Bu web sitesi ne yazık ki Internet Explorer 9 ve altını desteklememektedir. Lütfen web tarayıcınızı Internet Explorer 10 ve üstü bir sürüme yükseltiniz.
Turgay Başyayla ile İskender Paydaş – Yedi İklimin Sesi oldular…
Turgay Başyayla ile İskender Paydaş – Yedi İklimin Sesi oldular…
Çocukluk hayali olan müzik sektörüne üniversite dönemi sonrası profesyonel olarak atılan Turgay Başyayla, pop, rock aranjör kimliği ile öne çıkan İskender Paydaş’la Yedi İklimin Sesi adlı albüm projesinin ilk klibini halk müziğinin iki sevilen türküsü olan Küp İçinde Nişasta ve İnce Giyerim İnce potpurisine çekti.
Yüksel ŞENGÜL
Kültür Sanat 25 Haziran 2019 - 13:20

Anadolu'nun yedi bölgesinden derlenen 16 eseri modern bir alt yapı ve danslarla harmanlayıp kültürel bir proje kapsamında sunarak bir ilke imza atan iki sanatçıyla gösterime giren kliplerini ve Yedi İklimin Sesi adlı albümü konuştuk. Albümün en büyük özelliği her bölgenin single’lar halinde çıkacak olması. Projenin tamamı iki ya da iki buçuk yılda tamamlanacak. Kısacası, müzikseverler Yedi İklimin Sesi adlı al.bümü toplu olarak iki buçuk yıl sonra dinleyebilecek.

Yedi İklimin Sesi adlı albüm projesi nasıl oluştu ve İskender Paydaş’la Turgay Başyayla nasıl bir araya geldi?

T. B: Yedi İklimin Sesi isimli projemiz on yıl önce kafamızda şekillendi diyebilirim. Türk halk müziği ve halk danslarının Türkiye’deki ve dünyadaki popüler müzik tarzlarıyla harmanlanması gerekliliği fikriyle ortaya çıktı. İskender Paydaş'la bir araya gelmemiz ilginç oldu. Yine aynı yıllarda Şebnem Ferah sahnesinde karşılaşıp bu fikir üzerine konuşmuştuk ve bir gün birilerinin halk müziğini ve halk oyunlarını bu şekilde yorumlaması gerektiğini vurgulamıştık. Sonunda konuştuğumuz gibi de birlikte bu projeyi hayata geçirdik, mutluyuz.

İ. P: Turgay Başyayla beni aramıştı 1,5 sene önce ve bazı türkülerin modern versiyonlarını birlikte çalışabilir miyiz bir center oluşturabilir miyiz diye konuşmuştuk. Sonradan bir takım denemeler yaparken bunu 7 bölgenin farklı türkü anlayışları üzerinden yürüyelim dedik. Hatta o kadar güzel ve farklı türküler var ki bunların arasından birer tane seçmek yerine 2'şer 3'er tane seçerek potpuriler haline getirelim dedik. Nasıl olsa kendi yorumumuz olacağı için biraz da türküleri kendimize göre yorumlayıp kısaltıp uzatarak trafiklerini anlayışlarını değiştirerek bir şekle oturttuk. Böyle başladı, böyle de devam etti.

Daha önce tanışmış mıydınız ve birbirinizin müzik çalışmalarını izler miydiniz?

T. B: İskender Paydaş'ın aranjmanlarını projelerini ve çalıştığı isimleri her zaman takip ediyordum. Hem sahneye hakim olması hem farklı tarzdaki müzikleri harmanlayabilmesi hem de müzikal bilgisi üst düzeyde olan kıymetli bir müzik adamıdır. İskender'in Türk halk müziğinde ve halk danslarında nasıl tınlayacağını aşağı yukarı biliyordum ve yüzyılın Türk halk müziği projesi için kafamda ikinci bir isim yoktu. Neticede geçtiğimiz yıl konuşup projeyi hayata geçirdik, o da projenin bizzat içinde yer almak istediğini söyledi ve birlikte çok güzel bir ekip olduk.

İ. P: Yıllar öncesinden tanışmıştık bir ödül gecesinde ben daha sonradan müzik çalışmalarını çok takip edemedim ama televizyon programlarından biliyordum zaten Turgay'ı. Arada yaptığı 2 tane güzel çıkış vardı, onları tabii fark etmiştim, o yüzden bir fikrim vardı kesinlikle.

Anadolu’nun yedi bölgesinden derlenen 16 eser yer alıyor albümde… Bu eserlerin seçimi nasıl oldu, eserler belirlenirken zorluk yaşandı mı?

T. B: Evet, yedi bölgeden tam 16 türkü belirledik, bu türkülerin tamamının yöresel oyunları da olmalıydı. Zorluk demeyelim ama seçimlere ciddi mesai, emek ve zaman ayrıldı, sonuçtan da memnunuz. Marmara, Karadeniz, Doğu Anadolu, Güneydoğu Anadolu, İç Anadolu, Akdeniz ve Ege bölgesinden potpuriler düzenledik.

