Bu web sitesi ne yazık ki Internet Explorer 9 ve altını desteklememektedir. Lütfen web tarayıcınızı Internet Explorer 10 ve üstü bir sürüme yükseltiniz.
Osman Cemal Kaygılı’dan iki unutulmaz eser
Osman Cemal Kaygılı’dan iki unutulmaz eser
“İstanbul yazarı” denince akla gelen ilk isimlerden biri olan Osman Cemal Kaygılı’nın çoğu Yenigün gazetesinde yayımlanan şehir yazıları Köşe Bucak İstanbul' kitabında yayınlandı. Kaygılı, kült romanı Çingeneler’de gündelik hayatın önemli figürlerinden Çingenelerin kültürünü anlattı. İki kitap da Can Yayınları etiketiyle yayınlandı.
Kültür Sanat 9 Nisan 2019 - 12:18

İstanbul'un meşhur semtleri de var bu yazılarda, sadece ismi bilinen, gazete haberlerinde geçmeyen semtler de – hatta daha çok onlar. Kadıköy'ün Kadıköyü, Yakacık'ın üzüm bağı, Mecidiyeköy'ün mesire yeri olduğu zamanlardan kalma bir ağız tadı yolculuğu bu yazılar aynı zamanda. Semtlerin yanında, şehrin renkli sakinlerinin de köşe bucağı tuttuğu bir kitap. Bir zamanların İstanbul'unun meşhur simaları ilginç özellikleriyle Osman Cemal Kaygılı'nın eğlenceli kaleminde bugün, bir kez daha hayat buluyor.

Döneminin İstanbul'unun kıyısında köşesinde ne varsa, insanını, yemeğini, içme sularını, toplu taşıma araçlarını, her şeyini, “Aman, unutulmasın!” korkusuyla birer birer not düşüyor Osman Cemal Kaygılı. Bize de bir zamanların geniş, çok kültürlü, çok dilli İstanbul'u için bir kez daha iç çekmek kalıyor.


GÖRMEZDEN GELİNENLERİN ROMANI

Görmezden gelinenlerin, unutulanların yazarı Osman Cemal Kaygılı, kült romanı Çingeneler'de gündelik hayatın önemli figürlerinden Çingenelerin kültürüne değdiriyor kalemini. Yazar, birlikte yaşadığımız ama haklarında neredeyse hiçbir şey bilmediğimiz İstanbul Çingenelerinin günlük yaşamı, kültürü, müziği, eğlencelerini; müziğe tutkun, araştırmacı bir gencin hikâyesiyle birlikte, ilginç bir kurguyla anlatıyor ve okuyucularını bir zamanların İstanbul'unda keyifli bir yolculuğa çıkarıyor.

“Ben bu işi salt musiki merakı yüzünden takip ediyorum; onun için ne yapıp yapıp bizdeki şu bohem hayatını, Çigan hayatını beş-on güne kadar yakından inceleyeceğim, bakalım bahtımıza neler çıkacak! Zaten meşhur sözdür: Çingene'nin zurnasında peşrev olmaz, ne çıkarsa bahtına!”