Bu web sitesi ne yazık ki Internet Explorer 9 ve altını desteklememektedir. Lütfen web tarayıcınızı Internet Explorer 10 ve üstü bir sürüme yükseltiniz.
James Joyce ve kitaplarının çevirmeni İstanbul’da buluşursa…
James Joyce ve kitaplarının çevirmeni İstanbul’da buluşursa…
“Aynalı”, “Kapalı Çarşı”, “Anarşık” romanlarının yazarı, James Joyce kitaplarının ve daha pek çok kitabın çevirmeni Fuat Sevimay’ın dördüncü romanı “Benden'iz James Joyce” yarın İthaki Yayınları etiketi ile raflarda...
Kültür Sanat 2 Temmuz 2020 - 13:49

Roman, öykü ve çocuk kitaplarından tanınan Fuat Sevimay'ın kaleminden gizemli, komik ve tanıdık bir roman “Benden'iz James Joyce”; kahraman kültünü yıkarak sıradan insanın tek bir gününü yücelten Ulysses ile edebiyatın zirvesine çıkan, dünya edebiyatının önemli yazarlarından James Joyce’u ve eserlerini daha iyi anlamak, hatta onunla arkadaş olmak için iyi bir imkân sunuyor okurlara.

1882 ve 1941 yılları arasında yaşamış İrlandalı yazar, şair, öğretmen ve edebiyat eleştirmeni James Joyce, 2013 yılının İstanbul'unda çevirmeni ile karşılaşıyor ve ortaya ‘yazarın çevirmene, çevirmenin okura, okurun kitaba dönüştüğü bir şey' çıkıyor…


ARKA KAPAKTAN

Memleketin kimine göre en güzel, kimine göre en karanlık zamanları olan Gezi Direnişi günlerinde James Joyce, Taksim’de ne yapıyor olabilir? Edebiyat tarihinin en önemli yazarlarından biri bugünlerde karşınıza çıksa ne hissedersiniz? On yıllar evvel hayatını kaybeden tanınmış bir yazar, çevirmeniyle karşılaşırsa sohbetin konusu yalnız edebiyat mı olur dersiniz? Yahu bunlar çapulcu mu sahiden? Yani böyle bir şey olabilir mi?
“Şu sana İstanbul'da anlattıklarımla ilgili makaleler yaz demiştim ya.
Aslında onları toparlayıp romana çevirsen. Yazarın çevirmene, çevirmenin okura, okurun kitaba dönüştüğü bir şey.
Ne dedi o? Yok canım. Beni kafakola alıyor. Hayır, hayır. Ciddi. Tüm bunları ben yapacağım. Yüzümdeki gülümseme orman yangını gibi yayılıyor.
“Harbi mi baba? Yapabilir miyim?
“Eti kemiğinden sıyırmak için bıçak gerek, senin bıçağın da dilin. Türkçe.
Doğuya baktım, şafak söküyor. İstanbul oralarda bir yerlerde. Bir an önce zamanıma, evime dönüp başlasam. Zor ama içinden çıkılmaz değil. Denemeli. Peyderpey hallederim.
Joyce hâlimin farkında. Bir şey söylemeli. Hissediyor.
“Merak etme. Ben sana yardımcı olurum.”