Bu web sitesi ne yazık ki Internet Explorer 9 ve altını desteklememektedir. Lütfen web tarayıcınızı Internet Explorer 10 ve üstü bir sürüme yükseltiniz.
Haftanın Kitapları
Haftanın Kitapları
Özkan Saçkan'dan haftanın kitapları...
Özkan SAÇKAN
Kültür Sanat 26 Ocak 2020 - 07:00

Kim bu dayı?

Aytunç Erkin'den Dayının Casusları. Çok fazla kişi vardı. Birbirlerini tanımaları istenmiyordu… Malikanenin içerisinde de eşi ile kalmadı… Bahçede  bulunan küçük müştemilatta dört gece geçirdiler… Malikaneye giderken yol üstünde eşyalarını görevliye bıraktılar. Kendilerine bir de kod isim verilmişti. Ve orada ilk kez şunu duydu: “Dayının akrabaları geldi, haber verin!” Kim bu dayı? O gün ilk defa sabah beş civarında uyanır… Heyecanlıdır… Elindeki mektubu kriminal şubeye götürecek ve “kim” olduğuna ulaşacaktır… Eşini öper, çocuklarına sarılır ve… Hayal kırıklığı yaşar… Çünkü parmak izi tespit edilememiştir… Bir dostu pasaport şubeye gitmesini söyler ve gider… Artık ilk parmak izi tespit edilmiştir! Türkiye'nin tarihi yeniden yazılacaktır… Kim bu hayalet? (Kırmızı Kedi Yayınları)


Türkiye ekonomisi üzerine

Mahfi Eğilmez'den Türkiye Ekonomisi. Bu kitap, Türkiye ekonomisi üzerine yazılmış kitaplardan farklı bir bakış açısı getiriyor. Türkiye'nin ekonomik yapısını, Türk Lirasını ve parasal düzeni, ekonomi yönetiminde görev alan kurumları, Türkiye'nin dış ekonomik ilişkilerini ve borçluluğunu da içeren kapsamlı bir ekonomik çerçeve çiziyor. Türkiye ekonomisi, ekonomi ve ekonomi politikası uygulamaları açısından bir laboratuvar gibi. Hemen her gün ekonomiyi etkileyen farklı gelişmeler yaşanıyor ve bu gelişmelere politika yapıcılardan ve uygulayıcılardan farklı tepkiler geliyor. Bu nedenle kitabın son bölümünde Türkiye ekonomisinin güncel sorunlarına da yer veriliyor. (Remzi Kitabevi)


Eski İstanbul insanlarının yaşantısı

Dinçer Efetürk'ten İstanbul’da Bir İstanbullu. İstanbul'da, 1942 yılında doğdum. Kuledibi İlkokulu, Beyoğlu Ortaokulu, Beyoğlu Ticaret Lisesi ve Sultanahmet İktisadi Ticari İlimler Akademisi'ni bitirdim. Evliyim, bir erkek çocuk ve bir kız torun sahibiyim. İstanbul'un tarihi ve turistik yerlerini anlatan birçok kıymetli kitap bulunmaktadır. Bu kitabın farkı, tarihi bilgilere ilave olarak, yetmişaltı yıllık ömrümde İstanbul'da yaşadıklarımı, büyüklerimden dinlediklerimi, eski İstanbul insanlarının yaşantısını ve semtlerin az bilinen özelliklerini, dilimin döndüğü kadar sizlere, özellikle gençlere anlatabilmek. İstanbul'u kendi gözümden gösterebilmek.  (Scala Yayıncılık)


Çarpıcı akıl yürütme

Jürgen Habermas'tan İnsan Doğasının Geleceği. Pratik felsefenin adalet kuramları tartışmaları içinde tıkanmasını eleştirip, ahlakın ‘tür etiksel' bir anlayış içinde ele alınması gerektiğini savunan yazar, doğal yollardan büyüyüp gelişen ile insan elinden çıkarak var olan insan doğasına ilişkin son derece çarpıcı akıl yürütmelere yer verirken, insan doğasının araçsallaştırılmasına karşı çıkıyor, biyoteknolojik tasarıma dayalı insan yaşamı modelinin aczini gözler önüne seriyor ve çağımıza uygun bir ‘kendi olma imkânı'nın hangi felsefi ve etik temeller üzerine oturması gerektiğini sorguluyor. (Alfa Yayıncılık)


