Ticari kaygılar Türk sinemasını geriye götürdü

Derya Alabora film sektörünü değerlendirdi: Filmlerde gişe artsın diye basit konuların işlendiğini söyleyen Alabora, “Karakterlerde herhangi bir derinlik yok. Komedileri de çok kaba anlatımlı buluyorum” dedi.

Ticari kaygılar Türk sinemasını geriye götürdü

Tiyatro da yaptı, Türk dizi ve filmlerinde de oynadı, Hollywood yapımı filmde de yer aldı. Ödüllü filmi Masumiyet'teki oyunculuğuyla hafızalara kazındı. Türk sinemasına kızıl saçlarıyla nam salan Derya Alabora, SözcüHaftasonu'nun sorularını yanıtladı.

Oynadığınız filmlerin ortak özelliği  bol ödül almaları. Bu iyi projelerde yer aldığınız için mi yoksa siz bu projelerde rol aldığınız için mi?

İyi projeleri seçmeye çalışıyorum. Yönetmen çok önemli. Çünkü sinema yönetmenin başarısıdır. Ben bir projede iyi oynamışsam, rolü iyi algılamışsam yönetmen sayesindedir. Bu aslında bir alışveriş beni seçerek benden ne alacağını da biliyordur onun karakterine katkılarımı görüyordur. Zaten bir süre sonra bana bir teklif geliyorsa genellikle tarzımı bilip ona göre senaryolar gelir.

MESAİ 8 SAAT

Bir Hollywood yapımı filmde yer alan Türkiyeli ender sanatçılardansınız… Bu size neler hissettiriyor?

Çok heyecan verici bir deneyimdi. Çünkü oynayan isimler çok büyüktü. Philip Seymour Hoffman, Willem Dafoe, Rachel Mcadams gibi önemli oyuncular vardı. Başrol oyuncusu Rus, yönetmen Hollandalı'ydı. Yani kimsenin ana dili İngilizce değildi. Konuştuk, anlaştık. Müthişti.

Bizim sinemamızla Hollywood arasındaki farklar nelerdir? Türk sinemasının gidişatını nasıl buluyorsunuz?

Bizim tabii ki dünya standartında yönetmenlerimiz var ama bir kaç tane. Sanıyorum ticari kaygılar Türk sinemasının gerilemesine neden oluyor. Seyirci gelsin diye çok basit konular işleniyor. Komediler çok kaba anlatımlı. Karakterlerde derinlik yok. Bu kadar hikayenin içinden üç konunun dışına çıkamıyoruz. Oysa hikaye ne kadar derinlikli anlatılırsa film o kadar iyi olur. Bizim setlerde küçücük istekler büyük problem olur. Mesela karavan. Yurt dışında çekilen filmler de her oyuncunun ayrı karavanı var. Bütün setlerde yemek karavanı gelir anında sıcak yemek çıkar. Şimdi  bazı şeyler düzelmeye başladı en önemlisi de uzun çalışma saatleri. Orada 8 saatin sonu fazla mesai demektir. Kimseyi 15 saat çalıştıramazsın.

Usta oyuncu “Telifle ilgili çok büyük problemler var” dedi.

PANDEMİ EN ÇOK TİYATROYU VURDU

Pandemi döneminde birçok özel tiyatro kapalı kalmak zorunda kaldı. Hükümet tarafından tiyatrolara ve çalışanlarına gereken desteğin verildiğini düşünüyor musunuz?

Pandemi en çok tiyatroları vurdu. Kapalı alanlar bu sezonda çok tehlikeli. Küçük tiyatrolar ayakta kalabilir mi bilmiyorum. Destek şart, yoksa hepsi kapanmak zorunda kalacak. Geçtiğimiz sezon çok başarılı oyunlar vardı. Üzücü oldu tiyatrolar tam iş yapmaya başlamışken büyük bir darbe oldu. Tiyatro emekçileri, oyuncular, küçük yapımcılara acil destek lazım ayakta kalabilmeleri için.

Tiyatro camiası tiyatroların sorunlarının çözümü ne gibi adımlar atmalı?

Bir takım oluşumlar kuruluyor sorunları konuşup halledebilmek için ama çok yeterli olduğunu düşünmüyorum. Oyuncular sendikasının yaptırım gücü yok. Sendikalaşma olamadığı için kimse bir şeyi dayatamıyor. Sosyal güvence, çalışma saatleri, işten çıkarmalar tiyatro emekçileri için büyük problem. Mutlaka diğer ülkelerde olan hakların edinilmesi lazım. Ama bu da sendikalaşmadan geçiyor. Telifle ilgili çok büyük problem var. Filmler devamlı gösteriliyor ama hiç bir hakkınız yok. Şimdiye kadar bir tek İspanya'dan telif aldım 80 Euro. (Gülüyor)

Oyuncu adaylarına vermek istediğiniz bir mesaj var mı?

Oyuncu olmak kolay bir deneyim değil. Uzaktan herkes yapabilir gibi gözüküyor ama içine girince ne kadar zor olduğu anlaşılıyor. Benim tavsiyem işi ciddiye alıp çok çalışmaları. Çünkü bizim meslekte başarı aynı zamanda büyük bir tatmin getiriyor. Başarılı bir oyunun ardından seyircinin ayağa kalkıp sizi alkışlaması kolay kolay hiç bir meslek de yakalanmaz.