Bu web sitesi ne yazık ki Internet Explorer 9 ve altını desteklememektedir. Lütfen web tarayıcınızı Internet Explorer 10 ve üstü bir sürüme yükseltiniz.
Haftanın Kitapları
Haftanın Kitapları
Özkan Saçkan'dan Haftanın Kitapları...
Özkan SAÇKAN
Kültür Sanat 18 Ekim 2020 - 00:00

Arzudan kuşkuya uzanan aşk

Cemil Süleyman’dan Siyah Gözler. (Günümüz Türkçesiyle) 1911’de yayımlanan kitap, âşık bir erkek tarafından sevilen ve ilişkide çok da etkin olmayan kadın kalıbını ters yüz eden bir anlatı. Cemil Süleyman bu kısacık romanda, tutkulu bir kadının saplantılı duygularına odaklanırken erkeği arka planda bırakarak çağının ötesine geçmeyi başarıyor. Toplumsal baskıların gölgesinde yaşanan bu ilişkide arzudan kuşkuya, kıskançlığa uzanan “hummalı” marazi aşkın anlatımındaki başarı, bir dönemin ünlü romanı kitabı günümüze de taşıyor. Mutsuz ilişkileri, kadın ruhunu, hastalıklı duyguları başarılı bir biçimde anlatan yazarın seçme eserlerine Türk Edebiyatı Klasikleri Dizimizde yer vermeyi sürdüreceğiz. (İş Bankası Kültür Yayınları)

Köylerin geleneksel yaşam tarzı

Chinua Achebe’den Tanrının Oku. Yazarın Afrika üçlemesinin en son kitabı, 1920’lerde İngiliz sömürgesi altında olan Nijerya’da geçmektedir. Igbo halkının yaşadığı Umuaro’nun altı köyünün en yüksek mertebeye sahip rahibi Ezeulu’nun hikâyesidir. Geniş bir aileye sahip olan Ezeulu, oğullarından birisini “gözü ve kulağı” olması, beyaz adamın dininde olan gelişmelerden haberdar olması için yerel Hristiyan kilisesine gönderir. İngiliz sömürgeciler Nijerya’nın kültürünü değiştirmeye devam ederken, Ezeulu, köylerin geleneksel yaşam tarzını ve ruhani hayatını korumaya çabalamaktadır. Erdemleriyle beyaz adam dahil olmak üzere herkes tarafından saygı gösterilen Ezeulu’nun gururu zaman zaman yanlış kararlar almasına, halkın ona olan inancını zaman içinde kaybetmesine neden olur. (İthaki Yayınları)

Çocuklarımız için korkuyoruz

Kemal Sayar, Sezin Benli’den Dijital Çocuk. Vaktiyle anne ve babalarımız bizi sokaktan toplamakta zorlanıyordu, şimdilerde biz çocuklarımızı ekran başından almakta zorlanıyoruz. Covid-19 pandemisinin dünyayı kasıp kavurduğu karantina günlerinde çocuklarımız iyiden iyiye ekrana bağlandılar. Sebepleri ne olursa olsun çocuklarımızın ekran başında geçirdikleri süre birçoğumuzu endişelendiriyor. “Bilgisayar bağımlılığı”, “internet bağımlılığı” gibi kavramları duydukça kendi çocuklarımız için korkuyoruz. Gözünü ayırmadığı ekranlarda karşılaşabilecekleri görüntülerden, uygunsuz kişilerden, uğrayabilecekleri tacizden ve daha pek çok şeyden korkuyoruz. Onlar için ne yapabiliriz? Kendimizi ve onları ekranların büyüsünden nasıl alıkoyabiliriz? Ekran üzerinden gelen yeni zorluklar nelerdir ve onlarla nasıl baş edebiliriz? (Kapı Yayınları)

