Bu web sitesi ne yazık ki Internet Explorer 9 ve altını desteklememektedir. Lütfen web tarayıcınızı Internet Explorer 10 ve üstü bir sürüme yükseltiniz.
Haftanın Kitapları
Haftanın Kitapları
Özkan Saçkan'dan Haftanın Kitapları...
Özkan SAÇKAN
Kültür Sanat 6 Eylül 2020 - 07:00

Bir kadını öpmek hoş şey

Sabahattin Ali'den Değirmen. “Sen aşkın ne olduğunu bilir misin adaşım, sen hiç sevdin mi? Çoook desene! Sevgilin güzel miydi bari? Belki de seni seviyordu… Ve onu herhalde çok kucakladın… Geceleri buluşur ve öperdin değil mi? Bir kadını öpmek hoş şeydir, hele adam genç olursa…” (Sözcü Kitabevi)


Perslerin tarihi ve zengin kültürü hakkında

Josef Wiesehöfer'den Erken Pers – Antik Bir Dünya İmparatorluğunun Tarihi. Yakın zamana kadar Antik Pers tarihi, Avrupa perspektifinden anlatılıyordu. Bunun başlıca nedeni kaynakları doğru ifade edebilecek Eski ve Orta Pers dili konusunda yaygın olmayan bilgilerdir. M.Ö. 5. yüzyılın ilk çeyreğinde Greklerin, Pers istila denemelerini geri püskürttükleri o büyük çarpışmada Avrupalı olarak kazananlar tarafında olduğu biliniyorken, bu dilleri öğrenmenin gereği neydi? Tarih yazımı hem geçmişte hem de günümüzde hâlâ sıkça sadece kazananların söylemlerine dayandırılır. Bu tutum keşifte üzücü bir ihmale en azından eski Doğu halklarının en önemlilerinden biri olan Perslerin tarihi ve zengin kültürü hakkındaki bilgilerimizde derin boşluklara yol açtı. Bu nedenle bu kitap Antik Pers’in antik dünya imparatorluğundan İslam’ın ortaya çıkışına kadarki bin yıldan fazla olan tarihi ve kültürel gelişimine genel bir bakış sağlamaktadır. (Totem Yayınları)


Romanov Hanedanıyla üç yüz yıllık tarihi

Solomon Volkov'dan Romanov Hanedanı – 1963'ten Devrime Rus Kültür Tarihi. Rus İmparatorluğunu en büyük sınırlarına ulaştıran Romanov Hanedanı aynı zamanda klasik Rus kültürünün yaratılmasında da temel bir rol oynamıştır. Romanovlar Rusya’nın kültürünü ve onu yaratanları her zaman destekledi: II. Katerina’nın en yakını şair Derjavin’di; I. Aleksandr tarihçi Karamzin’le yakınlık kurdu; I. Nikolay’sa şair Puşkin için “Rusya’nın en akıllı insanı”dedi. Geleceğin imparatoru II. Aleksandr’ı yetiştiren şair Jukovski’ydi; III. Aleksandr da Dostoyevski’nin romanlarına ve Çaykovski’nin müziğine tutkundu. Avvakum, Lomonosov, Glinka, Lermontov, Gogol, Dostoyevski ve daha birçok sanatçının Romanov Hanedanıyla üç yüz yıllık tarihini anlatıyor. (Alfa Yayıncılık)


George hırsız olmak için fazla iyidir

Lauren Magaziner'den Eliuzunlar Akademisi. Baş belası George da kaçırılıp buraya getirildiği için kendini şanslı saymalıdır! Ele avuca sığmaz-asi-azılı yeni sınıf arkadaşlarının yanı sıra George kaçık öğretmenlerle tanışır; kılık değiştirme, alet edevat ve kaçış yolları dersleri alır, hatta yeni suç ortağı Tabitha'da gerçek dostluğu bile bulur. Fakat farkına vardığı şok edici bir gerçekle her şey mahvolur: George hırsız olmak için fazla iyidir! Eliuzunlar Akademisi'nde hırsızlık yapmamak gibi bir seçenek yoktur. Özgürlüklerine kavuşmak için George'la Tabitha'nın okul tarihindeki en büyük soygunu gerçekleştirmesi, hırsız değil iyi kalpli –ve tamam biraz da yaramaz– çocuklar olarak gerçek yüzlerini göstermeleri gerekecektir. (Bilgi Yayınevi)


