Bu web sitesi ne yazık ki Internet Explorer 9 ve altını desteklememektedir. Lütfen web tarayıcınızı Internet Explorer 10 ve üstü bir sürüme yükseltiniz.
Sadri Alışık doğum gününde anılacak
Sadri Alışık doğum gününde anılacak
Türk sinemasının efsane oyuncusu Sadri Alışık, aramızdan ayrılışının 24. yılında ve 94. yaş gününde yarın Zincirlikuyu'daki mezarı başında anılıyor... Üstelik bu törene kendisi de Ah Güzel İstanbul filmindeki Haşmet İbriktaroğlu karakteriyle katılacak...
Yüksel ŞENGÜL
Kültür Sanat 4 Nisan 2019 - 17:36

Beyaz perdenin bütün renklerini üzerinde taşıyan büyük usta Sadri Alışık’ı 18 Mart 1995 tarihinde kaybetmiştik… Alışık, ölümünün 24. yılında 94. doğum günü olan 6 Nisan Cuma günü saat 12.00’de Zincirlikuyu’daki kabri başında anılacak.
Sinemaya 50 yıl emek veren ve 200 filme imza atan Sadri Alışık, o gün 34 AR 781 plakalı 1957 model Chevrolet Belair marka otomobilinin başında gelenleri bizzat selamlayacak. İstanbul Klasik Otomobilciler Derneği ve Sadri Alışık Kültür Merkezi’nin birlikte organize ettikleri bu törende ünlü oyuncu 1966 yapımı olan Atıf Yılmaz’ın yönettiği Ah Güzel İstanbul filminde canlandırdığı Haşmet İbriktaroğlu karakteriyle aracının başında olacak. Alışık’ın vücut ölçülerinde yapılan hiperrealist heykelinin üzerinde, film çekimi esnasında kullanılan palto, şapka, atkı, şemsiye gibi tüm kostüm ve aksesuarlar mevcut olacak.

Törende oğlu Kerem Alışık, torunu Sadri Alışık, filmdeki rol arkadaşı Ayla Algan, sanatçı dostları ve klasik araçlarıyla birlikte İstanbul Klasik Otomobilciler Derneği üyeleri hazır bulunacaklar…


HER ŞEY PAŞABAHÇE’DE BAŞLADI

Sadri Alışık, 5 Nisan 1925 tarihinde Paşabahçe'de dünyaya geldi. Önce tiyatro, sonra sinema oyuncusu oldu. Güzel Sanatlar Akademisi Resim Bölümü'nde eğitim görürken yüreğine tiyatro aşkı düştü. Eminönü Halkevi'nde amatör olarak sahneye çıktı. 1943 yılında Raşit Rıza Tiyatrosu'nda profesyonelliğe ilk adımını attı. Sinemaya ise 1945 yılında Faruk Kenç'in yönettiği ‘Günahsızlar' adlı filmiyle geçti. Sinemada asıl ününü ‘Turist Ömer' filmleriyle yapan Sadri Alışık, 1959 yılında Çolpan İlhan'la evlendi. Bu evlilikten, bugün oyunculukta babasının izinde olan Kerem Alışık dünyaya geldi. Yarım asır sinemaya hizmet eden ünlü oyuncu, hayatında en büyük üzüntüyü ‘En kral arkadaşım' dediği Ayhan Işık'ı 1979'da kaybettiği zaman yaşadı. 1990 yılında Amerika'da karaciğer nakli yapılan Alışık, 18 Mart 1995 tarihinde Amerikan Hastanesi'nde hayata veda etti.

Çolpan İlhan, Kerem Alışık ve Sadri Alışık

ALIŞIK KENDİ HAYATINI ANLATIYOR

24 yıl önce yitirdiğimiz Sadri Alışık'ın hayatından bazı kesitleri, kendisinin yıllar önce bu satırların yazarına yaptığı açıklamalardan öğrenelim…

“YEDİ YAŞIMDA NAŞİT’İ İZLEDİM”

Ben hayatta bilye oynamadım. Uçurtma uçurmadım. Diğer çocuk oyunlarını da bilmem. Bu yüzden bendeki oyuna hasret duygusu, bütün hayatım boyunca içimden çıkmadı. Belki de o yüzden oyuncu oldum. Henüz yedi yaşındayken Naşid Özcan'i tiyatroda seyrettim. Ve ertesi gün evimizin bahçesindeki sundurmanın altında kendi tiyatromu kurdum. Seyircilerim de mahalledeki arkadaşlarımdı. İlkokul üçüncü sınıfta ‘İstiklal' piyesindeki Adalı Halil rolünü bana verdiler. Bu benim hayatımdaki ilk rolümdü.