Bu albümün devamı gelecek mi? Albümün yapımcısı ve yorumcusu Turgay Başyayla ile aranjör ve yorumcu olarak imzasını atan İskender Paydaş neler söylemek ister bu konularda?

T. B: Albümün tamamını çıkarmayı uygun bulmadık. 16 türkünün hepsi elimizde bölge bölge tekli yani single’lar çıkarmayı uygun gördük. Günümüzde bir albümde örneğin on eser yer alıyor, bir veya bir kaç klip çekiliyor, diğerleri ise güncelliğini kaybediyor. Biz bu yolu tercih etmedik, her eser için ayrı bir klip ve promosyon planlamamız var. Projenin tamamı iki veya iki buçuk yılda neticelenecek. Yani müzikseverler Yedi iklimin Sesi projesinin tamamını toplu olarak iki buçuk yıl sonra dinleyebilecek.

İ. P: Benim uzun zamandır yapmaya çalıştığım bir şeyi aslında Turgay ile gerçekleştirmiş olduk. Türkiye'nin 7 bölgesindeki etnik müziklerin ve etnik kökenlerden kaynaklanan müzik anlayışlarını ben kendi adıma daha çağdaş bir şekilde yorumlamaya çalıştım. Benim de tarzım aslında biraz böyledir. Yani etnik daha çok İstanbul tarzında biraz alaturka bir müziği daha sert bir rock müzikle ve ritmik müzikle birleştirmeyi tercih ederim. Bunu bütün Türkiye için yapmaya ve nasıl bir şey olabileceğini sonucunun ne olabileceğini çok merak ediyordum. Bu noktada Turgay ile aslında çok uygun bir zamanda karşılaştık ve birbirimize aynı anda teklif ettik bunu. Türkülerimiz sonsuz olduğu için devamını yapmayı çok isterim. Ve bu da bence kendine has değişik ve uluslararası anlamda ses getirebilecek ve ülkemizi de iyi tanıtabilecek bir müzik tarzı olma yolunda gidiyor.

Küp İçinde Nişasta ve İnce Giyerim İnce potpurisine çekilen kliple ilgili neler söylersiniz ve bundan sonraki süreçte kliplerini çekmeyi düşündüğünüz eserleri belirlediniz mi?

T. B: Yedi bölgemizde gerçekleştirdiğimiz potpurilerin ilki Marmara bölgesine ait. Sevgili İskender Paydaş ve orkestrasının da yer aldığı klipte sahnede bana eşlik eden dansçılarımızın performanslarında hem halk danslarımız hem de modern danslarımızdan örnekler var. En önemli hedeflerimizden biri de türkülerimizi sadece ülkemizde değil, tüm dünyaya anlatabilmektir. Bu arada türkülerimizin zenginliğini de hak ettiği kalitede yansıtabilmeyi hedefledik. Sanırım bunları başardık. Bu proje, Türk halk müziği adına 100 yılda yapılmış en iddialı epik proje olmaya adaydır. Yönetmen Mustafa Özen muhteşem bir klip çekti.

İ. P: Şöyle söyleyeyim; klipte bir kontras elde edilmeye çalışıldı. Daha çok yönetmenin cevaplaması gereken bir soru. Bir kontras elde edilmeye çalışılmış alt yapıdaki güçlü dinamik, biraz underground müziğin görsel yansıması olarak kullanılmış. Fakat bir yandan da tabii bunu yine etnik Trakya dansları ile bir şekilde birleştirilmiş. Bana göre enteresan bir klip oldu. Ben daha çok orada kendi performansıma yoğunlaşmıştım. Sonucunu seyrettiğimde hoşuma gitti. Daha devamı da gelir, diğer eserlerle ilgili yaptıklarımızdan.

Albümle eş zamanla olarak hazırlanıp Kültür Bakanlığı’na sunulan ve cevap beklediğiniz 3 farklı projeyle ilgili neler söylemek istersiniz?

T. B: Evet, albümle aynı anda bakanlığımızın isteği üzerine üç büyük proje verdik. Türk halk kültürünün hem ülkede hem de yedi kıtada tanıtılması için çok yakında bu projeleri açıklayacağız. Sevgili İskender Paydaş her klibimizde ve projede var olacağı gibi bu çalışmaların bir tanesinde de ülkemizi ekibimizle birlikte dünyaya anlatacağız. Amacımız türkülerimizin halk oyunlarımızın ve geleneksel değerlerimizin tüm dünyaya yedi kıtaya ifade edilebilmesi ve tanıtılmasıdır.

Birlikte vereceğiniz konserleri konuşalım mı?

T. B: Yaz boyu klipler çekeceğiz, zaman zaman birlikte sahne çalışmalarımız olacak ama Eylül ayından sonra Türkiye’de ve tüm dünyada çok verimli ve keyifli projelerle karşınıza çıkacağımızı şimdiden müjdeleyebilirim.