanların sesi, karanlıkta bırakılanlara bir ışık; Sohaila Abdulali’nin bu sayfalara döktüğü sözcükler dilerim bu konuda yazılmış bir manifesto olur. Bu kitap bir karşı duruştur. Bunlar yazıldıkça dünya değişecek ve her şey kötü sonla bitmeden önce önlenecektir kötülük.” Kardeşini Doğurmak kitabının yazarı Büşra Sanay. (Mundi Kitap)


Sinema sevgisi

Atilla Dorsay'dan 50 Unutulmaz Film Daha-Sinemanın Hazineleri. Yazar ikinci cildinde, yine sinema tarihine ‘en özgür biçimde' eğiliyor. Ve 30'lardan 70'lere hatırlanması gereken ya da güncelliğin anımsattığı filmleri ele alıyor: Sisler Rıhtımı'ndan Notre Dame'ın Kamburu'na, Yanlış Numara'dan Pandora'ya, Milano Mucizesi'nden Avare'ye, Ankara Casusu'ndan Zorba'ya, Yankesici'den Burjuvazinin Gizli Çekiciliği'ne, Yürüyen Ölülerin Gecesi'nden Şark Ekspresinde Cinayet'e… Bir kez daha, sinema sevgisiyle tutkusunu birleştiren yazılar bir arada… (Remzi Kitabevi)


Sevgiyi farklı yerde aramak

Halid Ziya Uşaklıgil'den Aşk-ı Memnu. Türk edebiyatının en önemli eserlerinden biri olan romanın merkezinde olan Bihter'in güzel bir hayat yaşamasını sağlayacağını düşündüğü Adnan Bey'le evlenmesi ve bunun ardından duygusal doyumu bulamayarak, sevgiyi farklı bir yerde arayışı ve ailenin çözülmesi adeta bir resim çizercesine anlatılmıştır. Türk romancılığının “babası” olarak kabul edilen yazar, Adnan Bey'in ailesini ve Melih Bey takımını anlatırken “sevmek” ve “sevilmek” kavramlarının, karakterlerin ruhsal dinamikleri üzerindeki etkisini yazınsal bir şölenle okura sunmuştur. (Puslu Yayıncılık)


Merak uyandırıcı kitap

Koray Avcı Çakman'dan Keşif Kulübü: Türkiye'nin Kalbi Ankara. Tarihin farklı dönemlerinde pek çok farklı uygarlığa ev sahipliği yapmış, nice efsaneye kucak açmış Ankara'nın yakın ve uzak geçmişine göz kırpıyor, esrarengiz bir serüvenin izini sürüyor. Ankaralı çocuklara, yaşadıkları kente daha önce hiç bakmadıkları bir gözle yeniden bakma fırsatı sunan bu merak uyandırıcı kitap; kalbi Ankara'da atan diğer bütün Türkiyeli çocuklara, güzel başkentimizin bilinmeyenlerle örülü destansı geçmişini tanıtıyor, onlara Ankara sevgisi aşılıyor. (Tudem Yayınları)


Yat sefere hazırdı

Jules Verne'den İki Yıl Okul Tatili-Olağanüstü Yolculuklar 22. Chairman Yatılı Okulu'nun on dört öğrencisi, yaz tatillerinin altı haftasını bir yat gezisinde geçireceklerdi. Sloughi isimli yatla Yeni Zelenda'nın kıyılarını keşfe çıkıp eğlenmeyi planlıyorlardı. Bütün hazırlıklar yapılmış, yat sefere hazır hale getirilmişti, ertesi sabah yola çıkılacaktı. Öğrenciler geceyi yatta geçirirken mürettebat da son gecelerini dışarıda geçirmek istemişti. İşte felaket de tam bu sırada gerçekleşti. (Alfa Yayıncılık)


Huzur dolu gezi

Agatha Christie'den Nil’de Ölüm. Linnet Doyle genç, güzel ve zengin bir kadındır. Dünyada her şeye sahiptir… Hatta en yakın arkadaşının sevdiği adama bile. Linnet ve yeni kocası, Nil Nehri'nde çıktıkları bir tekne gezisinde ünlü dedektif Hercule Poirot ile tanışırlar. Huzur dolu ve keyifli bir gezi olmasına rağmen Poirot'nun isim veremediği, yolunda gitmeyen bir şeyler olduğuna dair içinde bir sıkıntı vardır… (Altın Kitaplar)


Toplumsal gelişim kitabı

Nilay Örnek'ten Her Umut Ortak Arar. Yaşamak, umudumuzu besleyerek yaşayabilmek için yalnız olmadığımızı hissetmemiz gerekiyor. Sevinçlerimize, umutlarımıza, gelecek planlarımıza, geçmişle hesaplaşmalarımıza ortak arıyoruz. Bu kitap ve yazarı da öyle; hem ortak arıyor hem ortak oluyor… Hınzır, eğlenceli, komik bir kitabın aynı zamanda düşündürücü, hüzünlü, çok acı şeylerden de bahsedebileceğine tanıklık edeceksiniz. Her açıdan ters köşe bir “toplumsal gelişim” kitabı! (Artemis Yayınları)