Karanlık geçmişle hesaplaşacak

Hamdi Koç'tan Çıplak ve Yalnız. Amcam ölünce ilk bana haber verdiler. İnanmadım. Olmaz öyle şey, dedim. Oldu valla, dediler, amcan öldü. Ya tabii ki ölmüştür, ayrı konu, ama ilk bana haber verdiğinize inanmıyorum, dedim, inan, dediler, ilk sana haber verdik. Sustum ve benimle konuşan nefesin arkasındaki boşluğu dinledim. Yalan olsa bir hışırtısı, bir kıpırtısı, bir şeysi mutlaka duyulurdu. Doğru söylüyorlardı. Cidden amcam ölmüştü ve ilk bana haber veriyorlardı. Çok duygulandım. Hayatımda ilk kez bir konuda ilk akla gelen isim oluyordum. Ankara'da yaşayan Mesut bir gün bir telefonla amcasının öldüğü haberini alır; cenazeyi kaldırmak ve kendisine kalan mirası devralmak için en kısa sürede Ünye'ye gitmek zorundadır. Yıllar sonra döndüğü baba ocağında kendini karmaşık ilişkiler ağının ortasında bulan Mesut, bilmediği kökenlerini öğrenmeye ve koyu karanlık bir geçmişle hesaplaşmaya zorlanacaktır. (Can Yayınları)


Arkadaşlıklar yalansız kurulur

Kim Sena'dan Lea ve Fil. Lea büyük ve sessiz bir köşkte tek başına yaşıyordu. İstediği her şeye sahipti. Çiçekler, tablolar, oyuncak bebekler… Yine de canı hep sıkılıyordu. Yeni ve farklı şeyler istiyordu. Bir gün bir fili kandırıp ona uçmayı öğreteceği vaadiyle eve getirdi. Fil, Lea’ya unutamayacağı bir şey öğretecekti. Uçup gitmeyen arkadaşlıklar yalansız kurulur. (Çınar Yayınları)


Bir metot değil, yol gösterici bir rehber

Tansu Oskay'dan Pozitif Ebeveynlik. Tüm dünya, annelerin ve babaların çocuklarını yetiştirmesiyle birlikte değişebilir… Çocuklar, ebeveynlerinin birer aynasıdır, sudaki yansımaları gibidir. Her ebeveyn kendi geçmişinden, kültüründen, kendi anne babasından öğrendikleriyle ve yaşam deneyimlerinde edindikleriyle kendi çocuğuna ebeveynlik yaparken yüzleşir. Kaygılarından, soru işaretlerinden ve alışılagelmiş yanlışlardan uzaklaşmayı tercih eden, klişelerden arınmış bir ebeveynlik yapmaya istekli ebeveynler için kaleme alınan bu kitap, Pozitif Ebeveynlik'in bir metot değil, yaklaşım ve yol gösterici bir rehber olduğunu, bunun nasıl uygulanacağını, bütüncül bir üslupla aktarıyor. “Bugünün çocuğunu yarının büyüğü olarak yetiştirmek hepimizin insanlık görevidir.” – Mustafa Kemal Atatürk – (Destek Yayınları)


Mucitlikten de geri kalmayan oyunbozan

Boris Vian'dan Kurtadam. Otuz dokuz yıllık renkli ve verimli yaşamı boyunca romanlar, şiirler, şarkılar yazan, trompetten ve cazdan vazgeçmediği gibi oyunculuk, şarkıcılık, mucitlikten de geri kalmayan ve doğal bir oyunbozan olan Vian’ın meslek hayatında Fransız Standartları Enstitüsü’nü seçmiş olması belki de sanat dünyasının en parlak ironilerinden biridir. Dönemin diğer bazı isimleri gibi doğaçlama yaşayıp eser veren Vian bugün asıl olarak yazar kimliğiyle ve antimilitarist bakış açısıyla tanınıyor. Raymond Queneau’nun “Boris Vian, bir gün Boris Vian olacaktır” dediği Vian’ın ölümünden sonra yayımlanan öykü derlemesi kitapta, insana dönüşen kurtlar, şehre çöken afrodizyak etkili bir sis, şamatacı müzisyenler, direksiyonu yolcusuna bırakan taksiciler ve duygularla tanışan bir yapay zekâ geziniyor. (İthaki Yayınları)


Özünden sapmış insanların acıklı halleri

Mahmut Baycan'dan Hücremdeki Sinek. Yazar, elinizdeki bu yeni öykü kitabı ile esas olarak bu çizgisini sürdürüyor, yani önce Ardahan ve çevresi, yine o insanlar, o yıllar. Gad Muzo, Sandalye, Gurbani ve Ramo adlı öykülerde yine Ardahan ve yöresinden olaylar ve insan manzaraları var. Yazar izlemiş, gözlemiş yıllarca; belleğine depolamış o insanlık, yoksulluk, hastalık ve çaresizlik hallerini. Şimdi de yazıya döküyor bunları: “İşte geçmişiniz, bunları yaşadılar sizin büyükleriniz, oralardan gelmektesiniz, gideceğiniz yere bunları öğrenerek gidiniz, yoksa sizler daha yaman çelişkilere, darlıklara, açmazlara düşersiniz…” dercesine. Ve oradan objektifini büyük şehirlere çeviriyor bir anda, bugüne geliyor, oralardaki atılmış, itilmiş, rayından çıkmış, özünden sapmış insanların acıklı ve ibretli hallerini gösteriyor. “Vurgun” öyküsü bunun ne çarpıcı örneği. (Kora Yayın)


