Bu web sitesi ne yazık ki Internet Explorer 9 ve altını desteklememektedir. Lütfen web tarayıcınızı Internet Explorer 10 ve üstü bir sürüme yükseltiniz.
Yasemin Mori: Cinsel enerjim doruklardaydı
Yasemin Mori: Cinsel enerjim doruklardaydı
Müziğin kendine has isimlerinden Yasemin Mori, Estrella albümüyle dinleyicilerin karşısına çıktı ve büyük bir heyecan yarattı. Alışıldık tarzının dışına çıkan, daha zengin, daha farklı bir müzikle yeni albümünü hazırlayan Mori, Eypio ve Cem Yılmaz'la da düet yaptı. İlk klibini 'Estirelim mi?'ye çeken Mori, o dönemi ise şöyle anlattı: "Cinsel enerjim doruklardaydı, hayat enerjim çok yüksekti. Bir kadının sorgusuz sualsiz kendisini özgüvenle yaşaması fikri bana ilham oldu. Klip de şarkı da öyle doğdu. O sırada bir kulüpte dans etmek ve kopmak duygusundaydım."
Sercan MERİÇ
Kültür Sanat 12 Mart 2018 - 12:13

Enerjik, coşkulu, biraz daha alaturka tınıların da var olduğu bir albümle dinleyicilerin karşısındasın… Nasıl ortaya çıktı, bu albüm?
Öforik demiş birisi, çok beğendim. Aslında hikaye Korhan Futacı ile Onur Ünlü’nün Kırık Kalpler Bankası filminin muziklerini yapmamızla başladı. Yazdığım bir kaç şarkıyı film muzikleri için düzenlemeye başladık. Ben bu süreçte muziğime yeni bir soluk getirecek bir arayışa girdim.
yaseminmori
Nasıl doğdu o arayış?
Önceden benimsediğim müzik yapma biçimi beni tatmin etmemeye başladı. Hem tekrara düşüyormuşum hissine kapılıyordum hem de daha farklı bir sound ve muzikal anlayış ile müziğin ulaştığı alanı genişletmek istiyordum. Ozan Çolakoğlu'nun stüdyosunda ilk albümümü yaparken tanıştığım Gürsel Çelik ile kesişti yollarımız. O sırada Ayşe Hatun’la yaptığı işleri dinleyip çok beğenmiştim ama tabi çok farklı geliyordu o tarz. Full elektronik bir şeyler çıksın istemiyordum. Şarkıların akustik çalınabilirliği, grup müziğine uygulanabilirliği önemliydi benim için. Bu anlamda çekincelerim vardı ama Gürsel’e ile bir araya gelince dinlemekten zevk aldığı müzikler, beğenileri, yaklaşımı aynı sularda yüzebileceğimizi hissettirdi ve beraber çalışmaya başladık.

Geniş kitlelere açılmak biraz hassas bir konu. Niş kitle genellikle daha sadıktır. Bununla ilgili bir rahatsızlık duydunuz mu? Aradaki dengeyi nasıl tesis ettiniz?
Geniş kitle mevzuu biraz değişik. Çok iyi rock yaparak da geniş kitlelere ulaşabilirsin, arabeskle de, popla da. Şu anda seçtiğim müzik yolu, benim o dönem beslendiğim şeylerin totali gibi. Canımın çektiği ve duymak istediğim seslerin bir araya gelmesi bir tarza odaklanmaktan daha fazla ilgimi çekiyor. ‘Aman geniş kitleye hitap edelim’ diye başlamadık işe. Ben, kendime yeni bir açılım yaratacak bundan önce yaptığım albümlere de selam eden fakat önümde yepyeni bir serüven hazırlayacak bir kombinasyon peşine düştüm. İlk çıkış yaptığım Hayvanlar albümündeki rock sound’u Deli Bando da nefeslilerin de katılımıyla yeni yolları önümde açtı, bu beni Finnari'deki caz niteliği yüksek olan daha rafine bir muziğe götürdü. Albümler dönemsel takıldığım muzik durakları gibi. “Estrella” tüm bu duraklara selam vererek, bu gezintilerimi pop soundunda nasıl uygularımın cevabı niteliğinde.

‘YUMRUKLARI ÖNCE KENDİME ATIYORUM’

Sözlerin de öne çıktığı bir albüm Estrella… Sanki, bitirim bir kadın labirentlerde dolaşırken, kendi kendine bir şeyler fısıldıyor. Sözler ve bu tema nasıl oluştu?
Albüm ‘Karambol’ diye bir şarkıyla başlıyor. ‘Bir nefes kadar sana yakınım, elimi tut, yanına çek, senin olmaya geldim’ diyor. Bu şarkıyı tam da içinde bulunduğum bir pozisyondan çıkıp yeni bir serüvene açılmanın duygusuyla yazdım. Albüm genel olarak yeni bir hayata ve aşkın çoşkunluğuna bir güzelleme ile geride bırakılanlara duyulan özlem arasındaki gel gitler ile kendi ivmesini yakalıyor.

