Bu web sitesi ne yazık ki Internet Explorer 9 ve altını desteklememektedir. Lütfen web tarayıcınızı Internet Explorer 10 ve üstü bir sürüme yükseltiniz.
Mars Cinema ile yapımcılar arasında kılıçlar çekildi… İşte, yapımcıların talepleri…
Mars Cinema ile yapımcılar arasında kılıçlar çekildi… İşte, yapımcıların talepleri…
Sinema yapımcıları ile Mars Cinema Group arasındaki savaş kızıştı. Yılmaz Erdoğan'ın "Organize İşler 2: Sazan Sarmalı" filminin vizyon tarihi ertelendi. Cem Yılmaz ise Karakomik Filmler'in vizyon tarihiyle ilgili bir bilgi veremiyor. Yapımcılar, Mars Cinema Group'un promosyon adı altında kendi paylarını azalttığını açıkladı, Mars Cinema Group da geri adım atmayacağını açıkladı.
Sercan MERİÇ
Kültür Sanat 28 Aralık 2018 - 15:37

Menderes Utku ve Muzaffer Yıldırım tarafından 2001 yılında kurulan Mars Cinema, bundan iki yıl 800 milyon dolara Güney Koreli CJ CGV’ye satılmıştı. Şirket, 884 salon ve 121 bin civarı koltukla Türkiye’nin en büyük sinema salonu işletmecisi. Bu alanda bir tekel… Son zamanlarda şirket ile BKM, Çamaşırhane Film, Dijital Sanatlar, NuLook, Taff Pictures, Madd Entertainment, CMYLMZ | Fikir Sanat, Boyut Film gibi yapımcılar arasındaki gerilim artıyordu. En sonunda savaş başladı. Haklarını alamadıkları için sıkıntı yaşayan ve boykotu düşünen yapımcılar, Mars Cinema Group’un promosyon, toplu satış, mısır ve kola kampanyası ile yaptığı indirimi satılan biletler üzerinden gösterdiğini ve paylarının bu şekilde azaldığını söyledi. Mars Cinema Group ise rest çekti ve “Başka yapımcıların filmlerini yayınlarız, salonlarımız boş kalmaz” açıklamasını yaptı. Konuyu sozcu.com.tr’ye değerlendiren Televizyon ve Sinema Filmi Yapımcıları Derneği (TESİYAP) Genel Sektereti Burhan Gün, “Meslek birliği olarak yanlış bir şey yapmamaya, tarafların ticari zarar vermemeye dikkat ediyoruz. Ancak CGV Mars, yaşanılanları çarpıtmaya başladı. Bilet fiyatlarını artırmak istiyoruz şeklinde bir algı yaratmaya çalışıyor. Biz bu konuyu kendi aramızda çözmeye çalışıyorduk. Konu bilet fiyatı değil, hiçbir zaman da olmadı. Onlar istediği gibi bilet fiyatını belirleyebilir. Nasıl kampanyalar yapmak istiyorlarsa yapabilir. Biz bunlara karışmadık. CGV Mars, 10 TL’ye bilet, 10 TL’ye de mısır ve kola sattığında, indirimin tamamını bilet üzerinden göstermektedir. Bordrolama yaparken indirimi biletten yapıyorlar. Patlamış mısır ve koladan yapmıyorlar. Bizi rahatsız eden bu. Yoksa istediği gibi tanıtım kampanyası yapsın, bilet satsın. Bir şeyi indirecekseniz tamamı biletten indirdiğinizde yapımcının hak edişini elinden almış oluyorsunuz. CGV Mars, bazı markalara toplu satış yapıyor ve bunu PNR olarak gösteriyor. Ancak bunların yapımcı üyelerimize tamamıyla yansıtmadığını düşünüyoruz. Bunlar bordrolanırken, ‘PNR’ şeklinde yazılıyor” dedi.

‘BÜTÜN OLARAK TÜRK SİNEMASI KAYBEDER’

