Bu web sitesi ne yazık ki Internet Explorer 9 ve altını desteklememektedir. Lütfen web tarayıcınızı Internet Explorer 10 ve üstü bir sürüme yükseltiniz.
Işıl Yücesoy: Herkes dedi ki ‘Işıl sakın hamile kalıp doğurma kanamadan ölürsün’…
Işıl Yücesoy: Herkes dedi ki ‘Işıl sakın hamile kalıp doğurma kanamadan ölürsün’…
37 yıl sonra döndüğü müzikte bir albüm iki single sonrasında bu kez de Hani Ben teklisiyle gelen Işıl Yücesoy, SÖZCÜ'ye konuştu...
Yüksel ŞENGÜL
Kültür Sanat 18 Aralık 2018 - 13:41

Yıllara meydan okuyan Işıl Yücesoy, 37 yıl sonra dönüş yaptığı müzikteki çalışmalarına bir yenisini ekleyerek Zamansız albümüyle Hayat Herkese Aynı ve Neden single’larının ardından şimdi de Hani Ben adlı teklisini çıkardı. Ekranda dizileri, beyaz perdede filmleri ve müzik dünyasında şarkılarıyla hala aynı enerjisiyle ayakta dimdik duran Yücesoy’la Caddebostan’da buluştuk… Yeni şarkısıyla başladığımız sohbetimizde neler konuştuk, neler…

isil-ic

Hani Ben şarkısını tanıtmak için yola çıkanlar ‘Aşkta duvarları yıkan şarkı’ diyor… O yıkılan duvarları konuşsak önce…

Benim şablonumda böyle bir tanımlama yok. Ama benim şablonumda şu var, ben bir çığlık atıyorum. Sıradanmış gibi görünen ve her gün olan bir hadiseyi, insanların yaşamış olduğu bir duygu ve öyküyü çığlık halinde anlatmaya çabaladım… Bu şarkı, cinsiyetsiz, yaşsız ve zamansız bir şarkıdır.

1

Bu şarkıyı herkes söyleyebilir…

Kadın erkek, yaşlı genç farketmez, herkes söyleyebilir bu şarkıyı. Sadettin Dayıoğlu’nun yaptığı şarkı sıradanmış görünse de hiç de öyle olmadığı bir iki kez üst üste dinleyince ortaya çıkıyor zaten. Şarkıyı özenle okudum, klibinde yarım asırlık oyunculuğumu sonuna kadar kullandım.

Şarkıya ilginç bir klip çekilmiş…

Artık ben kendi istediğimi yapmak istiyorum, başkasının istediğini yapmak istemiyorum. Kliplerde son sahneler genelde şarkıcıların yüzünde biter. Benim klibimin son sahnesi yüzümde değil, ayağımda bitiyor. Çünkü ayaktır insanı harekete geçiren.

Sevgilisine koşan bir insan var şarkıda… Açıklarını ve yaralarını saklamadan… Var mıdır günümüzde böylesine açık ve cesur yürekli aşık ya da sevgili?

Olmasını umut ediyorum, dilerim ki var olsunlar. Ama bana göre bu duyguyu yaşamamış insan yoktur dünyada. Kimisi cesaret edip söyleyemez, kimisi söyler.

Işıl Yücesoy da böyle midir?

Yarım asırdır insanlar benim her türlü halimi gördüler. Kollarımı açıp açmadığımı bilirler. Zaten seyircimle dinleyicimle ilişkimizde daima sahici oldum, onları aldatmadım.

‘Hani ben zaman zaman avunmak isterim ya / Hani ben zaman zaman ağlamak isterim ya / Hani ben zaman zaman sığınmak isterim ya / Sen topla beni, yalnız sen anla’ diyorsun şarkıda… Çiğdem Talu-Melih Kibar şarkılarını hatırlattı bana…

Çünkü o kadar naif bir şarkı… Benim ve Sadettin’in anlatmak istediğimi çok net olarak bu soruyla dile getirdiğin için teşekkür ediyorum sana. Bu şarkı vesile olacak ve inanıyorum ki bir kadın kocasına, bir erkek sevgilisine ‘Bari Sen Topla Beni!” diyecek. Bu bir insan hikayesidir ve bunun için de çok önemlidir. Artık sözün önemini vurgulamak istiyorum. Sadettin’in verdiği mesajlar çok önemlidir.

10

Şarkıları sesinle güzelleştirdin, tiyatro, dizi ve filmlerde oynadığın karakterleri sevdirdin…

Artık dar zamanlardayım, yaşım gereği böyle, geldik ve gidiyoruz… Ancak ardımdan ‘İyi bir kadındı’ ya da ‘Kötü bir kadındı’ diyebilirler. Oysa önemli olan ne yaptığımdır! Geride bırakacaklarım önemlidir. Benim yaşımdakiler evinde oturup tığ örüyor ya da torun bakıyor. Ben hala çabalıyorum, sanatın her dalında mücadele etmeyi seviyorum. Gençleri izliyorum, ne yaptıklarına bakıyorum.

Beğeniyor musun gençleri?

Elbette beğeniyorum gençleri ama ne yazık ki merakları yok gençlerin. Çevresine, çevresindeki kişilere bakmadan yapıyorlar. Oysa mukayese yapmadan olmaz. Merak etmiyorlar ayol. Işıl Yücesoy’u görüyor, dinliyorlar. Ama beni merak etmiyorlar, araştırmıyorlar. Bizim dönemimizin sanatçıları merak ederlerdi. Merak yoksa icat da yok. Merak gelişimin ilk adımıdır. 37 yıl sonra müziğe döndüm, bir albüm iki single çıkardım. Şimdi de bir tekli… Cesaret gerek.