‘Bütün kimliklerimden özgürleştim’ diye bir tarifin var. Neydi o yük olarak bahsettiğin kimlikler?
Herkesin tartışmasız çok sevdiği ve hayatlarının bir parçası yaptığı bir albümün ilk albümüm olması hem bana bahşedilmiş büyük bir hediye hem de bir lanet gibi. Hayvanlar'dan sonra yaptığım hiç bir albüm onun kadar sevilmedi. belki biraz Deli Bando ona yaklaştı, ama ilkin büyük bir tepki aldıktan sonra değeri teslim edildi. Neredeyse kutsiyet atfedilmiş bir iş yapmak sizi köleleştiriyor, sizden hep o ruhu canlandırmanız bekleniyor, depresif, melankolik ve acı dolu bir ruh hali ama siz tamamen başka bir olmak istiyorsunuz.

yaseminmoribulten
Tarifinize göre, eskiden bir ütopya sunan, şimdi ise gardını alıp gerçekliğe giren Yasemin Mori var. İlk yumrukları kime atıyorsunuz?
Önce kendisine atıyor. Diyor ki, ‘Kızım, kendine gel. Sen daha fazlasını yapabilir, daha çok insanı müziğinle yukarı çekebilir, enerji verebilirsin.’ Onun dışında, aşırı şekilci insanlara yumruk atmak istiyorum. Kendi konfor alanlarından çıkmayan, belli kalıplar dışında düşünemeyen, üretmeyen, etliye sütlüye dokunmayıp olduğu yerden şikayet edenlere, işte onlara iyi bir yumruk savurabilirim.

Albümü kendine inanan ve dönüştürücü gücünün farkında olan herkese armağan ettiniz. Değişmesi gereken ne sizce?
Gördüğüm kadarıyla pek çok insan hayattaki değerini ve önemini kavramış vaziyette değil. Kendini o kadar önemsemiyor ki yaptığı herhangi bir haraketin söylediği bir sözün değeri olduğunu düşünmüyor. İnsanlar kendi liderliklerini ilan etsinler ve bir şey yaparken hayata ne şekilde etki edebildiklerini görsünler istiyorum.

CEM’LE ŞAHANE BİR DÜET OLDU

Eypio ile nasıl bir araya geldiniz?
Bütün yaz arabamda Eypio ile gezdim ve albümü çok sevdim. Bana enerji verdi. Hem lafını çok güzel söylüyor hem de kalıplara girmeyen muzik anlayışını kendime yakın buldum. ‘Estirelim Mi?’ye bir rap bölüm istiyordum. Eypio’yu aradım. Anında enerjimiz uyuştu. Şarkıya getirdiği ruh çok iyi oldu, hakikatten koyduğu bölüm ve beni kabul ediş tarzı çok güzeldi.

Ya Cem Yılmaz?
Cem ile çok eskiden tanışıyoruz. şehre taşındığımda yeniden görüşmeye başladık. Evinde uzay üssü gibi bir stüdyosu var, bi gece Hayvanlar albümünden Aptal şarkısını coverlayıp soundclouduna koydu. Ben de o sırada ‘Konyak' şarkısı üzerinde çalışıyordum, şarkının nakaratını Cem'in sesinden duymak istedim, gittim dinlettim, çok hoşuna gitti ve sağolsun söylemeyi kabul etti. Şahane bir düetimiz oldu.

yaseminmoribulten2BERABERCE ESTİRELİM

İlk klibi de ‘Estirelim Mi?’ye çektiniz. Amerikanvari bir tarzı var…
Klibi Bora Tarhan çekti. Çok iyi bir iş çıkardı. DansFabrikanın dansçıları çok çok iyilerdi. Evet, biraz öyle Amerikan. Bu da kendi kendine gelişti açıkçası. Sanatsal işler yapıyorum ama hayatın getiriilerini yaşamak da farklı bir dürtü. O dönemde ‘Estirelim Mi?’ modundaydım. Cinsel enerjim doruklardaydı, hayat enerjim çok yüksekti. Bir kadının sorgusuz sualsiz kendisini özgüvenle yaşaması fikri bana ilham oldu. Klip de şarkı da öyle doğdu. O sırada bir kulüpte dans etmek ve kopmak duygusundaydım. Kızlarımı alayım, bir güzel kopalım. Dünyayı alaya alalım. Bu da var hayatta. Bu ‘Tukaka, iki bacak gördük, ne var ki her yerde görüyoruz' bacaklara popolara doyum olur mu? Napalım al biraz da benden gör. (Gülüyor)

Şimdi nasıl? Enerji daha mı yüksek, yoksa tatmin oldunuz mu?
Enerjim şimdi daha dengeli. O dönem ekstra bir alevlenme yaşıyordum (Gülüyor). ‘Uçan Kedi’ modundaydım. Albümün çıkması da beni ekstra rahatlattı. Konser vermeye başladıkça enerjim çok daha iyi dengeleniyor.

Babanız albay ve bir sürü şehir gezmişsiniz. Neler var hafızanızda küçüklüğe dair?
Kıbrıs, Diyarbakır, Ankara, Edirne gibi şehirlerde yaşadık. Aslında İstanbul da doğmuşum sonra birçok yer gezdim. Diyarbakır’ı çok seviyordum. Bir lojman hayatı vardı daha çok ama dışarı çıkınca çok güzeldi. Küçüktüm tabii.

Bundan sonrası için neler var kafanızda?
Yeni sound’lar, kurgular, konserler için düşünceler, bir çok güzel plan var bakalım bakalım konserler hele bir başlasın beraberce estirelim işte arkadaşlar…