Bu web sitesi ne yazık ki Internet Explorer 9 ve altını desteklememektedir. Lütfen web tarayıcınızı Internet Explorer 10 ve üstü bir sürüme yükseltiniz.
Net bir kültür politikamız yok
Net bir kültür politikamız yok
Ahmet Güneştekin, Türkiye’nin en çok tanınan ressamlarından biri. Eserleri dünyanın en saygın galerinde de sergileniyor. Sanatçının farkını ortaya koyduğu temel nokta ise Anadolu’dan beslenmesi. Anadolu’nun sözlü kültürünü tuvaline taşıyan Güneştekin ile Batman’da açmayı planladığı müzeden sanat kariyerine, ‘Çürüme’ isimli kısa filminden Yaşar Kemal’le olan hukukuna değin birçok konuda konuştuk...
Sercan MERİÇ
Kültür Sanat 1 Nisan 2018 - 02:29

– Geçtiğimiz günlerde doğduğunuz topraklarda, Batman'daydınız. Orada gördüğünüz yoğun ilgi karşısında neler hissettiniz?

Batman, sanatsal dilimi oluşturma serüvenime başladığım yer, evim, diğer bir deyişle ilk evrenim. Düş kurmaya başladığım, anılarımın da ötesinde psikolojik dünyama kaydolmuş ve bugünkü deneyimlerimi şekillendirmeye devam eden yer. Batman Belediyesi tarafından adımın bir kültür sanat merkezine verilmesi beni bu nedenle düşünemeyeceğim kadar çok onurlandırdı. Doğup büyüdüğüm ve yaşam macerama başladığım şehrin kültür ve sanat yaşamına bir katkım olacağı için çok mutluyum.

yoktunuz-never-there-1

– Batman'da bir müze kurma hayalinizden bahsettiniz. Nasıl bir müze hayal ediyorsunuz?

Yüksek mekanda, Hasankeyf'i gören açıda inşa edilecek bir dünya müzesi hayal ediyorum. Burası sadece arkeolojik buluntuların sergilendiği bir müze olmamalı. Yenilikçi ve modern bir anlayış benimsenmeli. Sahip olduğumuz çok kültürlü yaşamın binlerce yıllık değerleriyle bugünün çağdaş temsil biçimleri de müzenin kurgulanma sürecine dahil edilmeli… Birkaç ay önce Fransa Cumhurbaşkanı Macron, Afrika ülkelerine ait eserleri iade edeceklerini söylemişti. Fransa'nın sömürge politikalarına ek yeni bir denklem de olabilir bu ama önemli olan kültür ürünlerinin üretildiği kaynaklara dönüşü gibi yeni ve farklı bir paradigmaya işaret etmesi. Kültür ürünlerimizi kendi sembolik evrenimizde göstermek için bir müze inşa etmek istiyorum. Toplumsal düzeyde müze görgüsünün gelişimine olanak sağlayacak koşulların bireysel haklarımızdan biri olduğunu düşünüyorum.

Tanınmışlık ruhumda bir değişiklik yaratmıyor

– Türkiye'nin en çok tanınan ressamlarından biri olmanın avantajları ve dezavantajları neler?

Yaşamı kolaylıklarına ya da zorluklarına göre değerlendirmiyorum. Hayatı tanınmışlık üzerinden algılamıyorum. Zaman ve koşulların ruhumda bir değişiklik yarattığını da hissetmiyorum.

curume-decay-4

– Dünyanın çeşitli yerlerinde eserleriniz sergileniyor. Dünya ölçeğinde size ve eserlerinize yönelik yaklaşım nasıl?

New York merkezli Marlborough Gallery ve Berlin merkezli Galerie Michael Schultz başta olmak üzere çok sayıda galeriyle çalışıyorum. Çalıştığım galeriler son on yıldır New York, Venedik, Berlin, Miami, İstanbul, Hong Kong, Barselona, Budapeşte ve Madrid gibi global sanat merkezlerinde işlerimi sergiliyor. Zaman ve mekandan bağımsız olarak, işlerime gösterilen ilginin sürekliliğini izleyiciyle iletişim gücü yüksek işler üretiyor olmama bağlıyorum.

– Bize biraz da ‘Çürüme' isimli kısa filminizden bahseder misiniz?

Fikirlerin birbirinin yerine geçebileceğini kabullenmemekte ısrar ettiğimizde, düşüş ve yıkım başlıyor. Bir inanç tarafından ele geçirilip onu ötekilere iletmeye çalışan insan böyle doğuyor. Düşlerimizin ve çıkarlarımızın nesnelerini kayıtsız şartsız şeyler haline getiriyoruz. Hoşgörüsüzlük, ideolojik taviz vermemezlik veya din yayıcılığı şevki insani olmayan temelini açığa vurmasın. Ancak, bir Tanrı ya da Tanrı taklitleri adına insanlar öldürülüyor günümüzde. ‘Çürüme' filminde göstermeye çalıştığım, bugün biz bu düşüşü sadece toplumsal düzeyde değil bireysel düzeyde de yaşıyor ve içselleştiriyoruz. Görmediğimiz, bakmak istemediğimiz, hatta haberdar olmadığımız her barbarlık en önce ruhumuzu çürütüyor.

yasar-kemalsonn

Yaşar Kemal bir öğreticiydi

– Yaşar Kemal ile çok özel bir hukukunuz vardı. Şimdi Yaşar Kemal deyince ne hissediyorsunuz?

Yaşar Kemal benim için bir öğreticiydi. Sanat dilimi oluşturma serüvenimde karşılaştığım direnç noktaları onun için çok tanıdıktı. Her zaman köklerime dönüp daha yakından bakmam gerektiğini, bu bakışların yeni şeyler keşfetmemi sağlayacağını söylerdi. Bu nedenle ürettiğim işlerle ilişkim, belleğimin ilk oluştuğu çocukluk evime kadar gider.

– Bu yıl eserlerinizi nerelerde görebileceğiz?

MPV Gallery 15 Nisan'a kadar devam edecek. ‘Kişisel Mitolojiler' adlı sergime Den Bosch'taki galeride yer veriyor. Galerie Michael Schultz 25 Mayıs-6 Haziran tarihleri arasında Kunsthalle Brennabor'da işlerimi sergileyecek. 20-23 Eylül tarihleri arasında ise işlerim her yıl olduğu gibi Contemporary Istanbul'da Marlborough Gallery'nin grup sergisinde yer alacak.

ag-portre-4

Yolumuz çok uzun

– Türk toplumunun resim sanatına ilgisini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Net, keskin çizgilerle belirlenmiş bir kültür politikamız yok ne yazık ki. Dolayısıyla kültür politikalarının öncelikleri arasında kabul edilen, kültür-sanata erişim, katılım olanaklarının geliştirilmesi ve kültürün demokratikleştirilmesi konusunda izlenmesi gereken yolumuz çok uzun.

Son güncelleme: 11:15 - 01.04.2018