Bu web sitesi ne yazık ki Internet Explorer 9 ve altını desteklememektedir. Lütfen web tarayıcınızı Internet Explorer 10 ve üstü bir sürüme yükseltiniz.
Param olmadığı için filmi önce sattım sonra çektim
Param olmadığı için filmi önce sattım sonra çektim
Bir dönem ‘Seksenler’ dizisini yöneten, senaryo yazarlığına 1990’da Levent Kırca’nın yanında ‘Olacak O Kadar’la başlayan Müfit Can Saçıntı’yı ‘Mandıra Filozofu’ filmlerindeki Mustafa Ali karakteriyle tanıdık ve sevdik. Saçıntı’nın yönettiği, senaryosunu yazdığı ve oynadığı son filmi ‘Yaşamak Güzel Şey’ ise geçen cuma günü vizyona girdi. Saçıntı ve filmde onun kızını oynayan Merve Hazer’le Kadıköy’de buluştuk ve bakın neler konuştuk.
Yüksel ŞENGÜL
Magazin 16 Nisan 2017 - 00:56

Bir dönem ‘Seksenler' dizisini yöneten, senaryo yazarlığına 1990'da Levent Kırca'nın yanında ‘Olacak O Kadar'la başlayan Müfit Can Saçıntı'yı ‘Mandıra Filozofu' filmlerindeki Mustafa Ali karakteriyle tanıdık ve sevdik. Saçıntı'nın yönettiği, senaryosunu yazdığı ve oynadığı son filmi ‘Yaşamak Güzel Şey' ise geçen cuma günü vizyona girdi. Saçıntı ve filmde onun kızını oynayan Merve Hazer'le Kadıköy'de buluştuk ve bakın neler konuştuk.

10

– Yazdın, yönettin ve oynadın… Bu üçü bir arada olunca daha mı zordur yoksa işi kolaylaştıran bir avantaj mıdır?
Müfit Can Saçıntı: En azından kendimi daha kolay ikna ediyorum (gülüyor). Şaka bir yana bana göre kolaylık sağlıyor. Ancak meslekte onca yıl geçmesine rağmen ben eleştirilere her zaman açık oldum. Bir filme diziye başlamadan önce, başladıktan sonra dostlarımın, işi bilenlerin fikirlerini mutlaka aldım, alırım.
– 1990'dan beri bu meslektesin. Önce senarist, sonra yönetmen, daha sonra oyuncu…
‘Olacak O Kadar' ekibine dahil oluşum Levent Kırca'nın verdiği ‘Yetiştirmek üzere senarist aranıyor' şeklindeki gazete ilanıyla başladı. Levent Kırca'nın yetiştirmesi olduğumu her zaman gururla söylüyorum. TRT'de Cumhur Atalay'ın yanında reji asistanlığı da yaptım.

– Filmle ilgili her şey ne zaman ve nasıl başladı?
Benim filmlerimin mutlaka bir mesajı olur. ‘Yaşamak Güzel Şey'in de mesajları var. Önce o mesajlar parça parça kafamda toplandı, fikir oluştuktan sonra da hayata geçirmeye karar verdim. Bu filmi çekecek param olmadığı için Kanal D'ye gittim. Filmin televizyon haklarını onlara vermeye karar verdim. Bütçe belli olunca da, filmi elimdeki paraya göre çektim. Filmin oyuncu kadrosu bana destek olmak istediler, sembolik ücretlerle kamera önüne geçtiler sağ olsunlar. 19 günde çektim filmi.
– Filmin kahramanı Müfit…
Benim adımı taşıyan Müfit, sıradan bir aile reisiyken sıra dışı bir kahramana dönüşüyor. Ancak toplum olarak da sabrın bittiği anlar vardır. Ve o sırada haksızlıklara sesini çıkaran yüzde doksan kadınlar olur. Müfit de filmin sıra dışı kahramanı oluyor işte. Keşke hiç kahramanlara ihtiyaç duymasak. Ne yazık ki güzel yurdumuz sürekli olarak kahramanlara ve kurtarıcılara ihtiyaç duyuyor.

8

Hem ağlatacak hem de güldürecek

– ‘Yılın en duygusal komedi filmi' demişsiniz…
Yılın en iyi komedisi olup olmayacağını bilemem ama en duygusal filmi diyebilirim. Zihni Göktay senaryoyu okuyunca ‘Bu film seyirciye çok mendil çıkartacak. Kimi gülmekten kimi ağlamaktan gözyaşını silecek' dedi. Film çekilirken hem oyuncu hem teknik kadrodaki arkadaşlarda hep anne babaları arama isteği oluşturdu. Bu film insanlara sevdiklerini aramalarını sağlayabilirse ne mutlu bana.
– İki ‘Mandıra Filozofu' da çok izlendi, seyirci Mustafa Ali'yi çok sevdi. Üçüncüsü gelecek mi?
İlk iki ‘Mandıra Filozofu' o kadar çok sevildi ki, açıkçası üçüncüsüne kollarımı sıvamaya korkuyorum.

8

‘Seksenler'den sonra biraz dizilerden uzak durmak istiyorum

– Bundan sonra yeni projeler var mı?
Bu filmin gişesi iyi olursa, iki yeni film projesi bekliyor, onlara başlayacağım. Bir tanesi ‘Nasreddin Hoca Timur'a Karşı'. Zamanda bu kez epey geriye gitmiş olacağım.
– Dizi var mı?
‘Seksenler'den sonra biraz dizilerden uzak durmak istiyorum. Sağlam bir proje gelirse olabilir elbette ama şimdi değil.

7

Gerçek hayattaki isimler kahramanlara verildi

– Merve'nin filme nasıl dahil olduğunu öğrenelim…
Merve Hazer: Bu filme dahil oluşumun şans eseri olduğunu sanıyordum. Müfit Bey, teyzemin arkadaşıymış. Bir kahve bahanesiyle Müfit Bey'le buluştum ve filme dahil oldum (gülüyor).
– Müfit Bey'in gerçek hayatta da kızının adı Duru…
Filmde Duru'yu oynuyorum ve Müfit Bey'in kızı Duru ile de tanıştım. İlk kez canlandırdığım karakterle oturup konuştum. Bu benim ilk sinema filmim oldu. Önce gergindim ama Müfit Bey ve ekip çok yardımcı oldular bana.
– Duru nasıl bir karakter?
Duru henüz 17'sinde ve hayatı sorgulayan bir kız. Onun en büyük yardımcısı da babası. Aşkla tanıştığı zaman bunu bile babasıyla konuşabiliyor.
– Filmin en önemli özelliği kahramanların sizin ve ailenizin isimlerini taşıması…
Evet, filmdeki kızımın adı da gerçek hayattaki kızımın adı gibi Duru. Filmde eşim Çiğdem'i Yasemin Conka oynadı. Gerçek hayatta da eşimin adı Çiğdem.