“ORTAOKULDA SİGARAYA BAŞLADIM”

İçkiyle tanışmam, önce kokusuyla oldu. Babam evde İstafilina ve Fertek adlı rakılardan içerdi. Onlardan yayılan anason kokusu beni etkilerdi. Ortaokula başladığımda gizli gizli sigara içmeye başladım. Tabii arkasından da içki geldi. Ve 50 yıl sürekli içki içtim.

“UŞAK OLUNCA HER GECE SAHNEDE DÜŞTÜM”

İstanbul Lisesi'nde okurken tiyatroya başladım. Okulda tiyatro olmadığı için Cağaloğlu Halkevi'nin tiyatro bölümüne yazıldım. Profesyonel olarak ilk rolüm ‘uşak' rolüydü. Oyuna çıktığım ilk gece heyecandan ayağım takıldı ve sahnede düştüm. Elimdeki kahve tepsisi bir yana, ben öteki yana savruluverdik. Allah'tan seyirci, bunu da rol sandı ve gülmeye başladı da vaziyeti kurtardım. Ama işin kötüsü sonraki geceler de benim hep düşmem istendi. Ve bu düşmelerde vücudumun çeşitli yerleri morardı, ezildi. Tiyatroyla okul birlikte yürümeyince, İstanbul Lisesi'nden ayrılıp Güzel Sanatlar Akademisi'ne geçtim.

İLK FİLMİMDEN 750 LİRA ALDIM

Sinemaya 1945'te çektiğim ‘Günahsızlar' adlı filmle girdim. 750 lira aldım bu filmden. Arkasından ‘Yayla Kartalı', ‘Günahsızlar' ve diğerleri geldi. Artık tanınıyordum. Sonra askere gittim. Ben askerdeyken Yeşilçam kurulmuş. Ayhan Işık, Muzaffer Tema, Turhan Seyfioğlu jön olmuşlar. Askerde Ahmet Güzelce diye bir arkadaş vardı. Çok disiplinsizdi. Selamını hep eğri verirdi. Bundan esinlenip yıllar sonra Turist Ömer'i yarattım.”

YALNIZLAR RIHTIMI’NDA ÇOLPAN’A AŞIK OLDUM

Çolpan İlhan'la aynı tiyatroda oynadık. Doğrusunu isterseniz ilk zamanlarda ne o benden, ne de ben ondan hoşlanmamıştık. Ancak birlikte oynadığımız ‘Yalnızlar Rıhtımı' filminde ona aşık oldum. İlişkimiz bir anda alevlendi ve 1959'da evlendik. Sonra Kerem doğdu. Oğlumla ilişkimiz hep mesafeleydi. Benden kaynaklanan bir hataydı bu. Çünkü babam da bana uzaktı. Kerem'i hep uyurken severdim.

SİNEMAMIZ YAPIMCILAR YÜZÜNDEN GELİŞEMEDİ

Bu meslek ihtiras mesleğidir. Batıdaki gibi, bizdeki oyuncular terbiyeli, kültürlü olmadıkları için, birbirlerinin ayağına çelme takmaya çalışırlar. Yapımcı kesimi ise, sinemacılığın sanat yanını düşünmeden bu işi soğan, patates satar gibi ticaret olarak görmüştür yıllar yılı. Sinemamız bu yüzden gelişememiştir.

TORUNUM FİLM ÇEKİNCE RUHUM MUTLU OLACAK!

En kral arkadaşım Ayhan Işık ölünce dünyam yıkıldı. Hayatla ilişkim kesildi ve gece gündüz içmeye başladım. Bu süreç 1990'da Amerika'da karaciğer nakli ameliyatını yaşadığım güne kadar sürdü. Şimdi en büyük vasiyetim, benim adımı taşıyan torunumun bir gün film çevirmesidir. Sadri Alışık'ın yeniden sinema afişlerine yazılacağı gün, ruhum inanılmaz bir mutluluk duyacaktır.