Sözcü Plus Giriş

‘İnsanların incinmesini içime sindiremiyorum’

Sözünü sakınmayan tavrıyla sevilen gazeteci Ece Üner, Destek Yayınları’ndan çıkan “Haysiyet” adlı kitabıyla okurların karşısına çıktı. Üner, yeni kitabıyla ilgili sorularımızı yanıtladı.

Güncellenme: 00:43, 19/03/2021
‘İnsanların incinmesini içime sindiremiyorum’

– Daha önce bir şiir kitabınız yayımlanmıştı, bu kez farklı bir kitapla okurların karşısına çıktınız. Aslında kitabınızda bunu gayet güzel açıklıyorsunuz ama bu kitabı neden yazdınız diye sormazsak olmaz.

“Adaletsizliği değiştiremesek de adaletsizlik karşısındaki duruşumuzu değiştirebiliriz” demek için. Haksızlığa uğradığını düşünen insanlara güç vermek onlarla sohbet etmek, bazen onları kahkahalarla güldürmek bazen de düşündürmek için. Dik durmak, soru sormak, hakkını aramak, haysiyetinin kırılmasına izin vermemek, birlikte ve bir olmak gibi kavramları kendi kelimelerimle hatırlatmak için. Hakkaniyet ve hakikat arayışı için. Ve Türkiye ya da dünyada bir yerlerde rencide edilmesi gereken bir ikiyüzlülük varsa, çifte standart varsa itinayla rencide etmek için:)

TARİHİN TASLAĞINI YAZDIM

– Kitapta hem bir gazeteci gibi yaşananlara dikkat çekiyorsunuz hem de bir tarihçi gibi olayların kaydını tutuyorsunuz aslında. Peki, bunu neden haysiyet kavramı üzerinden yapıyorsunuz?

Evet, hem tarihin taslağını yazdım hem de bu tarih yani bugünü yaşarken ne gibi ruh hallerinden geçtiğimizi… Ahmet Hamdi Tanpınar, “Türkiye, evlatlarına kendinden başka bir şeyle meşgul olma imkanını vermiyor” der. Gerçekten öyle. Ben de işim gereği her gün onlarca haber görüyor, sunuyorum. Sunarken bir şey daha fark ediyorum haliyle, sokaktaki insanın incinmişliğini… İşte haysiyet kavramı tam olarak burada devreye giriyor. Adalet arayışında, liyakat arayışında, iş-aş arayışında…

Bu arayışlar sırasında sokaktaki insanın haysiyeti kırılırsa o insan inciniyor. İşte ben orada yokum. İnsanların “incinmesini” içime sindiremiyorum. Bu konulara dair gözlemlerimi paylaşıyorum. Bir sosyoloji mezunu olarak tespitlerimi ortaya koyuyorum. Kara mizah içerikli sosyolojik analiz diyebiliriz.Bu kitap bizi bize anlatıyor aslında.

Bizi bize anlatırken de bazen kahkahalarla güldürüyor, bazen acı acı gülümsetiyor bazen de düşündürüyor. Sadece Türkiye değil dünyanın da insanlık halleri var bu kitapta. İzahı olmayan şeylerin mizahı var. Kara mizahı…

KADIN ÇOK YÖNLÜ BİR VARLIK

– Kitabınızın alt başlığında da belirtmişsiniz, tuhaf zamanlarda yaşıyoruz kuşkusuz, sizce bu zamanlardan çıkma konusunda kadınların rolü daha mı büyük?

Elbette daha büyük. Yaradılışı gereği daha büyük bir kere. Kadın çok yönlü ve çok dirençli bir varlık. Duygusal ve sosyal zekası çok kuvvetli. Pratik, çözüm odaklı ve çabuk. Bugünün Türkiyesi'nde kadın olmak büyük bir meydan okuma. Ayrıca 2008 ekonomik krizinde kadınların yönettiği şirketler batmadan ayakta kalabildi, pandemi döneminde ülkelerini en doğru ve iyi şekilde yönetenler kadın başkanlar, başbakanlar, Amerika'nın yardımcı başkanı olmasına rağmen başrolünde bir kadın var. Kadının bugün dünya ekonomisine katkısı, büyük ülkelerin büyüme hızından fazla. Tuhaf ve zor zamanlardan çıkmak için kadın bakış açısına, kadın yüreğine, kadın eline, kadının sözüne ihtiyaç var.