Bu web sitesi ne yazık ki Internet Explorer 9 ve altını desteklememektedir. Lütfen web tarayıcınızı Internet Explorer 10 ve üstü bir sürüme yükseltiniz.
Karantina Söyleşileri | Burcu Tatlıses: Anlamların birbirine girdiği bir hal bu
Karantina Söyleşileri | Burcu Tatlıses: Anlamların birbirine girdiği bir hal bu
Burcu Tatlıses, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü'ne özel olarak Olmazların Kızları'nı bu ayın başında yayınlamıştı. Başarılı besteci ve müzisyen, bu şarkısını "Yıldızları yakan kadınlara" adamıştı... Karantina Sohbetleri'nde ağırladığımız Tatlıses ile hem son şarkısını hem de bugünlerde neler yaptığını konuştuk... Tatlıses, bu süreçten hiçbirimizin aynı insan olarak çıkmayacağı görüşünde: "Hayat sanki bizi kendi kendimizle kalmaya mecbur bıraktı, kendimize dürüst olalım. Çok büyük acılar yaşamadan büyümüş olarak atlatmayı umuyorum bu süreci, hepimiz adına."
Sercan MERİÇ
Kültür Sanat 25 Mart 2020 - 16:54

Yeni şarkınız Olmazların Kızları ile dünyayı sarsan corona virüsü salgını aynı aya denk geldi. Bu eşzamanlılıkla ne hissettirdi size?

Ben hala şaşkınım öncelikle. Kötü bir rüyayı yaşıyormuşuz ve her an uyanıp hayatımıza devam edecekmişiz gibi hissediyorum. Tabii ki uzaktan takip ediyordum Çin'de yaşananları ama böyle bir boyuta geleceğini hiç tahmin etmemiştim belki de etmek istemedim bilmiyorum. İçinde olduğumuz durum o kadar sıra dışı, ürkütücü ve deneyimlerimiz gereği akla uzak ki bunun duygu durumuyla savaşırken kendi şarkımın yolu üzerine pek yoramıyorum kafamı. Önceliklerin alt üst olduğu bir hal bu, hatta anlamların birbirine girdiği. Dünyada tüm bilinenler, sistemler, sağa sola hafif salınarak yolculuk ettiğimiz gemi fena sallanıyor. Ama her şeye rağmen çok güzel tepkiler aldı ve alıyor şarkım. Bu gemi kıyıya yanaşacak umudumu besliyor bu güzellikler.

‘HAYATIN KAYNAĞINDAYIZ, YILDIZLARA IŞIĞINI VERENİZ’

Şarkıyı adadığınız “Yıldızları yakan kadınlar” derken neyi tarif etmek istemiştiniz?

Olmazların Kızları kendi içinde ironik bir söylem barındırıyor. Bize “hayır” diyorsunuz, “yasak, ayıp, günah, yapma, olmaz!” diyorsunuz. Ama biz sizin olmazlarınızın kızları değiliz, hayatın kaynağındayız, imkansızın var oluşundayız. Toprağız, göğüz, güneşiz, yıldızlara ışığını vereniz.

‘KADININ DEĞDİĞİ HER ŞEY DAHA DA BÜYÜYOR’

Ceren Gündoğdu, Ece Şeşen, Ezgi Aktan, Merve Çalkan ve Simge Pınar gibi son dönemin kıymetli vokalleri de şarkıda yer aldı. Nasıl bir araya geldiniz?

Şarkıyı yazmaya başladığım andan itibaren kulağımda bir kadın korosu vardı. Benim bireysel derdim değildi bu kez anlatmaya çalıştığım o yüzden yalnız olmak istemedim. Biz kadın müzisyenler her fırsatta birbirimizin yanında ve destekçi olmaktan mutlu oluyoruz. Çünkü aynı yolları yürüyoruz, aynı hikayelerden geçiyoruz ve birbirimizin sırtını sıvazlayıp her şey güzel olacak demek çok iyi geliyor ara ara. Bu kez her birini ayrı ayrı sevdiğim kadın ozanlardan benimle olmalarını istedim. Böyle bir şarkı yazıyorum birlikte söylemek istiyorum dedim sadece, o kadar. Müthiş enerjileriyle yanımda oldular, eşsiz seslerini şarkıma hediye ettiler, hepsine bir kez daha teşekkür ediyorum. Kadının değdiği her şey daha da büyüyor.