Peter'le çok mutludur

Johanna Spyri'den Heide. Heidi çok küçük yaşta annesini ve babasını kaybeder ve teyzesiyle birlikte yaşamaya başlar. Teyzesi bir iş fırsatını değerlendirmek istediği için Heidi'yi bir dağ köyünde oturan dedesine bırakır. Heidi burada arkadaşı Peter'le çok mutludur. Bir gün teyzesi geri gelir ve onu Frankfurt'a götürür. Orada engelli bir çocuğa arkadaşlık yapmasını istemektedir. Clara, Heidi'nin arkadaşlığından mutlu olmuştur, ama Heidi şehir yaşamına alışkın olmadığı için mutsuzdur. Dedesini ve köyünü çok özlemiştir. Heidi günden güne zayıflar ve hastalanır köyüne dönmek istediğini söyler. Köyüne döner ve iyileşir. (Altın Kitaplar)


Şiir bir ilaçtır

Sabri Kuşkonmaz'dan Tahta Divan. Kitabın arka kapak yazısında tanıtım bağlamında şöyle denmiş: Şiirden ne çok şey beklenir. Şiir bir ilaçtır, denir; bu dünyanın yaralarını iyileştirmeye bir ilaç… Ama yaranın yerini bilmek kolay değil. Belki bir ipucu bulunur şiirlerde; belki küçük bir ipucu bulunur bu kitaptaki şiirlerde… (Berfin Yayınları)


Zamanda gezinme

Christopher Edge'den Albie Birght’ın Sayısız Dünyası. Albie, annesi öldüğünde, doğal olarak onun nereye gittiğini merak eder. Ebeveyni bilim insanlarıdır ve genellikle her soruya yanıt verebilirler. Babası kuantum fiziği ve paralel evrenlerle ilgili bir şeyler mırıldanınca Albie karton bir kutu, bir dizüstü bilgisayar ve çürüyen bir muzu bulup uzayda ve zamanda gezinmeye başlar. Bulduğu, aradığı şey olabilir de olmayabilir de; ama pek çok büyük sorunun yanıtını bulacaktır. (Bilgi Yayınevi)


Sözcükler, kuşlar ve notalar

Seza Kutlar Aksoy'dan Çevrimiçinde Şerafettin. Sözcükler, kuşlar ve notalar… Şerafettin, derece ile girdiği yeni okulunda kendini bambaşka bir çevrede bulur. Bir yandan yeni çevresine uyum sağlamaya diğer yandan da okulda uğradığı zorbalıklarla baş etmeye çalışır. (Can Çocuk Yayınları)


Nefsiniz ikna olsun

Emine Gardiyanoğlu'ndan Evrensel İşaretleri Okumak. Başınız ağrıdığında bir kere hap içtiniz diye ömrünüz boyunca bir daha başınızın ağrımayacağını düşünmezsiniz. Kişisel gelişim de böyledir. Hayat boyu devam eder. Önemli olan sizin tarladan, taşlı yoldan çıkıp, mıcırlı yola, oradan asfalta ve otobana ulaşabilmenizdir. Gelişiminiz yavaş yavaş ve kararlı olacaktır ki, nefsiniz de sizinle birlikte ikna olsun. Kişisel gelişim çok geniş bir alan ve yolculuğumda daha çok bilinçaltı işaretler ve sistemin bize ne gösterdiği konusuyla ilgilenmek dikkatimi çekti. İşaretleri okumayı ve nasıl okunabileceğini paylaşmayı seviyorum. (Destek Yayınları)


Rahat bir uyku çekemedi

Jason Segel, Kirsten Miller'den Kâbuslar. Charlie’nin birden çok sorunu vardı: 1. Babası kötü kalpli bir kadınla evlenmişti ve Charlie onun kesinlikle bir cadı olduğunu düşünüyordu. 2. Üvey annesinin ürkütücü malikanesine taşınmışlardı ve burası kimsenin geceyi geçirmek istemeyeceği türden bir yerdi. 3. Kâbuslar uykularını ele geçirmişti. Charlie en son ne zaman rahat bir uyku çektiğini hatırlamıyordu. Ne yazık ki Charlie'yi daha kötüsü bekliyordu: Her gece gördüğü kâbuslar gerçek hayata sızmaya başlayacak ve işler içinden çıkılmaz bir hâl alacaktı. (Doğan ve Egmont Yayıncılık)


