Bu web sitesi ne yazık ki Internet Explorer 9 ve altını desteklememektedir. Lütfen web tarayıcınızı Internet Explorer 10 ve üstü bir sürüme yükseltiniz.
Sadık Gürbüz: ‘Çağdaşlıktan uzaklaşıyoruz’
Sadık Gürbüz: ‘Çağdaşlıktan uzaklaşıyoruz’
Türk halk müziğinin usta ismi Sadık Gürbüz, "Sanatçı ya da sanatla uğraşan kişinin iktidar yalakası olması çok utanç verici. Eğer kendine sanatçı diyorsa bu çamurdan uzaklaşmalı" dedi. 
Kültür Sanat 14 Nisan 2018 - 13:14

Cumhuriyet’ten Ali Açar’ın haberine göre, Türk halk müziğinin usta isimlerinden birisi olan Sadık Gürbüz, Ankara’da verdiği konser sonrasında birtakım açıklamalarda bulundu. AKP'li belediyelerin kendisine konser için salon vermediğini anlatan Gürbüz, çok sesli büyük bir konser verme hayali olduğunu açıkladı.

SHP'nin güçlü olduğu bir dönemde Erdal İnönü ile aralarında geçen bir konuşmayı anlatan Gürbüz, “Erdal Bey sizi destekliyoruz. Ama bizim desteğimiz siz iktidara gelene kadar. İktidara geldiğinizde yine sizi eleştireceğiz’ dedim. Erdal bey ise gülerek ‘Size yaraşan da budur. Tabii ki eleştireceksiniz’ yanıtını vermişti. Siyasetin inceliği ve nezaketi buydu. Sanatçı ya da sanatla uğraşan kişinin iktidar yalakası olması çok utanç verici. Eğer kendine sanatçı diyorsa bu çamurdan uzaklaşmalı. Sanatçı her zaman halkın yanında, halkın düşüncelerini dile getiren, onu çağdaş uygarlığa götürürken gerek yaşam gerekse bilgisini sunan insandır. İktidarın kuyruğuna takılarak gitmesi onun ömrünü iktidarların sonuna kadar götürür. Halkın sanatçıları ise yaptıkları ile her daim gönüllerde yer alır” dedi.

‘DEMOKRASİDEN UZAKLAŞIYORUZ’

“Bugün bulunduğumuz yönetimin demokrasi, hukuk, insan hakları ve çağdaşlıktan uzaklaştığını görüyoruz. Bu baskılar ülke adına kabul edilebilir bir durum değildir” diyen Gürbüz, açıklamalarını şöyle sürdürdü:

“Tiyatroda, sinemada ve müzik yaptığımız yerlerde birtakım engellemeler yaşıyoruz. İktidarın yönetimindeki belediyelerde salon bulamıyoruz. Bir keresinde salona ihtiyaç var denilerek sözleşmemiz iptal edildi. Aslında baskının ve sansürün ardında eleştirilmek korkusu var. İnsanları bir araya getirip birlikte bir şeyler söylemek, düşünmeye itmek ve hatta soru sormaya yönlendirmek iktidarların sonu anlamına geliyor. Ana muhalefet partisine ‘Vatan haini' deme cüretini kendinde buluyorlar. Partilerin isminde sosyalist ya da komünist gördükleri zaman çılgına dönüyorlar. Bütün baskıların tek nedeni var, iktidarlarını kaybetmek.”