Bu web sitesi ne yazık ki Internet Explorer 9 ve altını desteklememektedir. Lütfen web tarayıcınızı Internet Explorer 10 ve üstü bir sürüme yükseltiniz.
Nükleer mi? Sinop’a mı? Oldu Canım!
Nükleer mi? Sinop’a mı? Oldu Canım!
Sinop, Nükleere karşı sesini tüm Türkiye'ye duyurmaya devam ediyor...
Gamze KAYA
Kültür Sanat 3 Aralık 2016 - 15:05

“Sensiz Bir Eksiğiz” sloganıyla açılan doğa dostu sergi, Türkiye'nin çeşitli bölgelerinde halkla buluşuyor.

kapak

Sinop’a kurulması planlanan nükleer santrale karşı sanatıyla savaş açan belgesel fotoğrafçı Volkan Atılgan, insan ve doğa yaşamı için büyük bir tehdit unsuru olan nükleeri fotoğraflarla anlatıyor. Nükleer santralin Sinop’tan alıp götüreceği güzellikleri ve yenilenebilir enerji kaynaklarının, kirli nükleer güç santraline alternatif olması konusunda da duyarlılık oluşturmayı amaçlayan sergi, Jülide Karyağış’ın Sinop’a ait doğa görsellerinden oluşuyor.

Mobil Hayatlar, Mobilize Fotoğraflar’ın hikayesi anlatır mısınız ?

Nükleere dur demeye çalışıyoruz. Bugüne kadar Türkiye genelinde dokuz sergi açtık. Jülide Karyağış ile bir araya gelerek sergimizi daha da zenginleştirdik. Nükleere savaş açarken, sergimizi bir galerinin içine hapsetmek istemedik. Yoldan geçen bütün vatandaşların ilgisini çekmekti önceliğimiz. Sergiyi açıp, 15 dakikalık bir kokteylin ardından 20 dakikalık bir dedikodu sanatından sonra bırakıp kaçmadık sergimizi. Ziyaret eden herkesle sohbet ettik, her karenin hikayesini anlattık. Ne yazık ki korkunç bir korku psikolojisi var insanların üzerinde. Böyle bir projeye bile tedirgin yaklaşabiliyorlar. Ancak biz durmadan çalışacağız.

sinop2

Nükleer santrale karşı tavır sergilemekte bireylerin üzerine düşen sorumluluk nedir size göre ?

Nükleer güç santrali için Türkiye’de iki şehir belirlendi biliyorsunuz. Biri Mersin Akkuyu, diğeri Sinop İnceburun. Bu gücün, Türkiye’nin devlet politikalarında ne kadar yeri olduğunu hepimiz biliyoruz. 50’li, 60’lı yıllardan bu yana, parlamentoda yürütülen tartışmalarda bir adım öteye gidemedik. Hâlâ işgücünü dışarıdan almak gibi bir hevesimiz var. Zenginleştirilmiş uranyuma sahip değiliz. Konunun ehli olan, uzman mühendis kadromuz yok ama talebimizde ısrarcıyız. Tüm bunları yaparken iş ve işçi güvenliğinden bihaberiz. Hâlâ işçilerimizi asansörlerin içinde ölüme gönderiyoruz. Yüzlerce örnekten bahsedebiliriz işçi ölümleriyle ilgili… Çöplerin arasında hurda toplayan bir vatandaşımız bulduğu kobalt çubuğunu hurda zannederek radyasyona maruz kalıp can vermişti hatırlarsınız. Kayıp-kaçak bedelini toparlayamıyoruz. Karadeniz’de, boşa akıyor diye suların üstüne inşa edilen HES’lerin bedelini veremiyoruz. İnşasıyla doğaya en büyük zarar veren proje HES’tir. Fakat işletirken, iş tersine dönüyor. İhtiyacımız olan tek şey, insan ve doğa yaşamını tehdit eden sisteme karşı topyekün direniş göstermektir. Karadeniz başta olmak üzere, Türkiye’nin her yerinde nükleere karşı direnilmelidir.

Türkiye’nin birçok yerinde sergiler açtınız. Belediyelerin tavrı nasıldı? Gerekli desteği aldınız mı?

Özellikle CHP’li belediyelerden çok büyük destek aldık. İstanbul Kadıköy’de Aykurt Nuhoğlubu konularda çok duyarlıdır. Sanata ve toplum sorunlarına karşı ilgili başkanlar bizler için çok önemli.

sinopa

Kolektif bir çalışma ortamı yaratmışsınız… Volkan Bey ile nasıl bir araya geldiniz?

Jülide Karyağış: “Kadıköy’de Hayat, Kadıköy’de Sanat” adında bir sergi açmıştım. Fotoğraf çekmeyi sevenler için, Karadeniz eşi benzeri olmayan bir coğrafya. 250-300 fotoğraflık bir arşivim vardı Karadeniz temalı. Volkan’ın anlamlı çalışmasına foroğraflarımı katarak destek verdim. Nükleer sadece doğayı değil, insan yaşamını da tehdit eden bir sorun. Bize miras kalşan doğamızı, nükleere karşı sanatla savunduk.

sinop3

Cerattepe’de halk, Gezi tadında bir direniş sergiledi. Havvva Ana Artvin’in sembolü oldu… Aynı reaksiyonu Sinop’tan da görebilir miyiz?

Cerattepe güzel bir direniş örneği oldu. Öncesinde Gerze’de yaşandı buna benzer bir direniş. Karadeniz’e gidin, her ailede bir kanser savaşı verildiğini göreceksiniz. O insanlar seslerini çıkarmak zorundalar. Özellikle bölge kadınları, siyasal ve sosyolojik tercihlerini değiştirmeye çok açıklar.
Havva Ana’nın farklı formlarını Türkiye’nin birçok yerinde gördüm. Kadıköy Kalamış’taki sergimizde topuklu ayakkabılarıyla gönüllü olarak çalışan kadınlar bizler için çok umut vericiydi.

Serginin sonraki durağı nere olacak?

13 Ocak’ta Kartal’da olacağız. Daha sonra Maltepe Türkan Saylan Kültür Merkezi ve Sarıyer Kültür Merkezi’nde sergimiz ziyaret edilebilir.

Son güncelleme: 15:42 - 03.12.2016

Merakla beklenen Yılmaz Özdil'in son kitabı "Mustafa Kemal" Plus abonelerine hediye.