İnsan bilincinin gizemlerine ışık tutuyor

Ece Balkuv'dan Beyniniz Hayatınızı Nasıl Şekillendirir? “Biz beynimiziz” cümlesinden yola çıkarak zihni anlamayı ve güçlendirmeyi sağlayan bu bilimsel ve eğlenceli kitap, insan bilincinin gizemlerine ışık tutarak bizi anlatıyor. ‘‘İnsan doğasına ve beyninize sonsuza kadar farklı gözlerle bakmanızı sağlayacak bu kitap kesinlikle nörobilim alanında okuyacağınız en iyi, en dürüst ve en keyifli kitap. Öğrendiklerinizden çok etkileneceksiniz. Bir solukta okunuyor.'' Doç. Dr. M. Tayyip Kadak. ‘‘Kafatasının içindeki karanlıkta yaşayan gizemli doku beyin, gerçekliğimizi nasıl belirler? Zihnin dünyasını gözler önüne seren nörobilimsel öykünün klinik anekdotlarla zenginleştirilerek bu kadar kolay anlaşılır bir üslupla yazılması çok etkileyici. Şaşırtıcı şekilde sürükleyici.” Prof. Dr. Nihal Işık. (Müptela Yayınları)


Çok katmanlı bir gelecek zaman klasiği

Nathalie Le Gendre'den Kutu. Gençlik aşılayacak deney uğruna hem geçmişini hem geleceğini yitiren bir bilimkurgu yazarı. Hayatı tersten yaşamayı seçtiği için sevdiği herkesten ve her şeyden ayrı düşen, tüm yaşamını bir deftere ve kutuya hapseden kadının zamanla ve gerçeklikle kıyasıya çatışması. New York sokaklarında salınacak sonsuz gençlik ve güzellik hayalinden, kliniğin soğuk ve yalnız duvarlarına… Zamanın girdabına kapılanların cesaret, umut, sevgi ve hayal kırıklığıyla dolu öyküsü… Geçmişin bugünle iç içe geçtiği, hazmı zor, çok katmanlı bir gelecek zaman klasiği! (On8 Kitap)


Küçük okurlar eğlenceli keşiflere çıkacak

Marianne Dubuc'ten Postacı Fare’nin Bir Günü. Siz hiç bir timsaha misafir oldunuz mu? Ya da bir sincaba? Postacı Fare paketlerini teslim ederken siz de birbirinden farklı hayvanları tanıyıp evlerini keşfedeceksiniz. Üstelik bu dayalı döşeli evlerde o kadar çok ayrıntı var ki! Peki, acaba o son paketin kime geldiğini tahmin edebilecek misiniz? Ödüllü çizerin yazıp resimlediği, rengârenk ayrıntılarla bezeli bu kitabı 3 yaş ve üzerindeki çocuklarla okurken resimlere uzun uzun bakabilir, her seferinde yepyeni bir detayın peşinden gidebilirsiniz. Hayvanların ağaç tepelerinde, toprağın altında ve hatta denizin içinde kurdukları evler küçük okurları eğlenceli keşiflere çıkaracak. (Redhouse Kidz Yayınları)


Baba sevgisini elde etmek için yakarış

Frank Kafka'dan Babaya Mektup. Yazarın babasına yazdığı, ama bilindiği kadarıyla gönderemediği bu mektup, kişiliğinin gelişimini babası Hermann Kafka'nın etkisinden soyutlamanın mümkün olmadığını gösterir. Mektubun satırlarında yazarın kendisini babasıyla kıyaslayınca güçsüz, yetersiz, başarısız bulduğu açıkça okunur; hem bedensel hem ruhsal açıdan zayıf olduğuna inandığı, babasının eleştirilerini haksız bulduğu ama onun beklentilerini karşılayamamasının kendisini nasıl etkilediği belli. Kafka bu mektubu yazarken 36 yaşındaydı, ama sözlerine hâlâ kendine güveni olmayan, aşırı kudretli görünen bir babanın karşısında ona nasıl kafa tutacağını bilmeyen ürkek çocuk yansıyor. Baba işinden ve baba evinden uzakta kalmayı yeğleyen, yaşamı boyunca annesinin ve kız kardeşi Ottla'nın sevgisine sığınan yazarın mektubunun tamamı, hem bir öz savunma hem de asla sahip olmadığına inandığı baba sevgisini elde etmek için bir yakarış. (Sia Kitap)

Son güncelleme: 07:45 - 06.09.2020