Kumpastan tek adam rejimine

Merdan Yanardağ’dan Cumhuriyet’in Sonbaharı. AKP gericiliğinin, 2020 yılında yeni bir tarihsel virajı alarak karşı devrim sürecini derinleştirmeye çalışması hem bir başarıya hem de bir başarısızlığa işaret ediyor. Başarı, çünkü Erdoğan ‘tek adam yönetimini’ şöyle ya da böyle kurdu. Başarısızlık, çünkü Erdoğan-AKP iktidarı, bütün gücüne karşın ‘yeni rejimi’ kurmakta ve onun kurumlarını oluşturmakta yetersiz kalıyor, dahası toplum direniyor. Bütün iktidarlar gibi, çok büyük ve öngörülemeyen doğal bir afet olmadığı sürece Erdoğan-AKP iktidarı kendiliğinden yıkılmayacaktır. Tam tersine Erdoğan, iktidarı bırakmamak için direnecektir. O nedenle programlı, sürekli, kararlı ve cesaretli bir mücadele tarzından ve çizgisinden başka çare yoktur. (Kırmızı Kedi Yayınevi)

Yazar çocukluğunu kaleme aldı

Aytül Akal’dan Kim Demiş Yaramazım Diye. Çocukluk düşünü gerçekleştiren yazarın okul anıları… Yazarın ilkokul, ortaokul ve lise anılarında neler var neler: İlk arkadaşlıklar, başarılar/başarısızlıklar, şiirler/yazılar, hayal kırıklıkları, sevinçler, heyecanlar… Okurken hem eğlenecek hem de bir edebiyatçının yazma serüvenindeki çocukluk izlerine tanıklık edeceksiniz. Yazarın ilkokul, ortaokul ve lise yıllarından seçtiği anılar, hem bir yazarın okul çağındaki kırılma anlarını hem de ‘kendisi gibi' olmayı anlatıyor. (Redhouse Kidz Yayınları)

İnsanlığın şifalanması

Şaman Durek’ten Ruhunun Şifrelerini Çöz. Yazar, 6. nesil şaman ve günümüzün vizyoner fikir liderlerindendir. Onun öğretileri, Nina Dobrev ve Gwyneth Paltrow gibi ünlü Hollywood sanatçıları ve Bulletproof Coffee yaratıcısı Dave Asprey gibi teknoloji devleri başta olmak üzere binlerce insanı etkilemiştir. Yazar yeni kitabında, güçlü eski öğretilerin maneviyatını açıklayarak ve günümüze uyarlayarak, şamanizmi herkes için ulaşılabilir ve anlaşılabilir hale getiriyor. Kitap, insanlığın ve gezegenimizin şifalanması için neler yapmamız gerektiğini yazarın kendi yaşadığı birbirinden ilginç olaylar ve kadim ritüellerle açıklıyor. (Mona Kitap)

Becerileri ortaya koymak

Andrea Da Rold’tan Baskerville’lerin Köpeği. Sir Charles Baskerville, bir gece konağının bahçesinde dolaşırken gizemli bir şekilde ölünce, ünlü dedektif Sherlock Holmes devreye girer. Sir Charles kuşaklar öncesine kadar uzanan korkunç Baskerville lanetinin kurbanı mı olmuştur? Holmes, yardımcısı Watson'la birlikte vakayı çözebilmek için tüm becerilerini ortaya koymak zorundadır. (Remzi Kitabevi)

Kutsal hikâyelerden seçmeler

Peter Archer’den Dinler Tarihi 101. Dünyada bu kadar çok uygarlık ve onlara ait din varken, hepsinin önemli isimlerini, kurallarını ve tarihlerini hatırlamak kolay değildir. Kitap kutsal hikâyelerden seçmeleri, peygamberlerin hayatlarını ve dini figürlerin tarihte nasıl yer edindiklerini sıkıcı ayrıntılara girmeden anlatıyor. Antik uygarlıkların mitolojilerini ve günümüzde milyonlarca inanana sahip dinlerin tarihsel yolculuklarını capcanlı bir anlatımla sunuyor. (Say Yayınları)

Hem maceralı hem eğlenceli

Hüsnü Arkan’dan Nasreddin. Yazar, romanıyla okurunu farklı bir dünyaya, Anadolu’ya, birkaç yüzyıl öncesinin Akşar’ına şimdiki adıyla Akşehir’ine götürüyor. Selçuklularla Moğolların cirit attığı topraklardaki kanlı mücadelelere, el değiştiren kentlere, aşklara ve ihanetlere, esirlere ve cinayetlere, kısacası o dönemin insan hikâyelerine o günlerin diliyle, o günlerin bakış açısıyla hem maceralı hem eğlenceli bir pencere açıyor. Romanın başkişisi Hâce ise hiçbirimize yabancı değil; Hâce, diğer adıyla Nasreddin Hoca. (Sia Kitap)