Küçük bir başyapıt

Katherine Mansfield'ten Koyda. Yeni Zelanda'da yazlık bir muhitte konaklayan Burnell'lerin hayatında sıradan bir günü anlatan kitap, bu geniş ailedeki her bir kişinin hayallerini, özlemlerini ve kaygılarını bir zihinden diğerine ustaca sekerek, çevrelerindeki doğal güzelliklerin tasvirleriyle birleştiriyor. Virginia Woolf'un, “Kıskandığım tek yazar” dediği yazarın rengârenk bir empresyonist tabloyu andıran uzun öyküsü, aile hayatını kadın gözünden, görülmemiş bir dürüstlük ve sadelikle resmeden küçük bir başyapıt. (Can Yayınları)


İyilerin intikamı

Kahraman Tazeoğlu'ndan İntikam. Ölümü hak etmeyen masum ve temiz insanların ruhları, şüphesiz ki bir gün aynı kaderi yaşayan masum insanların bedeninde can bulacaktır. İlahi adaletin çarkları işte o vakit dönmeye başlayacaktır. Tabiattaki hiçbir varlığın gücü o çarkı durdurmaya yetmeyecektir. Çünkü kader, görünmez bir el tarafından yeniden yazılacaktır. Ve iyilerin intikamı, kötülerin günahından daha acımasız olacaktır. Bedel yoksa hak yerini bulmaz. (Destek Yayınları)


İnanılmaz bilgiler

Sevil Atasoy'dan Çürük Elmalar Masum Mahkumlar. Adli bilimlerin önde gelen ismi, “delil avcısı” yazardan, iyi ile kötüyü, doğru ile yalanı birbirinden ayırmaya çalışanların zorlu dünyasından son gelişmeler ve ilginç vakalar. Günümüzde soruşturmaların sihirli değneği olan DNA analizleri. Parmak izinden ya da saldırganın olay yerinde damlayan kanından elde edilen inanılmaz bilgiler. Suçu aydınlatmayı değil, önlemeyi hedefleyenlerin yeni araştırma alanı: düşünce okuma. Olay yeri inceleme uzmanlarının, laboratuvar. (Doğan Kitap)


Tellerle çevrili

Cevdet Karal'dan Sevgililer ve Bir Daha Sevemeyecekler için Küçük Şiirler ve Diğerleri. DİKENLİ TELLER: Bu dile gelmek isteyen şeyin, Ne dili var, ne kelimeleri, Üstelik, etrafı, Dikenli tellerle çevrili… KİRAZLAR: Kirazlar kızardı, Küçük kız, Aralarında saklıyor yüzünü. (Everest Yayınları)


Birini bekler gibi

Baydar Özcan'dan Gezdim Gördüm Yaşadım. Her insan doğar, ölür ve yaşar. Şairse şiirin içinde kelimelerle hemhal olmuş, kendini kelimelerle tekrar tekrar doğurtan kişidir. Bağla koyunda gözlerini denizin ufkundan hiç ayırmayan, birini bekler gibi kelimelerin imgesini zihninde doğurtan yazarın şiiri nasıl doğurduğuna şahitlik ettim. Yalnızlık, bir acizlikten çok krallıktı onunkisi. Zaman tüneli içinde sanrıları vardı. İhanete uğramış, sevilmiş, sevmiş, açlıklara ve yokluklara şahit olmuş acıyla barışmış, acıdan sevgi doğurtmuş, sevgiyi her şeyden üstün tutmuş ozandı kendisi. Bütün varlığını edebiyata ve sanata vakfetmiş, ürettiği eserlerin ekonomik gelirlerini kimsesiz, yardıma muhtaçlara adamış pirdir. Yaşar Hız. (Gece Kitaplığı)


Dedektif olma hayali

Sevgi Saygı'dan Turne Dedektifleri.Fırat ve ailesi, Uçan Halı Tiyatro Topluluğu'nun üyesidir. Her yaz başında, çocuklar aileleriyle birlikte turne otobüsüne doluşup, çeşitli kentlerde oyunlar sergilemek üzere yola koyulurlar. O yaz, ünlü Mehtap Aycan da onlara eşlik eder. Fırat'ın polisiye oyun yazma hevesi ve en yakın arkadaşı Deniz'le dedektif olma hayalleri sürerken, Pinokyo'yu kimin oynayacağı tartışılır. Ancak, turnenin Bergama durağında beklenmedik şeyler olur. Tiyatro aşığı grubun artık gerçekten bir dedektife ihtiyacı vardır. (Günışığı Kitaplığı)

Son güncelleme: 12:21 - 31.10.2019