Özel hayatında da hem inatçı hem cesursun… 45 yaşında doğum yaptın, Meneviş’i dünyaya getirdin…

Herkes dedi ki ‘Işıl sakın hamile kalıp doğurma kanamadan ölürsün’… Ben kızım Meneviş’i doğururken ölümü de göze aldım. Ne yapalım, insanız ve nasılsa bir gün öleceğiz. Dünyada bir kadını en çok mutlu eden nedir? Anne olması değil midir? O zaman hiç değilse dokuz ay onu karnımda taşımış olurum, onu hissederim, konuşurum… Doğal yaşamak, yüreğini dinlemek gerek. Konserimde sahneye çıkıyorum, büyük bir samimiyetle sözleri unutunca ‘Ya çocuklar ben şarkının sözlerini unuttum’ diyorum.

Unutursam fısılda…

Bunun da esprisini yaptılar. Cemal Reşit ya da Zorlu’daki konserdeydi. Ben yine ‘Şarkının sözlerini unuttum galiba’ deyince, ön sırada oturan bir kadın şöyle seslendi, ‘Işıl Hanım, unutursanız unutun, boşverin, mikrofonu bize tutun, fısıldarız’ dedi… O an gözlerim doldu mutluluktan… Ben bu duyguyu hangi parayla satın alabilirim. Bu zorla olmaz, sevgiyle olur. İnsanlarla ilişkilerimde daima samimi oldum, içten oldum.

12

Dizilerinde seni bir başka izliyorlar…

Kendimi methetmek istemem ama dizilerim izleniyor. Benim oynadığım dizi en az üç yıl ekranda kalıyor (gülüyor). Biraz megolamanlık yapacağım ama söylemem gerekiyor. Öncelikle dizilerde insanlık dışı bir çalışma sistemi var. Dizi bölümleri 140 dakikayı geçti. Neredeyse izleyenlerin yataklarına gireceğiz, o noktaya geldik.

Ne yapacaksın peki?

Bundan böyle kurallarım olacak dizilerde oynamak için. Öncelikle, İstanbul dışında çalışmayacağım. Burada olup tiyatroya gitmek, konsere gitmek istiyorum. Sinema konusunda daha titiz davranmam gerekiyor. Çünkü öyle büyük iki filmde oynadım ki…

Çağan Irmak olursa koşarak gidersin mutlaka…

Çağan Irmak çağırırsa senoryuyu bile okumadan giderim. Hiç şaşırma, laf olsun diye söylemiyorum. Çağan Irmak, Unutursam Fısılda filmini teklif edince senaryoyu okumadan kabul ettim. Artık o benim oğlum gibi olmuş, güveniyorum ona. Keşke ülkemiz onu sarıp sarmalasa ve korusa. Bu ülkede bir Çağan Irmak sineması var. Bunu şimdiden söyleyebilirim.

Ya Seninle Ya Sensiz adlı şarkını hiç kimse plak yapmak istememişti… Sen de plak şirketi kurmuştun…

O albümün iki sene borcunu ödemiştim. Hayatım benim böyle geçti. Aradan yıllar geçti ve 9 kez söylendi bu şarkı. Lütfedip sormuyorlar bile ‘Işıl Hanım siz bu şarkıyı okurken türlü fedakarlıklar yaptınız’ demiyorlar. 15 liraya yapılacak iş için o dönem 47 lira ödedim. Silahlar konuldu masama. Ama o zaman için iyi sattı. Bir haftada 100 bin kişi aldı albümümü.
Ahmet Selçuk İlkan’a minnetarım, Selami Şahin’e minettarım… Ya Seninle Ya Sensiz şarkısı beni 45 yıl sırtında taşıdı. Sonra duydum ki Ahmet Selçuk, şarkılarını albüm yapmış ve ‘Gel bu şarkıyı sen oku ya da birisiyle düet yap’ demeden Ya Seninle Ya Sensiz’i başkasına söyletmiş. Çok üzüldüm.

Tiyatro, sinema, televizyon ve müzik… Çeyiz sandığında ya da bohçanda sakladığın neler var?

Meslek olarak cebimden fazla harcamayı sevmem. Evet, çeyiz sandığımda ve bohçamda bir şeyler var. Nasıl ki 37 yıl sonra müziğe döndüysem, 12 yıl evvel bıraktığım tiyatroya da dönebilirim değil mi! Evet, bohçamda tiyatro var… Bunu asla ihanet olarak değerlendirmeyin. Kulvar değiştiriyorum. Tiyatroda akıllı bir şey yapmak istiyorum. Kadın bir dizide başrol oynuyor, ardından pat diye tiyatro yapmaya başlıyor. Yemezler… O çok ayrı bir şeydir, orası er meydanıdır.
Benimki bir kadın hikayesi olacak. Müzikli, şarkılı bir oyun… Ne zaman ezberleyebilirsem, o zaman başlayacağım. İzzettin Çalışlar’ın bir oyunu bu, Gizli Bahçe…

kizi-menevis-ile

Meneviş’i özledin mi?

Gözümün nuru kızım Meneviş’i çok özledim. Amerika’da uluslararası ilişkilerde yardımcı doçent oldu. Şu günlerde anneciğine geliyor. Bir ay kızımla hasret gidereceğim, kimse dokunmasın bana.

Son güncelleme: 13:44 - 18.12.2018