Bu web sitesi ne yazık ki Internet Explorer 9 ve altını desteklememektedir. Lütfen web tarayıcınızı Internet Explorer 10 ve üstü bir sürüme yükseltiniz.
Yeni albümüyle ‘düşten uyanışı’ anlatan 40gece’nin serüveni
Yeni albümüyle ‘düşten uyanışı’ anlatan 40gece’nin serüveni
Ilgaz Fakıoğlu ve Ayhan Asar tarafından kurulan 40gece, ilk albümü "Düşünden Uyan" ile dinleyicileri modern dünyanın kaosunda bir yolculuğa çıkarıyor. Temel amaçlarının müzik aracılığı ile hikayeler anlatmak olduğun söyleyen 40gece ekibi, "İş hayatındaki yeteneğini, potansiyelini gerçekleştiremeyen insanlardanız. Şarkılar ilerledikçe böyle bir konsepte evrildi albüm. Şarkılar, baştan itibaren düşten uyanışı anlatıyor. En depresyondan başlıyor, manik bir hale doğru ilerliyor" diyor.
Sercan MERİÇ
Kültür Sanat 25 Temmuz 2020 - 13:48

Öncelikle 40gece’nin nasıl kurulduğunu anlatabilir misiniz?

Ilgaz Fakıoğlu: 2017 yılında benim bir solo albüm projem vardı. Biz Ayhan ile ilk kez orada çalıştık. Altyapıya vokal yazmıştı. Daha sonra bu birlikteliği ortak bir konsepte çevirelim dedik. Ayhan’ın verdiği emek çok fazlaydı. Temel orada saklı. Biz grubu ilk kez Ant ismi ile kurduk, sonra ismini değiştirdik.

40gece ismi nereden çıktı?

I. F.: Biz modern dünyayı betimleyen konsept bir proje yapma taraftarıydık. Eski Türklerde bir 40 ifadesi vardır. Uzun yolu, geceleri betimler. En uzun gecenin sesine uygun olduğunu düşündüğümüz için 40gece koyduk.

Tarzınızı nasıl belirlediniz?

I. F.: Ayhan ile beraber bir şeyler yapmaya başladığımızdan bu yana doğal gelişti. “Haydi biz gidelim, modern rock sound’unda bir şeyler yapalım” diye düşünmedik. Kendiliğinden gelişti. İlla elektronik rock olsun da istemedik.

Ayhan Asar: İkimizin tarzının birleşimi oldu. Daha çok progresif rock yapıyorduk. Ben normalde daha alternatif söylüyorum. Synth’ler ile ve gitarlarla yeni bir tarz bulmayı denedik.

Kimi şarkılar Kargo’nun bazı şarkılarına benziyor…

I. F.: Bana da Kargo’nun ilk dönemlerini anımsatıyor.

Şarkı üretim süreci nasıl yaşanıyor?

A. A.: Ilgaz daha çok bir altyapı yapıyordu. Sonra üzerine ben bir şeyler söylüyorum. Vokale göre şekillendiriyordum. Şu anda biraz daha esneğiz. Ben de demo olarak altyapıyı hazırlayabiliyorum. Ilgaz’a atıyorum. O ona göre gitarla zenginleştiriyor.

I. F.: Önce gitar temelli bir kompozisyon oluşuyor. Sonra şekilleniyor. Geleneksel rock-metal kompozisyonu gibi… Kolektif yani…

40gece’nin Düşünden Uyan albümünün kapağını Ethem Onur Bilgiç çizdi.

 

DÜŞTEN UYANIŞI ANLATIYORUZ

“Düşünden Uyan” albümünün hikayesine geçelim. Distopik bir dünyaya dair edindiğiniz dertleri dile getiriyorsunuz. Dinleyecilere yönelik “Gelin, gözümüzü açalım” çağrısı da var.

A. A.: Biz de o modern dünyada yaşayan insanlarız. İş hayatındaki yeteneğini, potansiyelini gerçekleştiremeyen insanlardanız. Hikaye de öyle başladı. Şarkılar ilerledikçe böyle bir konsepte evrildi albüm. Şarkılar, baştan itibaren düşten uyanışı anlatıyor. En depresyondan başlıyor, manik bir hale doğru ilerliyor. Şarkıların sıralamasını da ona göre yaptık.