Yusuf’un derin halleri

Sabahattin Ali’den Kuyucaklı Yusuf. Yalnızlığı kendisine yoldaş edinen Yusuf’un saflığına, temizliğine, suskun ama derin hallerine kendimizi kaptıracağımız bir eserlerle karşı karşıyayız. “Yusuf lambanın sönmeden evvel verdiği dalgalı ve kırmızı aydınlıkta, karşı sedirde oturan Şakir’in cebinden tabancasını çıkardığını görmüş ve kendisi de kamçıyı bir kenara fırlatarak gocuğunun cebinden Nagant’ını çekmişti.” Eser, hem akıcılığı hem betimlemeleri hem de kurgusuyla dönemimize kadar kalıcılığını kaybetmeyen efsaneler arasında haklı yerini almıştır. (Sözcü Kitabevi)

Ezber bozan bir kedi fare hikâyesi

Andreas Steinhöfel’den Pırıltılı ile Kokuş. Kedi fare oyunu değil bu, kedi ile farenin oyunu! “Ötekileştirilenlerin” hayatına göz kırpan cesur eserleriyle Alman çocuk ve gençlik edebiyatının hayranlık uyandıran yazarlarından biri olan Steinhöfel, güçlü kalemini bu kez ezber bozan bir kedi fare hikâyesinde konuşturuyor. Farklılıkları nedeniyle aileleri tarafından istenmeyen bir pırılkedi ile kokarfarenin hayret verici arkadaşlığını sayfalarına taşıyan bu matrak kitap, dünyayı (neredeyse) baştan sona kateden iki kafadarın çizgi filmlere şapka çıkartan serüvenlerini konu ediniyor. Etiketleme, tektipleştirme, diğerleştirme ve dışlama gibi ayırımcı yaklaşımlar üzerine okurlarını düşündüren Pırıltılı ile Kokuş, görünenin ardında yatan gerçeği ince bir mizahla, ustalıkla yansıtıyor. (Tudem Yayınları)

Çete neden peşindeydi, ondan ne istiyordu?

Cengiz Hortoğlu’ndan Tehlike Sarmalında Aşk. Adı Kanat’tı. Karizmatik, yakışıklı, güçlü ve cesurdu. Su kadar saf ve berrak ve de bir bıçak kadar netti. Adının Kanat olmasının bile bir nedeni vardı. Çok küçük yaşlardan itibaren aldığı sert, vahşi ve acımasız eğitim, onun acı ve korku duygularını yok etmişti. Peki neden eğitiliyordu, onunla ilgili plan neydi? Yanağındaki sigara yanığı ve çetenin boynuna kızgın bıçakla kazıdığı çarpı işareti ona geçmişini unutma şansı bırakmıyordu. İçi kin ve nefret doluydu. Ya o yok olacaktı ya da çete… Çete neden peşindeydi, ondan ne istiyorlardı? (Yediveren Yayınları)

Sahip olma eyleminden bahsetmek

Marcel Proust’dan Swann’ın Bir Aşkı. “Odette göğsüne cattleya takmamışsa, ‘Ah, bu gece cattleya yok, ben şimdi neyi düzelteceğim?’ diye hayıflanıyordu. Öyle ki, bir süre boyunca, ilk gece izlediği sıra değişmedi, okşamalarına her seferinde, o ilk geceki gibi, Odette’in boynuna parmaklarıyla, dudaklarıyla dokunarak başladı; çok daha sonraları, cattleyaların düzeltilmesi âdeti (veya göstermelik düzeltme merasimi) çoktandır yürürlükten kalkmışken, ‘cattleya yapmak’, bir istiare olarak-aslında hiçbir şeye sahip olunmayan-sahip olma eyleminden bahsetmek istediklerinde düşünmeden kullandıkları, bu unutulmuş âdeti hatırlatan, ondan daha uzun ömürlü bir ifade olarak, ikisinin ortak lisanında yerini aldı.” (Yapı Kredi Yayınları)

Son güncelleme: 10:58 - 18.10.2020