Sözcü Plus Giriş

İnsanı içine alan roman

Aşka Doğru, Canan Al’ın Kora Yayınları’ndan çıkan ikinci romanının adı. Yazarın ilk kitabı Araf’a oranla okuyucu içine çeken, rahat okunan bir kitap. Bu aynı zamanda yeni bir yazarın ayak sesleri, yeni filizlenen yazın yolculuğunun ilk adımları olarak nitelendirebilir.

Güncellenme: 01:46, 19/03/2021
İnsanı içine alan roman

Nevzat YILMAZ

Aşka Doğru'yu ilk elime aldığımda doğrusu, polisiye roman adı olamayacağı kanısındaydım. Öyle ya roman polisiye ise mutlaka bol kan, kurşun, heyecanla yürekleri güp güp ettirmesi gerekiyorsa “aşk”a vurgu neden diye geçirdim içimden.

PSİKİYATRİST-HASTA İLİŞKİSİ

Önyargılarımı ipe astım, öyle okumaya başladım kitabı. Çok kısa zamanda da kitabı okudum. Kitap okudukça içine çekti beni. Birinci tekil kişi ağzıyla ancak üç bakış açısıyla roman ete kemiğe bürünen bir psikolojik havada düşlerinize sahnesini kuruyor. Romanın birinci kahramanı Yaz, bir psikiyatrist. Bizim de zaman zaman gereksinmemiz olabilecek bir meslek öbeğinden… Turan ise küçük yaşta bir trafik kazasında ikizini yitirmiş ikinci önemli kahraman.

İşte, “Aşka Doğru” yol alan öykü, psikiyatrist-hasta ilişkisiyle başlıyor. Roman ilerledikçe hasta kim sorusu kimi zaman bulanıklaşıyor. Ancak romanın polisiye olduğunu söylediğimize göre bir de polis kahramanımız var: Ferid Özüder. Yazar polis Ferid Özüder'i zamanı gelince öyküye ve olaylar sarmalına sokuyor. Acemiliklerini deneyimli komiserinin yüzüktaşı anlatımlarıyla gidermeye çalışan, beynine not eden bir kişi… Birinci tekil kişi ağzıyla romana anlatıyla katılmasa da Turan'ın rakibi, Yaz'ın üniversiteden sevgilisi David'i de unutmamak gerekir.

Yaşadıklarımız; çocukluk, gençlik ve yetişkinlik dönemlerimiz bugünkü yaşamımızı ne denli belirler? Yazgı var mıdır? İnsan kendi yazgısını belirleyebilir mi? Geleceğe ilişkin tasarımlar yapıp yol haritası belirleyebiliriz. Ancak kent kültürü bizi bir yandan oyalarken yalnız mı kılıyor? Ya da Turan'ın ikiz kardeşinin ölümü onu bu denli etkilemişken, küçük beyninde bıraktığı artçı sarsıntılar, onu takıntılı bir kişiliğe bürünmesinde ne denli etkili olmuştur?

OKUYUCUYU BUGÜNE GETİRİYOR

Kitaba dönersek, Yaz'ın kendisini bir izleyenin olduğunu ayrımsamasıyla başlayan serüven, kahramanların zaman içinde yaşadığı gel-gitlerle gizemli bir havaya bürünse de ustaca bir tavırla okuyucuyu bugüne getiriyor. Kuşkusuz, çiziktirmelerim özet havasında olmayacak. Kitabın konusunu merak edenler kitabı okumaları gerekecek.

Canan Al, polisiye bu romanın kurgusunu, dozunu bana göre kararınca karmış. David'in gizemli bir görev için mi ülkemize geldiğini okur kitabı okuyunca çözmeye çalışır mı bilmem? Günümüzde çok sıkça yinelenen kadın cinayetlerinin bir yansıması, türevi midir Meral'in ölümü? Ya da çok sık rastlamadığımız adıyla Yaz, aşka ilişkin deneysel çalışmalarında mutlu sona ulaşabilecek mi? Turan salt bir hasta kimliğinden sıyrılıp Yaz ile düşlediği aşkı kucaklayacak mı?

David'in Meral'in cinayetinde etkisi, katkısı var mı? Meral'in ölüsünün atıldığı yerin simgesel anlamı gibi soruları okur kitabın 261'inci sayfasına gelinceye dek bulabilecek mi? Polisiye merak işi. Kimi zaman meraklı bakışınız yoksa anlamsızlaşabilir? Yazarın romana verdiği psikolojik derinlik, anlatımların birinci kişi ağzından olaylara yakından bakmayı sağlıyor. Polisiye zor iştir aynı zamanda. Kanıt peşinde atlanan bir gerçek okurun gözünden kaçmayabilir? Kitabın bende oluşturduğu çekim alanı, bir an önce okuma güdüsü, acabalar arasında gidip gelmek ve kör olası otobüslerin sarsıntıları arasında geçti.