YENİ ALBÜM KARARI

Karantinada günler nasıl geçiyor?

Ben ev hayatını seven bir insanım, dışarıda yapmam gereken bir şey yoksa zamanımın çoğunu evde geçirmeyi seviyorum. O yüzden çok radikal bir değişiklik olmadı hayatımda bu “evde kal” günlerinde. Ama bir şeye mecbur olmak sıkıntı verici tabii. Bol bol gelişmeleri takip etmeye çalışıyorum sağlam kaynaklardan, okuyorum, film izliyorum. Yeni bir albüm için yola çıkma kararını bu süreçte verdim mesela, ilk şarkısını bitirdik bir yandan. Zamanı öldürmek yerine canlı kılmaya çalışıyorum.

Virüs salgını nedeniyle birçok sanatçı sosyal medya üzerinden konser/dinleti vermeye başladı. Bu deneyişler önümüzdeki dönemde müziği nasıl etkiler sence?

Bir arada konser deneyimi hem müzisyen hem dinleyici için bambaşka bir his tabii ama belli zamanlarda belli mekanlarda hatta yaş sınırlamasıyla yaptığımız konserlere bizi dinleyen herkesin katılması mümkün olmuyor. Sosyal medya konserlerindeyse kimi dinlemek istiyorsanız evinize misafir oluyor. Bu garip ve gri günler için müthiş bir renk. Bir yandan da biliyorsun her zaman her istediğimiz yerde konser yapamıyoruz müzisyenler olarak. Değişen müzik düzeni içinde kendi şarkımı yazar söyler, klibimi çeker yayınlarım durumundan sonra, kendi konserimi kendi evimde yaparım zamanı mı geliyor acaba? Önümüzdeki dönem ne kadar daha böyle sürer 10 gün mü 10 ay mı bilemiyoruz ama mecburiyetten uyum sağladığımız bu koşullar ciddi bir evrimi beraberinde getirecek gibi görünüyor.

‘BU SÜREÇTEN AYNI İNSANLAR OLARAK ÇIKMAYACAĞIZ’

Dünyanın savaştığı bu salgın size neleri düşündürttü? 

Bir kez daha yaşamın anlamını… Ne için yaşıyoruz, ne için savaş veriyoruz, neye üzülüyoruz seviniyoruz, neden? Bir gün önce ölümcül derecede önem verdiğimiz herhangi bir şey bir anda anlamsızlaştı. Çünkü hayatta kalma güdüsü her şeyden ağır basıyor. Benim için hayat yolculuğumdaki taşlar yerinden oynayalı çok oldu. Uzun zamandır kendim ve sevdiklerimin huzur ve mutluluğunu her şeyden çok önemsiyorum. Öğretilerin, alışkanlıkların, başka insanların benim alanımı işgal etmesine izin vermiyorum. Bu salgın kendime yeniden hak vermeme sebep oldu. Aslında hem bireysel bir keşif yolculuğu hem de birliktelik algısı açısından önemli bir sınavdan geçiyoruz bence. Bu sınavdan kendimiz olarak sağlam çıkmalıyız evet ama bunu yapabilmek için de birbirimize ihtiyacımız var.

Son olarak sevdiklerinize mesajınız nedir?

Diyorum ki, fark edelim. İçinden geçtiğimiz zaman üzerine düşünelim. Doğru ve yanlış bildiklerimizi, sevgimizi varsa öfkelerimizi kırgınlıklarımızı gözden geçirelim. Hayat sanki bizi kendi kendimizle kalmaya mecbur bıraktı, kendimize dürüst olalım. Bence hiçbirimiz bu süreçten aynı insanlar olarak çıkmayacağız. Çok büyük acılar yaşamadan büyümüş olarak atlatmayı umuyorum bu süreci, hepimiz adına.

Son güncelleme: 13:46 - 26.03.2020