Bu web sitesi ne yazık ki Internet Explorer 9 ve altını desteklememektedir. Lütfen web tarayıcınızı Internet Explorer 10 ve üstü bir sürüme yükseltiniz.
Mehmet Günsür endişeli: ‘Dünyanın durumu da hiç parlak değil’
Mehmet Günsür endişeli: ‘Dünyanın durumu da hiç parlak değil’
Martıların Efendisi filmiyle sinemaseverlerin karşısına çıkan Mehmet Günsür, canlandırdığı karakter için "Don Kişot'a benzetiyorum. ‘Martıların Efendisi’, kendi yarattığı dünyada çok doğru değerlerle hareket eden biri. Adalet, sevgi, iyilik... Ama bütün bunları kendince farklı şekillerde kodlamış. Film, dünyayı toplum için aykırı ama kendi dünyasında bir o kadar normal bir adamın gözüyle görme olanağı sağlayacak. Filmin bu özelliği de başlı başına heyecan verici" dedi.
Kültür Sanat 23 Aralık 2017 - 15:02

Habertürk’ün haberine göre, “Aktörlükte her yeni yapımda kendini bir şekilde değiştirmek vardır. Ben bir hamurum. O hamuru da yönetmenimiz istediği şekilde yoğurmalı” diyen Mehmet Günsür, fiziksel olarak da kendisini değiştirmeyi sevdiğini belirterek, “Risk almayan oyuncular sadece Türkiye'de değil ki. Dünyanın her yerinde öyle oyuncular var. Onların kötü oyuncu olduğunu söylemiyorum. Riske girmeyen oyuncular her filmlerinde aynıdır. Ben o aynılığı tercih etmiyorum. Örneğin Meryl Streep her filmde farklı biridir. Tom Cruise ise hemen hemen aynı. Bizi hiç şaşırtmasa da Tom Cruise'un kötü bir oyuncu olduğunu söyleyebilir miyiz? Canlandırdığım karakterin dünyasına ne kadar girersem o kadar mutlu oluyorum. Bu mesleği de işte bu yüzden yapıyorum. Ben oyuncuların profesyonel bir şizofren olduğunu söylüyorum” açıklamasını yaptı.

‘OLAĞANÜSTÜ BİR AİLEM VAR’

Aktörlüğün kutsal bir meslek olduğunu düşünen Günsür, “İnsan, ölene kadar değişen bir yaratıktır. Olağanüstü bir ailem var. Hayatımın en büyük değişikliği de ailemin olması olmuştur. İyi bir eşe, sağlıklı 3 çocuğa sahip olmakla yaşanan değişikliği kelimelendiremem” dedi.

‘PROBLEMLER MUTLULUĞUMU ZEHİRLİYOR’

Eşi ve kayınbiraderleriyle internet için ‘Kanaga' adlı 13 bölümlük bağımsız bir dizi çektiklerini ve bu dizinin önümüzdeki Mart ayında Türkiye’de yayınlanacağını açıklayan Günsür, şöyle dedi: “Kendimi dünya insanı olarak görüyorum. Kendimi tek bir yere ait hissetmiyorum. Dünyanın bütün problemleri mutluluğumu zehirliyor. Dünyanın içinde bulunduğu durum da hiç parlak değil. Politik, ekonomik ve eğitim sistemlerinin artık eskidiğini düşünüyorum. Bıçak kemiğe dayandığı için bir değişim içine girildiğini de görüyorum ama sonuçlarının yarısını bile görmeye ömrümüz yetmeyebilir. Bir insan bile dünyayı değiştirebilir. Hiçbirimizin Nelson Mandela'dan farkı yok. Çocuklarıma güzel bir dünya için gerekli olan bütün değerleri aşılıyorum. Empati, yardımseverlik, hak yememe… Anladığımız anlamda dünyanın işleyiş sisteminin sonuna geldik” açıklamasını yaptı.

‘ÖLENE DEK ÖĞRENECEĞİZ’

“Para üzerine dönen bir sistemin sonuna gelindi. İnsanların önemli olanın para değil, insanca yaşamak ve yaşatmak olduğunu görmesinin zamanı geldi” ifadelerini kullanan Günsür, “İnsanlık tarihi kadar eski o savaşta hep iyilerin kazandığını düşünmüyorum. Bir şey ancak zıttıyla var olabilir. Karanlık da ışık için gereklidir. Doğru ışığa giderken bir sürü yoldan geçiyoruz. Bazen ortaçağda olduğu gibi bin yıllık karanlık bir dönem olabiliyor ama arkasından ışık geliyor. İyi insanların görevleri kötülüklerin içinde kendilerini korumayı öğrenmek ve kendi etraflarına iyilik vermektir. Güzel bir söz vardır: ‘Bir doğruyu belirlemenin en iyi yolu önce onun karşıtını belirlemektir.' Benim metodum kötülüğün zıttı olan duyguları yücelterek kötülere karşı ışıkla savaşıp kötülüğe karşı çekimser kalmamaktır. İnsanların yolculuğu tam anlamıyla bir şekilde kendisini tanıdıktan sonra başlıyor. Kişi kendisinin ne olduğunu bilirse o zaman problemlerinin ne olduğunu ve onları nasıl çözebileceğini net olarak görür. Elbette kişi kendisine karşı dürüst olursa… İlerleyen yıllar bana elzem olarak bunu öğretti. Öğrenmek bitmiyor elbette. Ölene dek öğreneceğiz.”