Politik bir ton da mevcut…

A. A.: Politik bir yan var ama belli argümanlarla ilerlemedik. Arada dokundurmayı seviyoruz. Daha iyi oluyor.

Bundan sonraki çalışmalarda farklı konseptler olacak mı?

I. F.: 40gece’nin sound’ında bazı kritik şeyler var. Bu iklim çok bozulmaz. Ancak ilk albümdeki gibi aynı temalar üzerinden şarkılar yazmayız. Albümün olayı da bir hikaye anlatmasıydı. Yeni işlerde biraz daha farklı şeyler yaparız. Çok takılı kalmayı sevmiyoruz. Yaptığımız tarz da yenilik isteyen bir şey. Müzik yapan insanlarda hikayenin gücü azaldı. Rahat tüketime yönelik işler yapılıyor. Biz zor dinlenen müzik yapıyoruz manasında demiyorum. Biz de kolay dinliyoruz. Tematik şarkılar üzerinden dönmesi bazılarına sıkıcı gelebilir, bazılarına ilham verebilir. Biraz da dinleyicinin tercihi. 40gece doğal akan süreçte doğdu. Plan yapalım ve 2 sene içinde patlayalım demedik. Buluşalım ve sadece müzik yapalım dedik. 40gece’nin yapabileceği en mantıklı şey doğru kitleye hitap etmesi olacak. Müzik camiasında mahallelilik durumu çok baskın düzeyde. İnsanlar aynı mahalle içerisindeki üyeleri öne çıkarıyorlar. Bu noktada 40gece’nin kendisine bir yer edinmesi lazım. Burada önemli olan “iyi müzik” içerisinde yer almamız.

A. A.: Altyapıyı daha geliştirerek ilerleriz. Tabii yazdığınız sözler de yaşadığınız döneme göre değişiyor. Bu albümde hep aynı düzlemde yazmaya çalışmıştık. Şu an hiç aşk şarkısı yok. İleride aşk şarkıları da olabilir. Bir albümde konsept olmasını önemsiyoruz.

SADECE MÜZİĞE İNDİRGENEN HAYAT DOĞRU DEĞİL

Rap müzikten de etkilendiğinizi söyleyebilir miyiz?

A. A.: Ben 13-14 yaşında rap yazarak müziğe başladım. 5-6 sene sadece rap şarkılar ürettim. Sonra gitarla birlikte müzik tarzımı genişletmeye çalıştım. Temelim rap. Onu sadece bir tat olarak kullanıyoruz. Rap her zaman olabilir şarkılarda.

İkiniz de profesyonel dünyada çalışan insanlarsınız. Başka işleriniz de var. Bunun etkisi nasıl oluyor?

A. A.: Ben psikoloğum… Bunun şarkı sözü yazarken büyük katkısı var. Sözlerde de daha derine inmeye çalışıyorum. İnsanın ve toplumun psikolojisi hakkında söz yazarken faydası çok.

I. F.: Medya sektöründe çalıştığım için çok fazla insan tanıdım. Hedef kitleleri daha iyi tanıyorum. Yeni jenerasyonu anlayabiliyorum. Bu üretimin nelerden beslenebileceğine katkı sağlıyor profesyonel dünya. Sadece müziğe indirgenecek bir hayatın doğru olduğunu düşünmüyorum. Yaşadığımız çağ artık çoklu uzmanlık gerektiriyor.

‘SIKIŞMIŞ İNSANLIĞIN ÜZERİNE GİTMEK İSTEDİM’

Konsept albümün kapağı da ayrı bir önem ve anlatım taşıyor. Kapak çalışmasını hazırlarken nelerden ilham aldınız? Nasıl bir anlatım yapmak istediniz?

Ethem Onur Bilgiç: Kapakta biraz şehirlerde sıkışmış insanlığın üzerine gitmek istedim. Penguen kafatası da bu sıkışmış yığınları temsil ediyordu. Maya takvimi ve güneşi de kıyametin çoktan gelip geçtiğini ve bazı şeylerin yenilenmesi gerektiğini anlatması için eklemek istemiştim.

Son güncelleme: 14:03 - 25.07.2020