Bu web sitesi ne yazık ki Internet Explorer 9 ve altını desteklememektedir. Lütfen web tarayıcınızı Internet Explorer 10 ve üstü bir sürüme yükseltiniz.
Akasya Asıltürkmen o soruyu kendisine sordu!
Akasya Asıltürkmen o soruyu kendisine sordu!
Oyuncu Akasya Asıltürkmen 2016 yılının kasım ayında kızı Pera' yı kucağına almış ve annelik duygusunu tatmıştı. Asıltürkmen sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla 'Bu dünyaya çocuk getirilir mi?' sorusunu masaya yatırdı.
Magazin 7 Mayıs 2020 - 11:33

Dünyayı kısa sürede etkisi altına alan salgından korunmak üzere kendisini ev karantinasına alan oyuncu Akasya Asıltürkmen bir yandan kızı Pera ile vakit geçirirken bir yandan da milyonlarca insanın kafasını karıştıran sorularla boğuşuyor. Yaptığı tespitlerle kalabalıkların sesi olmayı başaran Akasya, Instagram hesabından paylaştığı satırlarla içinde bulunduğumuz durumu ‘Bu dünyaya çocuk getirilir mi?’ sorusu üzerinden çok güzel özetlemiş:

*Bu dünyaya çocuk getirilir mi ? Uyandım. Pera benden önce kalktığı için değil, çişi filan gelmediyse uykularımı bölmüyor artık. Mışıl mışıl uyuyor. Ben ise lohusalığımın ilk günlerinden beri erken uyanıyorum. Ecnebi bu duruma Tiger Mom sendromu diyor. Kaplan anne, çocuğunun hala savunmasız olduğunu düşündüğü için üç dört yaşına kadar yarım uyurmuş. Bütün ev uyurken ortalıkla dolaşmak herkesi uyandırmak demek.

*Öyleyse haberlere bakalım. Dolar tarihi rekorunu kırmış, karantina süresi erken bitirilirse çok büyük bir ikinci dalda salgın gelecekmiş, beklenen İstanbul depremini bile araya sıkıştırmışlar. Deprem sigortanız var mı? B planınızı yaptınız mı? Üç dakika içinde midem kurutma makinesinde kalmış çamaşır gibi kısa aralıklarla dönüyor. Bu dünyaya getirilir mi çocuk? Şimdi hamile olsaydım diye düşünüyorum, hastaneye nasıl gidecektim? Gidecektim elbet. Siliyorum o düşünceyi.

*Kızın alerjisi için doktor buldum. Hastaneye gitmeden çözüm. Peki ne zaman değişecek? Dolar'a bak. Getirilir mi bu dünyaya çocuk? Getirilir. Sonsuz yaşam döngüsü devam ediyor. Seni beni dinlemiyor. Yukarıdan, sağdan soldan değil, içinden geliyor ve diyor ki “hadi, tam sırası!” Hiç karşı koymadan uyuyorsun sana en yakın olana. Hayat yerini açıyor, odaları havalandırıyor, tozunu alıyor, bahtını yazıyor. Sana sadece merkezin emirlerini yerine getirmek kalıyor.

*Hiç suçlamıyorum da kendimi, daha sakin bir zamanda yapmak isterdim şu annelik işini. Hoş, dünya ne zaman çok rahat, adil, sorunsuz, herkese eşit bir yer oldu ki! Düşünceleri hızla süpüyorum kafamdan. Birazdan kızım ve dolayısıyla bütün ev uyanacak. Yüzümdeki gölgeleri görmesin ay parçası. Annesini hep beğensin, ona güvensin. Gerekirse dünyayı onun için yedi günde yeni baştan yaratacağını bilsin.