Bu web sitesi ne yazık ki Internet Explorer 9 ve altını desteklememektedir. Lütfen web tarayıcınızı Internet Explorer 10 ve üstü bir sürüme yükseltiniz.
Müziğimi paylaşmak ilham verici
Müziğimi paylaşmak ilham verici
Cemal Reşit Rey Konser Salonu, bu akşam dünya çapında ün yapmış bir saksafon virtüözünü, David Sanborn’u ağırlıyor. ‘4. Caz Şubatı’ kapsamında sahne alacak müzisyenle, onu enstrümanıyla tanıştıran hastalığından Grammy ödüllerine keyifli bir sohbet gerçekleştirdik…
Magazin 19 Şubat 2017 - 06:25

Cemal Reşit Rey Konser Salonu, bu akşam dünya çapında ün yapmış bir saksafon virtüözünü, David Sanborn'u ağırlıyor. ‘4. Caz Şubatı' kapsamında sahne alacak müzisyenle, onu enstrümanıyla tanıştıran hastalığından Grammy ödüllerine keyifli bir sohbet gerçekleştirdik…

– Türkiye'ye ilk gelişiniz mi?
Türkiye'de daha önce de bulunmuştum. İstanbul benim için etkileyici, özel bir şehir. Tekrar geleceğim için sabırsızlanıyorum. Görmeyi istediğim çok yer var ama turne programım çok yoğun. Burada gezecek çok fazla zamanım olmayacak.
– Ülkemizin sizde bıraktığı intiba ne?
Türkiye tarihi, kültürü ve müziğiyle çok derin bir geçmişe sahip. Müziğimi bu coğrafyadaki insanlarla paylaşmak benim için ilham verici.
– Bu akşam Türkiye'de bir sonraki hafta ise aynı gün Kenya'da konser vereceksiniz. Bu yorucu tempoya nasıl katlanıyorsunuz?
Daima ileriye bakarak ve yaptığım işe aşık olarak…
– Çocuk felci geçirdikten sonra tedavi kapsamında terapi olarak enstrüman çalmaya başlamak hayatınızı değiştirdi. Bu konuda ne söylemek istersiniz?
Hayatta her şeyin bir nedeni var. Saksafonla küçük yaşlarda hastalığım nedeniyle tanıştım. Kaslarımın güçlenmesi için terapi görüyordum. Yaşım ilerledikçe etkilendiğim blues müzisyenlerinin etkisiyle de profesyonel anlamda müziğe yöneldim.
– Enstrüman seçiminde tercihlerinizi en çok neler etkiledi?
11 yaşındayken bilinçli bir tercih yapmam söz konusu değildi. Doktorun tercihi benim de en çok sevebileceğim enstrümanla buluştu.
– Müzik yaparken, yaratıcı yönünüzü harekete geçiren en büyük etken ne oluyor?
Sonsuz bir kombinasyon olanağı sunduğundan müzik sizi daima yeni bir şeyler öğrenmeye iter. Hâlâ keşfedilecek bir şeylerin olması sanatçı olarak bana yeni bir şeyler yaratma konusunda heyecan veriyor.

10

– 35 yıla 24 albüm sığdırmış, başta Grammy olmak üzere çok değerli ödüller kazanmış, Stevie Wonder ve The Rolling Stones gibi isimlerle çalışmış bir müzik duayeni olarak tüm bu başarı öyküsü boyunca sizi en çok etkileyen olay hangisi?
Marcus Miller kariyerimde birkaç kez yolumun kesiştiği çok önemli isimlerden biri. Stevie Wonder, The Rolling Stones gibi isimlerle birlikte çalışmak müzisyen olarak benim de ufkumu açtı. Farklı starların çalışma stillerine, yaratıcı süreçlerine tanık olmak sanırım en çok etkilendiğim anlar.
– Bugüne dek seyircisinin enerjisiyle sizi en çok etkileyen ülke hangisi oldu?
Gittiğim her ülke farklı bir kültür ve izleyici açısından da farklı bir profile sahip. Japonya'nın bu anlamda farklı bir enerjisi var. Müziğe özenle yaklaşıyorlar.