Bu web sitesi ne yazık ki Internet Explorer 9 ve altını desteklememektedir. Lütfen web tarayıcınızı Internet Explorer 10 ve üstü bir sürüme yükseltiniz.
Söhret vazgeçilmezim değil
Söhret vazgeçilmezim değil
Oyunculuk hayatında ilk kez Ender Argun adında kötü bir kadını canlandıran Şevval Sam, rolü hakkında “Rolün iyisi kötüsü olmaz. Televizyon izleyicileri Ender’i de sevdi işte” diyor gülümseyerek... Ekranda Ender Argun, müzikalde Müzeyyen Senar olan Şevval Sam’la dizisini, müzikalini ve özel hayatını konuştuk.
Kültür Sanat 29 Nisan 2018 - 02:25

RÖPORTAJ: Yüksel ŞENGÜL

– ‘Yasak Elma' dizisinde ters köşe bir rolü canlandırıyorsunuz…

Tam da bu sebeple kabul ettim bu rolü. İlk kez kötü bir karakteri oynuyorum, hem de büyük bir heyecanla. Oyunculuk bir çeşit laboratuvar çalışması. Rol için içe dönüp baktığımda, zaman içerisinde kendimi dönüştürmeyi başardığım sert bir potansiyelle karşılaştım.

– Sosyete kraliçesi Ender Argun rolüne hazırlanmak için özel bir hazırlık yaptınız mı?

Yapmadım çünkü bu karakter sınıf farkı gözetmeyen bir prototip. Ben Ender için zamanla farkındalıkla yönetmeyi öğrendiğim dünyevi zaaflarımı yine aynı farkındalıkla serbest bıraktım geçici olarak. Kıyafetleri giyince gereken enerji devreye giriyor zaten.

_mg_3488

Karmaşık varlıklarız

– Ender Argun'a kızdığınız ya da acıdığınız anlar oluyor mu?

Hepimiz karmaşık varlıklarız. Kendim de dahil, nefsinden bağımsızlaşamamış herkese acırım ben. Hayatın küçük detaylarına saklanır şeytan ve oralarda düşeriz tuzağa. Nefis dipsiz bir kuyudur ve doymaz. Doymadıkça daha da taviz verir. Ender'i bulunduğu noktaya getiren de onun bu güç arzusu. Bu dünyada hırs ve öfke sarmalına düşmüş herkes acınacak haldedir bana göre.

– Ender Argun nedeniyle size tepki gösteren hayranlarınız oluyor mu?

Merak ediyordum Ender nasıl karşılık bulacak diye. Önce nefret edecek sonra anlayacaklar diye düşündüm.Neticede haklı sebepleri Ender'e yüklemeyi başarabildik ki, izleyiciden büyük beğeni topladık. Seyirci Ender'e sahip çıktı.

yasak-elma_1-11

Proje hayal ettiğimin ötesinde

– Gelelim Müzeyyen Müzikali'ne…

Radi Dikici'nin ‘Cumhuriyet'in Divası' ve ‘Müzeyyen Senar Efsanesi' adlı kitaplarını okuduğumda kurdum bu hayali. Figen Şakacı oyunlaştırdı. Fahrettin Yarkın müzik direktörlüğünü yaptı ve Müzeyyen Hanım'la aynı sahneyi paylaşmış üstatlarla bizi bir araya getirdi. Proje hayal ettiğimin ötesinde oldu. Hikaye anlatıcılığı yapıyorum ama sahnedeyken “Şevval gidiyor Müzeyyen geliyor” diyorlar.

– Atatürk'ün huzurunda şarkı söyleyen Müzeyyen Senar sahnesini canlandırırken neler hissediyorsunuz?

Belgeselinde izlediğimde, aradan on yıllar geçmesine rağmen Atatürk'ün huzuruna çıkışını aynı heyecanla anlatıyordu Müzeyyen Hanım. Oyunda o bölüm geldiğinde aynı heyecanı ben de hissediyorum.

– Her fırsatta şöhretin ve güzelliğin umurunuzda olmadığını söylersiniz…

Umurumda değil diyemem ama önceliğim ve vazgeçilmezim değil hiçbiri. Verildiyse, alçak gönüllülükle şükredilmeli. Yok ise mutlu olmak için bir dolu yol, yöntem var hayatta.

sevval-sam-4

Kendimi hayatın akışına bırakmayı seviyorum

– Estetik konusunda ne düşünüyorsunuz?

Küçük dokunuşlar tabii ki oluyor. Saç boyatmaktan farklı görmüyorum küçük müdahaleleri. İnsan aynaya baktığında kendini sevmeli. Sorun, başkası olmaya çalıştığında başlıyor estetik müdahalelerde.

– Bir gün mutlaka karavanda yaşayacağınızı söylemiştiniz.

Kendimi hayatın akışına bırakmayı seviyorum. Karavanda yaşamak hayalim gerçekten. Küçülmek istiyorum bu hayatta. Niyetim bu. Akıbetimi de zaman gösterecek. Bakalım.