Dil beğenisi

Hilmi Yavuz'dan Büyü’sün Yaz! Toplu Şiirler 1969-2019. Kıskançlık duysam Hilmi'ye duyardım… Şiir denilen gizli varlığı bulan, biçimle içeriğin kutsal birleşmesini gerçekleştiren bu büyük şair, artık gençlik yıllarından uzaklaşıyor, ama ölümsüzlüğü de sırtlamış gidiyor.” – Cahit Külebi. “Dile çok büyük planda hâkim olamayan, sözü yazıyı canından sızdırmamış kimseler bu alanda at oynatamaz. Hilmi Yavuz, dil beğenisi en yüksek şairlerimizden biri.” – Cemal Süreya. “Kendini yineleyen bir şair değildir Hilmi Yavuz. Bedreddin'in ve Doğu Şiirleri'nin Hilmi Yavuz'u, toplumsal kesitleri şiirleştirmekte eşsiz bir düzeye varmıştı.” – Doğan Hızlan. (Everest Yayınları)


Çocuklar yeniden umutlanır

Müge İplikçi'den Günaydın Bendi. Neşe, arkadaşlarıyla birlikte ormanın en ilginç hikâyesini bulursa, “Ormanın Mirası” adlı televizyon programına katılacaktır. Ancak, ormandan güzel bir hikâye çıkarmak artık olanaksızdır. Bir zamanlar su bendi ve ağaçlarıyla muhteşem olan bu yer, büyük bir çöplüğe dönüşmüş, Mays Canavarı’nın krallığı olmuştur. Ama bir gün Neşe’nin annesi, ormana, otizmli arkadaşlarına ve “Günaydın Bendi”ne ilişkin öyle bir anı paylaşır ki, çocuklar yeniden umutlanır. (Günışığı Kitaplığı)


Bir Göbeklitepe romanı

İskender Pala'dan Akşam Yıldızı. Kitap, okurlarını bugünden alıp asırlar öncesinin Göbeklitepe'sine götürüyor. İyi ile kötünün mücadelesinde bir aşk yolculuğu bu. Sevginin inanca, inancın tutkuya, tutkunun hayata adım adım karıştığı noktadan Göbeklitepe hakkında bilinen her şeye yeni bir bakış, bir ters yüz ediş… On iki bin yıl önce yaşayan kadim insandan günümüzün modern insanına evrilen anlam arayışı. Duymak istediğimiz belki de ilk insanın var oluş hikâyesi. Yazarın yetkin kalemi ve ustaca kurguya dönüşen hayal gücü, Göbeklitepe üzerine herkesi yeniden düşündürecek; kitap kendi gerçekliği ile ezber bozacak. (Kapı Yayınları)


Osmanlı İstanbul'unun 460 yılı…

Turan Akıncı'dan İstanbul-Dersaadet 1453-1922. Üç bin yıllık bir kent olan İstanbul, Doğu-Roma'nın başkenti oldu. Fetih'ten sonra, 460 yıllık Osmanlı İmparatorluğu döneminde de aynı ihtişamı sürdürdü. Camileri, külliyeleri, çeşme ve sebilleri, sosyal yaşamı oluşturan çarşıları ve kahvehaneleriyle kültürel yapısı zenginleşen payıtaht, artık Dersaadet olarak anılmaya başladı. Araştırmacı yazar, kitapta kentte bulunan 400'ü aşkın Osmanlı yapısını coğrafi konumlarıyla tanıtıyor. Yazar ayrıca, diğer kitaplarında olduğu gibi, burada da Osmanlı günlük yaşamından kesitler veriyor. (Remzi Kitabevi)


İlişkilere ışık tutuyor

Joseph R. Strayer'den Modern Devletin Kökenleri. Yazar bir ömür boyu yürüttüğü araştırmalarının özeti niteliğindeki bu eser Modern Devletin Avrupa'da 1100 ila 1600 yılları arasında şekillenmeye başladığını vurguluyor; bugünkü yargı, yasama ve yürütme organlarının feodal devlet içerisindeki hangi yapılardan evrilerek geliştiğini, mutlakıyetçi monarşiler içinde hangi biçimleri aldığını inceliyor. Askeri, siyasal ve dinsel örgütlenmeler arasındaki ilişkilere ışık tutuyor. (Say Yayınları)


