Bu web sitesi ne yazık ki Internet Explorer 9 ve altını desteklememektedir. Lütfen web tarayıcınızı Internet Explorer 10 ve üstü bir sürüme yükseltiniz.
Netflix ve BM Kadın Birimi Dünya Kadınlar Günü’nü kutluyor
Netflix ve BM Kadın Birimi Dünya Kadınlar Günü’nü kutluyor
Netflix ve Birleşmiş Milletler (BM) Kadın Birimi, eğlence sektöründe çığır açan 55 kadın tarafından hazırlanan özel bir koleksiyon yayınlıyor. “İzledi ve Başardı” koleksiyonu, Dünya Kadınlar Günü'nde öykü anlatımının gücünü ön plana çıkaracak...
Kültür Sanat 6 Mart 2020 - 07:51

Netflix, dizilerin, belgesellerin ve filmlerin yer aldığı “İzledi ve Başardı” adlı özel koleksiyonunu yayınladı. Tüm yıl boyunca izlenebilecek olan bu koleksiyon, kamera karşısında veya arkasında çalışan kadın yaratıcılar tarafından bir araya getirildi. Sophia Loren, Janet Mock, Salma Hayek, Yalitza Aparicio, Millie Bobby Brown, Laurie Nunn, Lana Condor, Petra Costa ve Ava DuVernay bu yaratıcılardan sadece birkaçı. Projeye Beren Saat ve Hazar Ergüçlü de destek veriyor.

BM Kadın Birimi Genel Müdür Vekili Anita Bhatia şunları söyledi: “Bu iş birliği, kadınların öykülerini anlatmayı ve onları tüm farklılıklarıyla ekrana taşıma konusunda yaşanan zorlukları aşmayı hedefliyor. Buradaki amacımız, görünmez olanı görünür kılmak. Ayrıca gerçekten gelişmiş bir topluma ulaşabilmek için kadınların ekranda, kamera arkasında ve genel olarak öykülerimizde temsil edilmesinin ve bu süreçlere tam olarak dâhil edilmesinin gerektiğini kanıtlamayı da hedefliyoruz.”

Bu yılki teması “Nesiller Boyu Eşitlik: Kadın Haklarını Gerçeğe Dönüştürmek” olan Dünya Kadınlar Günü için hazırlanan koleksiyon, bizlere ilham veren kadınlara esin kaynağı olan öyküleri öne çıkarıyor. Bu diziler, filmler ve belgeseller (Unbelievable, Luna Nera ve Followers'tan Orange Is the New Black, Lionheart ve Sex Education'a) genellikle zorlu konuların ele alındığı önemli diyalogları tetikledi. Bu diyaloglar, dünyayı görme şeklimizi sorgulamamıza yardımcı oldu.

Aktris Laverne Cox şunları ifade etti: “Gerçek demokrasi için, herkesin tam olarak temsil edildiği bir dünya kurmamız gerekiyor. Kim olduğumuzu gerçekten görebildiğimizde, zihnimizde hem kendimiz hem de birbirimiz için sonsuz imkânlar canlandırabiliriz. Orange Is the New Black, projenin başındaki Jenji Kohan ile yapımda görev alan kadın yönetmenler, senaristler, yapımcılar ve teknik ekip üyeleri sayesinde kendimi bir kadın olarak gerçekten güçlü hissettiğim ilk proje oldu. Öykülerin birbirinden oldukça farklı olan kadınlara eşsiz bir şekilde odaklanması da buna katkıda bulundu. Bu dizi, trans olduğunu gizlemeyen siyahi bir kadın olarak benim için bir alan ve platform sağladı. Böylelikle dizi, trans olduğunu gizlemeyen her ırktan kadına gerçekten insani bir çerçeveden bakılmasını sağladı.”