Bu web sitesi ne yazık ki Internet Explorer 9 ve altını desteklememektedir. Lütfen web tarayıcınızı Internet Explorer 10 ve üstü bir sürüme yükseltiniz.
Fazıl Say, Barbaros Şansal paylaşımına gelen sert tepkiler üzerine şunları yazdı
Fazıl Say, Barbaros Şansal paylaşımına gelen sert tepkiler üzerine şunları yazdı
Dünyaca ünlü piyanistimiz Fazıl Say, sosyal medya hesabından Barbaros Şansal'ın suçsuz olduğunu söyledi.
Magazin 7 Şubat 2017 - 14:16

Bu paylaşımının ardından çok ciddi hatta hakarete varan eleştiriler alan Say, yine aynı hesap üzerinden ‘Yorumlara cevaben’ adında uzun bir paylaşımda bulundu. İşte Say’ın yaptığı o paylaşımlar:

fazil-say-ic

Nazım Hikmet, Sabahattin Ali, Can Yücel, Ahmed Arif, Zülfü Livaneli, Erdal Öz , Ahmet Say ve daha niceleri… Hapise girecek bir “suç” işlememiş sanatçılar, aydınlar … Böyle gelmiş böyle gider , nesiller boyu, filan… HAYIR diyorum! Böyle gelmiş böyle gitmeyecek! Barbaros Şansal suçsuzdur! Ona yapılanlar utanç vericidir!

FAZIL, GELEN TEPKİLER ÜZERİNE YENİ BİR PAYLAŞIM YAPTI

İnsanların fikirlerini özgürce söyleme hakkının her geçen gün azaldığı bir coğrafyada Say, paylaşımına gelen ve hakarete varan sert tepkiler üzerine ‘Yorumlara cevaben’ başlığıyla bir paylaşım daha yaptı:

Barbaros Şansal söyleminde “aşırılık” yapmış olabilir, bütün bu terör olaylarına sıkışmış hayatlara tepkisinde sert olabilir, bu bir hata da olabilir. Ya sen? Hiç mi tepkin olmadı? Sanki hiç mi aşırılığa kaçmadın? Şuraya gelip kaç yüz kere küfür hakaret yağdırdın. Yani, arkadaş, kimler neler neler yazıyor hiç bir şey olmuyor da bir tek vatanını hakikaten seven ve hürlük isteyen Barbaros Şansal mı tepkisinde aşırı? Güldürmeyin adamı. Kendisi gibi olmayan herkese tehdit ve hakaret fırtınası yaratan kesim sadece ürkütmek ve susturmak amaçlı bir baskı yolu uyguluyor. Ne fena. Bizim için de. Kendisi için de. Dünya ve insanlık adına ne fena.

Barbaros yazımda verdiğim isimlerde ortak yanlarını esas almıştım,suçsuz yere hapse atılmış olmak meselesi. Bu adı geçen sanatçıları karşılaştırmak gibi bir derdimiz yok Zaten bana sorarsanız adı geçen isimler ile Nazım Hikmet’i de karşılaştıramayız ağırlık ve duruş olarak. Burada anlaşılmayacak bir şey olacağını düşünmüyorum.

Şimdi; Başkanlık sistemi ise daha güçlü bir Türkiye filan değildir Türkiye’nin ihtiyacı olan şey bireylerin özgürlüğü, demokrasi, ve birbirini anlayan ve dost olabilen farklı kitlelerdir. Dost olamadıktan sonra daha güçlü Türkiye olunsa ne olacak? Demokrasi ve fikir eşitliğinin olmadığı bir yerde sen mutlu ben mutsuz olunca mı daha güçlü olunuyor? Güç nedir arkadaş? Daha güçlü olan ne? Daha çok Nazım Hikmetler mi hapse atılacak? Daha güçlü Türkiye, laik kesimi daha çok ezebilecek güce sahip olunca mı daha güçlü olacak? Sanatçılarını bilim adamlarını akademisyenlerini ezince dışlayınca mı daha güçlü olacaksınız? Onların fikirleri sana göre yanlış ötekine göre doğru, illa ki senin dediğin mi olacak? Farklılıklar mı yok olacak? Ne istiyorsun? Dinin bin çeşit farklı yorumundan sadece biri diğerlerinden daha güçlü olunca mı mutlu olacaksın? Ya o senin istediğin olan değil ise? Başkanlık sistemini onayladığınızda tek düşündüğünüz başkan olan Erdoğan farz edelim ki bir sebepten başkan olamadı, o zaman ne yapacaksınız? Her şey silbaştan geriye mi döneceksiniz? Kürt sorunu derinleştikçe derinleşti, yara içinde, bir konudur. Güçlü olunca o yaralar ne ile sarılacak? “Güç”ten anladığınız nedir?

Son güncelleme: 14:33 - 07.02.2017