Karmaşık ilişkiler

Virginia Woolf'tan Perde Arası-Çağdaş Klasikler. Yazarın ailesinin bahçesinde, her yıl olduğu gibi bağış toplamak için sahnelenen kostümlü oyunu, öncesi, sahnelenmesi ve sonrasıyla biz okurlar da izlerken, seyircilerin arasındaki bu soylu ailenin üyelerinin iç ve dış dünyaları arasındaki farklılıklara, dostluk ve sevgi dolu karmaşık ilişkilerine de tanık oluyoruz. İngiliz toplumuna kendi bilinç aynasını tutan Woolf'un son yapıtında, sınıf farklılıklarıyla cinsiyet konusu da her zamanki gibi önemli yere sahip. Farklı katmanlarda yer alanları, oyuncularla seyircileri, köylülerle seçkinleri bir araya getiren gösteride, geçmiş ile şimdiki zaman iç içe giriyor, tıpkı karakterlerin çevreleriyle iç dünyalarının iç içe girmesi gibi. (Sia Kitap)


Geleneksel yaşam

Ali Akyıldız'dan Osmanlıda Ulaşımın Modernleşmesi. 19. yüzyıla kadar fazla bir değişime uğramadan gelen ulaşım sistemlerindeki esas dönüşüm Sanayi Devrimi’nin ardından ortaya çıkar. Bir yandan okyanuslara dayanıklı ve süratli buharlı gemiler sayesinde uzak ve ulaşılmaz olan yerler yakın olurken bir yandan da inşa edilen demiryollarıyla kıtaların iç kesimlerinin liman şehirleriyle bağlantıları kurulur. Böylece değişimden büyük ölçüde bağımsız ve azade olan bu bölgelerdeki geleneksel yaşam büyük bir değişim geçirir. Bu durum, Sanayi Devrimi’nin seri ve ucuz fabrika ürünlerini kıtaların en içte ve kenarda kalmış köşelerine kadar ulaştırıp buralardaki geleneksel üretim tezgâhlarının ortadan kalkmasına; Sanayi Devrimi’nin bu meydan okumasına karşı buralardaki devletlerin ve toplulukların kısmen kendilerini revize edip dönüştürmelerine yol açar. (Timaş Yayınları)


Hayalet semti görmek

Ahmet Ümit'ten Beyoğlu’nun En Güzel Abisi. Yazar kitabında semtin virane, metruk binalarıyla iç içe geçmiş bir suç ve cinayet örgüsünü samimiyetle ve dizginleyemediği bir isyan duygusuyla aktarıyor. Başkomser Nevzat da puslu havayı seven kurt misali İstanbul kışına pek bir yakışıyor. Evet, bu yıkılmaya yüz tutmuş binalar, nefretimizle, toplu histerimizle viraneye çevirdiğimiz bu meşum semt, bu cinayetler, bu kötülükler, bu insan kanı, insan eti satılan can pazarı… Sanırım bu yüzden, kırmıştım bizim emektarın direksiyonunu ara sokaklara. Şehrin göbeğindeki bu hayalet semti bir kez daha görmek, anlamak, lanetini hissetmek için. (Yapı Kredi Yayınları)


Dünyasının siyasi haritası

Simone De Beauvoir'den Veda Töreni. Yazar, bir aydın olarak zamanının toplumsal olaylarında, politik ve edebi dünyada her zaman görünür olan Sartre'ın son yıllarını tuttuğu günlükler ve arkadaş tanıklıkları üzerinden anlatırken, dönemin Fransa'sının ve dünyasının siyasi ve düşünsel haritasını da çiziyor. Sartre'ın siyasi müdahalelerini, Flaubert üzerine yazmak istediği çalışmasını, arkadaşlıklarını, kendisiyle olan ilişkisini, sevgililerini ve adım adım ölüme gidişini son derece içten ve sade bir dille anlatırken eşsiz dostluklarını da özlemle anıyor. (Alfa Yayıncılık)


