Bu web sitesi ne yazık ki Internet Explorer 9 ve altını desteklememektedir. Lütfen web tarayıcınızı Internet Explorer 10 ve üstü bir sürüme yükseltiniz.
‘Müzik üretmek benim için en güzel kaçış yeri’
‘Müzik üretmek benim için en güzel kaçış yeri’
Türk müziği geçtiğimiz ay yeni bir sesle tanıştı. Öznil'in ilk teklisi Biri Giderken, Ada Müzik etiketiyle yayınladı. 24 yaşındaki şarkıcı, müzikle nasıl ilgilenmeye başladığını, ilk teklisinin nasıl ortaya çıktığını, edebiyat ile ilişkisini, önümüzdeki dönemdeki planlarını sozcu.com.tr'ye anlattı...
Sercan MERİÇ
Kültür Sanat 19 Mart 2020 - 12:53

Müzikle profesyonel bir şekilde ilgilenme kararını nasıl verdiniz?

Aslında çok küçük yaşlardan beri müzikle ilgileniyorum. Dönem dönem amatör çalışmalarımı bir üst seviyeye ve profesyonel platforma taşıma fikrim olsa da, bir türlü doğru bileşenler bir araya gelmiyordu. Her açıdan oldukça karmaşık bir dönemde, içinde bulunduğum ve beni fazlasıyla boğan, her şeyden kendimi soyutlamak istediğimde ve kendimce doğru zaman, doğru anın içinde bulunduğumu hissettiğimde süreç başladı. Bu da bir okul günü, dersteyken verdiğim bir karar oldu. Zamanlama garip, an ise doğruydu. “Şimdi başlama zamanı!” dedim ve başladım.

İlk tekliniz Biri Giderken'i ne zaman yazıp bestelediniz?

Şarkının ilk cümlelerini bundan yaklaşık 3 sene önce yazmış ve o haliyle bir kenara bırakmıştım. Sonra başka şarkılar yazdım, besteledim, bazılarını tamamladım. 2 sene boyunca o kenarda duran 3-5 satıra bir gecede kalan dizeleri yazdım, bestesini yaptım ve Biri Giderken tamamlanmış oldu. Başta Miraç Yavuz ve Selim Aydın olmak üzere çok değerli dokunuşlarla birlikte bundan 4-5 ay önce şarkı son halini aldı ve daha ilk çalışmamda Ada Müzik gibi bir aileye dahil oldum.

Şarkının bir yaşanmışlığı var mı?

Biri Giderken biraz yaşanmışlık içerirken, biraz da kendi süslemelerim, eklemelerim ve hayal gücümü içeriyor. Yukarıda belirttiğim gibi şarkıyı birden yapmamıştım. Faz faz oldu, parçalar bir araya geldi.

‘YAŞANMIŞLIKLARDAN DAHA FAZLA BESLENİYORUM’

Bestelerinizi yaparken yaşanmışlıklar üzerinden mi, yoksa ağırlıklı olarak gözlemler üzerinden mi ilerlersiniz?

Biri Giderken her iki durumu da yansıtıyordu, ama ben sanırım yaşanmışlıklardan daha fazla besleniyorum. Yaşadığım bir olayı, bir hissiyatı sözler ve notalarla buluşturmayı seviyorum. Sık sık şarkı yapmayı hedeflediğim için sürekli yaşanmışlıklara sırtımı dayayamayacağımın farkındayım. Bu yüzden gözlemler ve tanık olduğum hikayeler üzerine şarkı yazmayı da geliştirmeye çalışıyorum. Hayal gücümün daha fazla devrede olduğu eserler de yakındır.

Edebiyatla/felsefeyle aranız nasıl? ‘'Değişmeyen tek şey değişmiş aslında'' cümlesiyle felsefeye de göz kırpıyorsunuz sanki…

İşin sonunda olayları doğru çözümlemeyi başarmış oluyor muyum bilmiyorum ama düşünmeyi çok seviyorum. Zaten, saçma veya değil, sürekli sorular soran biriyim. Bu da özellikle felsefeden çok da uzak olamayacağımı hissettiriyor bana. Evet, şarkı çıktıktan sonra en çok kurcalanan özellikle o cümle oldu. Twitter'da dile getiren, şarkının o kısmına mesajlarında yer veren epey kişi var. Ucunu çok açık bırakmak istedim. Çünkü şarkının ikili bir ilişkinin bitişini vurguladığını düşünürsek ve bir tarafın gidişinin kalan tarafa hissettirdiklerini, şarkının da kalan kişinin gözüyle yazıldığını düşünürsek değişim herkes için çok farklı bir hali simgeliyor olabilir. Belki hayaller, belki fedakarlıklar, belki tüm “iyi ki olmuş her şey”ler, belki de sevgi.

