Sözcü Plus Giriş

Silahlanma yarışının sonu

Türklerin selamını uzaya gönderen Sagan’dan Evrensel Barış için vasiyetname: Nükleer Kış...

Güncellenme: 00:23, 26/02/2021
Silahlanma yarışının sonu

Yaşar ÖZTÜRK

Bugünlerde Türkiye'de gündem konusu olan “Uzay” denince dünyada akla gelen ilk ad, Türklerin sesini uzaya gönderen Carl Sagan'dır. 1934'de
ABD'de doğan Sagan, 5 yaşında annesi onu kütüphaneye yıldızlarla ilgili bir kitap bulmaya gönderdiği gün bilim aşkına tutuldu: “Ne (ev kadını) annem ne de (terzi) babam bilim adamıydı. Bilim hakkında hemen hemen hiçbir şey bilmiyorlardı. Ancak beni aynı anda hem kuşkuculuğa hem de meraka teşvik ederken bilimsel yöntemin birbiriyle zor geçinen iki temel düşünce kalıbını öğrettiler.”

40 yıldır süren televizyon dizisiyle aynı adı taşıyan kitabı “Cozmos” ve onu izleyen yapıtlarıyla bilimin kapılarını topluma açtı Carl Sagan. Kitabından uyarlanan, başrolünü Jodie Foster'ın oynadığı “Mesaj” filmiyle tartışmalar yaratan Sagan'ın başlattığı bayrak yarışı 1996'da ölümünden sonra Eşi Ann Druyan ve arkadaşlarınca yürütülüyor.

EVRENSEL BARIŞIN GÖZDESİ

43 yıl 5 ay önce uzaya gönderilen ve şu an neredeyse 15 milyar kilometre ötede yolculuğunu sürdüren uzay aracı “Voyeger 1”in yapım çalışmalarında bulunan Sagan, uzayda bir yerlerde yaşayanlar varsa onlara içinde arkadaşı Prof. Kuniholm'un seslendirdiği, “Sayın Türkçe bilen arkadaşlarımız, sabah şerifleriniz hayırlı olsun” Türkçe mesajın da olduğu paslanmaz plak gönderdi. Sagan, “Ben bir bilim insanıyım” diyerek kabuğuna çekilmedi.

ENDİŞE VERİCİ BİR KEŞİF

“Evrensel Barış”ın gözde düşünürü olarak soluk aldıkça nükleer tehlikeye karşı insanlığı uyardı. Uzaydan çektirdiği dünyanın fotoğrafını herkese gösteren Sagan şöyle der: “Gezegenimiz, çevremizi saran o büyük evrensel karanlığın içerisinde yalnız başına duran bir toz zerreciğidir. İçinde yaşadığımız bilinmezlik ve bütün bu enginliğin içerisinde, başka bir yerden bir yardımın gelip bizi bizden kurtaracağına dair hiçbir ipucu yoktur. Beğenseniz de beğenmeseniz de şu an için dünya yaşadığımız tek yer.” Türkçe'ye Volkan Yazman'ın yeni çevirdiği “Nükleer Kış” insanlığa “kaş yaparken göz çıkarıldığını” anlatmaya çabalıyor: “Bu kitap endişe verici bir bilimsel keşifle ilişkin. Aynı zamanda dünyadaki herkesin ölüm kalım olasılığıyla da ilgili. Ama aslında ve en nihayetinde, çok daha güvenli bir dünyaya açılabileceğine inandığımız beklenmedik bir yönle ilgili. Her ne kadar korkutucu ve kalpsiz görünen insani ve teknik gerçeklere dayansa da umut verici ve iyimser bir kitap bu.

DOSTLA DÜŞMAN KARIŞTI

Sagan'ın “Evrensel Barış” çağrısını yakın arkadaşı Edward Turco duyuruyor: “Bugün devletler örtülü şekilde savaşıyor. İki devlet bir çatışma bölgesinde ‘dost' gibi davranırken bir başka çatışma bölgesinde ‘düşman' gibi davranabiliyor. Buna büyük ölçüde nükleer silahların caydırıcılığı yol açtı. Ama nükleer silahların asıl caydırıcılığı bilginlerin siyasetçileri nükleer silahların dönüp dolaşıp kendi halklarını vuracağına ikna etmesinden ileri geliyor.” Sagan ve Turco'ya göre büyük bir nükleer savaş sonrasında belki insan türü yok olmayacak ama modern uygarlık yıkılacak. Savaşın galibi olmayacak. Onlar bu felakete “Nükleer Kış” diyorlar.