Bu web sitesi ne yazık ki Internet Explorer 9 ve altını desteklememektedir. Lütfen web tarayıcınızı Internet Explorer 10 ve üstü bir sürüme yükseltiniz.
Nur Fettahoğlu’ndan ‘annelik’ açıklaması
Nur Fettahoğlu’ndan ‘annelik’ açıklaması
Nur Fettahoğlu, anne olduktan sonra daha fazla empati yaptığını belirterek, kızı Elise'nin kendisinin hem dostu hem de suç ortağı olduğunu söyledi.
Kültür Sanat 8 Aralık 2019 - 09:55

Başarılı oyuncu Nur Fettahoğlu, MAG Dergisi’ne verdiği röportajda rol aldığı son yapım Babil ve kızı Elisa ile ilişkisine dair açıklamalarda bulundu. Fettahoğlu’nun röportajının satırbaşları şöyle:

‘ELİSE HEM EN YAKIN DOSTUM HEM SUÇ ORTAĞIM’

“Çoğunlukla kendi halimdeyim. Sakin bir yaşantım var. İçsel enerjimi resimle dışa vururken, beden enerjimi ve zihnimde biriken negatiflikleri sporla atıyorum. Tüm bunlar içinde yenileyici gücüm ise kızımdan geliyor.


Elise, benim hem oyun arkadaşım, en yakın dostum hem de suç ortağım. Bir birey olduğunu unutmadan, özgün ve olgun olmasını sağlayan aynı zamanda da kendi fikirlerini empoze etmeyen bir ebeveyn olmaya çalışıyorum. Sırtındaki el, ruhundaki güç oluyorum. Bir yandan bana ihtiyaç duyduğunda orada olmaya bir yandan da sağlıklı bir mesafe kurmaya çabalıyorum.

Anne olduktan sonra daha çok empati duyuyorum artık. Çizgilerim sertleşti, ama bir yandan da yumuşadı. Sınırlarım belirdi, ama bir yandan da silindi.

‘HER DENEYİMLE DEĞİŞİYOR, GELİŞİYORUM’

Her bir deneyimle değişiyor, gelişiyor, öğreniyorum. Hem mesleğimi hem de Nur'u buluyorum. Neredeyse her düşündüğümde beni duygulandıracak, burnumu sızlatacak kadar çok seviyorum işimi. Bu nedenle heyecanım ve öğrenme isteğim hiç bitmiyor.

Hep söylerim, ilk önce senaryonun derdi olmalı. Yapımcının ne istediğini bilmesi, oyuncuların aynı noktada buluşabilecek açıklığa sahip olması, yönetmenin hem kendi isteğini, hem de oyuncularının isteklerini güzel bir dille sunabilecek vizyonda olması gerekir. O kadar çok özneli ve o kadar çok parametreli bir işimiz var ki. Öte yandan, kağıt üzerinde her şeyin mükemmel olduğu bir şema işlemeyebilir ya da toplumda beğeni kazanamayabilir. Bazı yapımların tarif edilemez bir sinerjisi, bir aurası oluyor. Burada, büyü tozu mu dersiniz, şeytan tüyü mü dersiniz, bir gizli belki de sihirli yan var. Aura demiştim ya, işte tam o. Aurası ekranın ötesine geçebilen oyunculardan biri olmayı diliyorum.

‘KENDİMİ FAZLA DÖVERİM’

Kendimi biraz fazla ‘döverim'. Ama işe yarıyor. Önceleri bu eleştiri yıpratıcı olabiliyordu. Neredeyse anka kuşu misali, içimde kendimi yakıyor, sonra küllerimden yeniden var etmeye çabalıyordum. Artık, Nur'a daha yakınım, onunla savaşmak ve sürekli mücadele etmek yerine ona hak verip, onunla hareket ediyorum.”