‘TEOMAN İLE AYNI SAHNEDE OLMAYI HAYAL EDİYORUM’

Örnek aldığınız bir müzisyen var mı? Ya da aynı sahneyi paylaşmayı hayal ettiğiniz?

Gerçekten Teoman'la büyümüş olabilirim. Onun kasetleri, CD'leri, odamın duvarında yıllarca duran posterleri… Hani hep anlatılır, herkes de söyler ya; elime bir nesneyi mikrofon gibi alıp şarkı söylediğim en eski anım, çok net hatırlıyorum “Oooo Papatya, seninle kim kalacak.” O zamanlardan bu zamanlara değişen ya da eksilen hiçbir şey olmadı. Kesinlikle aynı sahnede olmayı hayal ettiğim isim Teoman.

Sizin için müzik üretmenin anlamı nedir? Kendinizle ve dünyayla ilişkilendirdiğinize bir amaç uğruna müzik yaptığınızı ifade edebilir misiniz?

Bence herkesin gündelik ya da özel hayatındaki sorunlardan bir şekilde kendini soyutlayabileceği bir kaçış alanına ihtiyacı var. Çünkü bazen ne kadar konuşursanız konuşun, anlatırsanız anlatın, aslında ne tam olarak derdinizi anlatabilmiş hissedersiniz, ne de karşıdakinin anlamış olduğunu. Ama bu durumun huzursuzluğu da çoktan içinizde yer etmiş olur genelde. İşte tam bu hisler içindeyken de müzik üretmek benim için en güzel kaçış yeri oluyor. İnanılmaz rahatlıyorum. Bir şeyler karalayıp, devam edebiliyorum. Özel bir amaç edinmesem de güzel bir sonuç çıkardığımı düşünüyorum; Belki başkalarının da anlamlandıramadıkları durumları kendimce anlamlandırıp ‘'Evet işte ben de böyle hissetmiştim.'' demelerini sağlamak gibi…

Biri Giderken'in ardından yakın zamanda yeni bir şarkı yayınlayacak mısınız? Ufukta bir albüm var mı?

Planımız bu ayın sonuna doğru, yavaş yavaş ikinci şarkıya başlamış olmaktı. Yine söz ve bestesi bana ait bir şarkı, ama tüm dünyadaki üzücü gündem dolayısıyla biraz askıya almak zorunda kaldık. Bu sene için bir albüm planım yok. Şimdilik single şeklinde gideceğiz ama daha sonra neden olmasın? Canlı şarkı söylemeyi çok sevdiğim için değerli ekibimle 3-4 şarkıyı performe edip, bunları da video şeklinde yayınlamayı planlıyoruz. İki tekli arasında bir de bunu projelendiriyor olacağım.

RADYO SAYESİNDE İŞİN MUTFAĞINI DİNLEDİM

Okulunuz sürüyor, aynı zamanda üniversite radyosunda da program yapıyorsunuz. Radyo ne ifade ediyor sizin için? Bir müzisyene kattıklarını nasıl tarif edersiniz?

Programı en yakın arkadaşımla birlikte yapıyoruz. Ve stüdyonun içine girip, kapıyı kapattığımız an, playlist’i hazırlayıp, yayına başlamak için dakika saydığımız o süreçte aslında ikimiz de hep aynı şeyi konuşuyoruz. Gerçekten burası tam olarak hayatın içinden belki birkaç saat kendimizi çekip alabildiğimiz, dinlenebildiğimiz ama dinlenirken çok eğlendiğimiz bir kaçış alanı. Zaten programımızın adı da “Bi' Şekil Kaçışlar”. Radyo sayesinde severek dinlediğim pek çok sanatçıyla yayın yapma, tanışma, sohbet etme şansı buldum. Onların müzik bilgilerinden ve bu sürecin işleyişinde karşılaştıkları tüm deneyimlerden olabildiğince beslenmeye çalıştım. İşin mutfağına girmeden, mutfağını dinledim, fikir sahibi oldum. Bu yola çıkmadan, epey püf noktayı öğrendim, hepsinden önemlisi radyo programı yapmasaydım, belki de hiç denk gelmeyeceğim güzel şarkılara, güzel sözlere, güzel melodilere denk geldim çünkü radyoculuğun doğası gereği normalden fazla şarkıyla iç içe olunuyor.

Son güncelleme: 13:13 - 19.03.2020