Tek çözümün şeffaflık olduğunu belirten Gün, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bizim telif haklarımız üzerinden tek taraflı tasarrufta bulunuyorsunuz. Bu tasarrufla ilgili şeffaf davranın dedik. Endüstrimize zarar veriyorlar. Bunu yansıtılırken şeffaf olsun istedik. Kimin hakkı kiminse onu ödeyin. Siz bunu bir takım muhasebe oyunlarıyla başka bir zemine çekiyorsunuz. Bu biraz da yerli sinemayı korumakla ilgili bir mücadele. Yerli işletmecilerin tamamı haklı talepleri nedeniyle yapımcıların yanında olduğunu beyan etti. CGV Mars bunu sürdürürse bir bütün olarak Türk sineması kaybeder. Büyük film yapılamayacak hale gelindi. Büyük bütçeli filmler olmazsa, sinema sektörü çok zor duruma düşer. CGV Mars’ın yaptığı tek taraflı uygulamalar sonunda yapımcının hak etmiş olduğu telif bedeli hep aşağıda tutulmuştur. Bir şekilde hakkı yapımcılarımızın elinden alıyorlar. Bu böyle devam ederse, biz de hukuki haklarımızı savunmaya başlayacağız. Kendilerinin yapımcılar veya yetkilendirdiği dağıtımcılarla yazılı sözleşme imzalamaları gerekiyor. Kanun bunu emrediyor. Burada devletin de kaybı var. İndirimi sadece biletten yaptığınızda devletin yüzde 10’luk rüsum hakkını da kaçırıyorsunuz. Tüm bunlar için ilgili kurumlara başvurularımızı yapacağız. Biz yasal çerçevesince davranıp haklarımızın peşindeyiz. Bu noktada Türk halkının da desteğini istiyoruz.” Gün, TBMM’ye sevk edilmiş olan 5224 sayılı Sinema Kanun teklifini de sonuna kadar desteklediklerini, kanunun sorunların çözümüne yardımcı olacağını söyleyerek, “Özellikle uzun reklam sürelerinin kısaltılması sayesinde seyircimiz filmlerimizi çok daha rahat izleyebilecektir. Şeffaflık konusu yasal bir zemine kavuşacaktır” açıklamasında bulundu.

basliksiz-7

TESİYAP Genel Sektereti Burhan Gün

YASA TASARISI SORUNU ÇÖZECEK Mİ?

BKM CEO’su Zümrüt Arol Bekçe de konuyla ilgili çözüm önerilerini şöyle ifade etti: “Kampanya, toplu satış ve online bilet satışı konularını da kapsayan yeni sinema yasa tasarısını sektör adına son derece olumlu buluyor, inanıyor ve destekliyoruz.” Bekçe’nin değindiği yasa tasarısının 8’inci maddesi, tam olarak yaşanılan sorunla ilgili… Tasarının söz konusu maddesinde şöyle deniliyor: “Sinema salonu işletmecileri tarafından uyulması gereken reklam, fragman ve film arası süreleri belirlenmiş, izleyici sayısının artırılmasına yönelik kampanya ve toplu satış faaliyetlerinin ancak filmin yapımcısı ve varsa dağıtımcısı ile yapılacak sözleşmeler aracılığıyla gerçekleştirilebileceği hüküm altına alınmıştır.”

zumrut-akce

BKM CEO’su Zümrüt Arol Bekçe

TEKELLERİN PAY SAVAŞI

Okan Üniversitesi Sinema-TV Bölüm Başkanı ve sinema yazarı Yrd. Doç Dr. Murat Tırpan, Mars grubunu satın almış olan CGV’nin şu anda Türkiye'de koltuk sayısı açısından düşündüğümüzde tekel durumunda olduğunu, Türkiye'deki 306 bin koltuktan 121 binini elinde bulundurduğunu belirterek, “Nitelikli koltuk diyebileceğimiz, yani sinemaya daha çok gidilen ve biletlerin pahalı olduğu İstanbul gibi büyükşehirlerde bu oran daha da yüksek. Sinema reklam gelirlerinde ise yüzde doksan pay CGV'nin. Dolayısıyla CGV dışında bağımsız filmlerin Türkiye'de yaşama şansı çok düşük. Örneğin, Mecidiyeköy-Maslak hattındaki altı sinema kompleksinin dördü CGV'ye ait” dedi. Bilet başına aldıkları payı beğenmeyen BKM, Fikir Sanat, Boyut Film, Çamaşırhane Film gibi yapımcıların sinemamızı domine ettiğini ve bağımsız filmlere şans tanımayan işler ürettiğini söyleyen Tırpan, şöyle dedi: “Örneğin Müslüm filmi nedeniyle birçok bağımsız yapım vizyon takvimine girme şansı bulamadı ya da riski alarak battı. Yapımcılar bilet başına CGV'den aldıkları 5 TL civarındaki payı beğenmiyorlar ve mısır gibi promosyonlardan kazanılan paranın da kendilerinin hakkı olduğunu düşünüyorlar, öte yandan dağıtımcı CGV bunun bilet sayısını arttıran bir yöntem olduğunu iddia ediyor. Aslında durumu Türk sinemasının tekellerinin kim daha çok pay almalı savaşı olarak değerlendirmek doğru olur. Zaten tartışmanın iki tarafı aslında düşman değil, ortaklar. CGV'nin yapımcılık işine de girdiğini, bu büyük yapımcıların filmlerinin bazılarına ortak olduğunu akılda tutmak lazım. Yılmaz Erdoğan ‘Bu durum sinemayı bitirecek’ şeklinde bir açıklama yapmış, aslında sinemayı bitiren büyük yapımcılar ve CGV'nin danışıklı dövüşüdür.”

murat-tirpan

Yrd. Doç Dr. Murat Tırpan