Bu web sitesi ne yazık ki Internet Explorer 9 ve altını desteklememektedir. Lütfen web tarayıcınızı Internet Explorer 10 ve üstü bir sürüme yükseltiniz.
Kafkasya’nın Ubıhça dili belgesele konuk oldu
Kafkasya’nın Ubıhça dili belgesele konuk oldu
Kafkas halklarından biri olan Ubıhların konuştuğu Ubıhça dilini ve ana dilinin kaybolmaması için dili son konuşan kişi olan Tevfik Esenç’in hayatı boyunca verdiği mücadeleyi konu alan ‘Bir Rüya Gördüm Anlatsam Anlamazsınız’ belgeseli, ulusal ve uluslararası festivallerde beyazperdeye taşınmaya devam ediyor.
Kültür Sanat 13 Aralık 2019 - 07:16

Kuzey Kafkas halklarından konuştuğu Ubıhların dilini ve Ubıh Tevfik Esenç'in ana dilinin kaybolmaması için hayatı boyunca verdiği mücadelenin öyküsünü konu alan ‘Bir Rüya Gördüm Anlatsam Anlamazsınız' belgeseli, gösterildiği ulusal ve uluslararası festivallerde büyük beğeni toplamaya devam ediyor. 1992 yılında hayatını kaybeden Tevfik Esenç'in öyküsünün izini süren belgeselin çekimleri Paris, Oslo, İstanbul, Manyas ve Kafkasya'da yapıldı. Sivil Düşün AB Programı ve T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın desteğiyle bağımsız olarak çekilen belgeselin çekimleri 3 yılda tamamlandı. Türkiye'deki ilk gösterimi Ankara Film Festivali'nde yapılan ve yaklaşık 150 bin kilometrelik bir yolculuğun hikâyesi olan belgeselin yönetmenliğini; Tevfik Esenç'in torunu, belgesel yapımcısı Burcu Esenç ile Cantekin Cantez üstleniyor.


Dedesi Tevfik Esenç'in hayata gözlerini yumması ile birlikte binlerce yıllık kadim bir tarihe sahip olan Ubıh halkının da anadilini kaybettiğine dikkat çeken yönetmen Burcu Esenç, “Oğluma anadilinde bir isim vermek istedim ancak Ubıh dilinde erkek ismi hatırlayan hiç kimse kalmadığını fark ettim. Bunun üzerine dedemin izlerinin peşinden bir yolculuğa çıktım. Dedem, dünya üzerinde Ubıh dilini konuşan son insanlardan biri ve bir anadil savaşçısıydı. ‘Bir rüya gördüm, anlatsam da anlamazsınız' demişti çünkü rüyası Ubıhça idi ve dünya üzerinde hiç kimse onun dilini konuşamıyordu. Onun vefatı bir hikâyenin sonu ama benim için yepyeni bir hikâyenin başlangıcı oldu ve sonunu bilmediğim bir yolculuğa çıktım. Bu yolculuk belgeselci olarak bana çok farklı bir serüven yaşattı. Ama asıl önemlisi bir Ubıh olarak kendi köklerimin izini sürdüm” dedi.

Belgesel, Türkiye'deki ilk gösterimini Ankara Film Festivali'nde yaptı.