Yaramaz kukla

Carlo Collodi'den Pinokyo. Marangoz Geppetto, tahtadan; oynayan, gülen, taklalar atan bir kukla yapmak isterken ortaya gerçek çocuklar gibi hareket eden yaramaz bir kukla çıkar. Bu yaramaz kukla Pinokyo başını sürekli derde sokar. Geppetto'nun yanından ayrılıp gerçek dünyayla tanışmak üzere maceralı bir yolculuğa çıkar. Bu yolculuğun sonunda Pinokyo, Mavi Peri tarafından gerçek bir çocuğa dönüştürülür. En sonunda iyiyi kötüyü, doğruyu yanlışı yalan ile doğruyu ayırt etmeyi normal insanlar gibi olmayı öğrenir. (Altın Kitaplar)


Beklenmedik kişi

Sarah Massini'den Çocuk ve Ayı. Küçük bir çocuk, dostu olmasını çok istermiş… Günlerden bir gün küçük bir kâğıt kayığın üstünde yazılı bir not bulduğunda, mükemmel arkadaşın bazen en beklenmedik kişi olabileceğini keşfetmiş… (Bilgi Yayınevi)


Yüzyılın sanatçısı

Moritz Rinke'den Yüzyılın İçinden Düşen Adam. Berlin'de yeni bir hayat kurmaya çalışan Paul Wendland Kück'ün hayatı, annesinden gelen bir telefonla bambaşka bir seyre girer: “Kuzey'in Rodin”i olarak anılan heykeltıraş dedesinden yadigâr evleri, bataklık bölgesi Worpswede'de yavaş yavaş toprağa gömülmektedir. Paul tadilatla ilgilenmek ve belediye tarafından yüzyılın sanatçısı seçilen dedenin devasa heykellerini bataklıktan kurtarmak üzere yıllar sonra memleketine dönmek zorunda kalır. (Can Yayınları)


Oyunun kuralları

Friedrich Nietzsche'den Kaderini Sev Çünkü Aslında Hayatın Bu. Hayatı boyunca zihinsel ve bedensel acılar içinde yaşamak zorunda kalan yazarın insanlığa sunduğu “Ebedi Dönüş”, “Kaderini Sevmek/Amor Fati”, “Üstinsan” ve “Güç İstenci” gibi bilgelik kapıları, bugün bile yeni düşünüş biçimlerine ilham olmaya devam ediyor. İnsanoğlunun yaşadığı hayatı, üzerine çıkılması gereken bir oyun alanı olarak gören yazar, modern dünyanın sorunlarıyla baş edebilmek için lazım gelen oyun kurallarını da açıkça ortaya koyuyor. (Destek Yayınları)


Köy Enstitüleri'nin gerçek hikâyesi

Ömür Kurt'tan Karaca ve Mucizeler Köyü. Karaca bir hafta sonu dedesiyle ninesinin evine gider. Orada, daha önce hiç konuşmadıkları bir konu gündeme gelir ve tarihe doğru sımsıcak bir yolculuk başlar. Yazar eserinde, Türk ve dünya tarihinin en büyük eğitim devrimi olan Köy Enstitüleri'nin gerçek hikâyesini anlatıyor. (Doğan ve Egmont Yayıncılık)


Biricik kitaplar

Lewis Carroll'dan Alice (Ciltli). Çağdaş edebiyatın en ilginç ve gizemli karakterlerinden Alice'in bütün maceraları ilk kez açıklamalı notlarıyla bir arada. Bu ciltte, daha önce hiç yayınlanmamış bir Alice hikâyesinin yanı sıra, Alice kitaplarının ilk basımının illüstratörü John Tenniel'ın şaşırtıcı çizimleri de bulunuyor. “Alice kitapları, yalnızca çocuklar için değildir, onlar bizim okurken çocuk olduğumuz biricik kitaplardır.” Virginia Woolf. (Everest Yayınları)


Osmanlı döneminde musıki hayatı…

Bayram Bilge Tokel'den Sarayın Sesi Halkın Nefesi-Osmanlı’da Musiki Hayatı. Yazar kitabında, benzer pek çok meseleyi tarihi arka plan eşliğinde yeniden gündeme taşıyor. Musıkimizin iki ana kolunu oluşturan halk ve sanat musıkisi gelenekleri “Türk”, “türkü” ve “Türkçe” merkeze alınarak kültür bağlamında ilk defa bu genişlik ve derinlikte tartışılıyor. (Kapı Yayınları)

Son güncelleme: 07:57 - 26.01.2020