Bu web sitesi ne yazık ki Internet Explorer 9 ve altını desteklememektedir. Lütfen web tarayıcınızı Internet Explorer 10 ve üstü bir sürüme yükseltiniz.
Şöhretli değil kıymetli olmak önemli
Şöhretli değil kıymetli olmak önemli
Türk Tiyatrosu’nun duayen çiftlerinden Erdal-Güzin Özyağcılar’ın tıpkı onlar gibi sanata gönül vermiş kızları Zeynep Özyağcılar ile ‘Demir’ adlı yeni oyununu konuştuk. Özyağcılar, oyununun yanı sıra SÖZCÜ Pazar’a sanat yaşamına dair beklentilerini de anlattı…
Edda SÖNMEZ
Magazin 26 Kasım 2017 - 05:09

– Sahneyle ilk nasıl buluştunuz?

Altı yaşında sınavla Devlet Opera ve Balesi'ni kazandım. 25 yıldır da sahnedeyim.

– ‘Demir' adlı oyunda anne-kız aynı sahnede seyirciyle buluşuyor. Bu nasıl bir deneyim?

15 yıl hapis cezası almış, kızı ve dünyayla iletişimi kesilmiş bir anne ve kızını oynamak ilginç bir deneyim. 11 yaşına kadar yaşadıkları hafızasından silinmiş kız ise babaannesi tarafından büyütülmüş. Bu bizim dışımızda bir durum çünkü biz iletişimi iyi olan bir anne-kızız. Sahnede ise bambaşka duygular devreye giriyor. Annem bu konuda, “Karşımda güvendiğim bir oyuncu görüyorum kızımı değil” diyor. 47 yıldır sahnede olan annem gibi bir profesyonelin bu yorumu çok kıymetli. Her gün anne ve babamdan bir şeyler öğrenmeye devam ediyorum.

zeynepozyagcilar_4

“Yaşlanınca mutlaka oynamalıyım” demiştim

– Bu oyunu seçmenizin nedeni nedir?

Hep oynamak istediğimiz bir tekstti bu. Oyunun benim için özel olan yanı kadınların gizli odalarına giriyor olması. Oynadığım Josie karakterinin duymaktan en çok korktuğu şeyin üzerine cesaretle gitmesine hayranım. Feminist bir ruhla ama parmak sallamadan yazılmış bir oyun.

– Oyunda sizi en çok etkileyen replik hangisi?

“Hiçbir insan kendisine duyulan bir aşkı böyle harcamamalıydı”… Günlük yaşamımızda kadın-erkek özelinde yaşadığımız ya da gözlemlediğimiz, elde edilmenin sonundaki sıradanlaşmayı ifade eden çok güzel bir cümle bu.

– Oyun İskoçyalı feminist bir yazara ait ve yazar cinsiyet ayrımcılığına vurgu yapıyor. Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz?

Bu sorunu halletmek için eğitim sistemi değişmeli, psikologlar devrede olmalı, yasalar değiştirilmeli, kız çocuklarının okumasıyla ve daha sonra kurumlarda çalışmalarıyla ilgili devlet de özel çalışmalar ve yaptırımlar uygulamalı.

zeynepozyagcilar_1

Dünyayı yakından takip etmeye özen gösteriyorum

– Yeni oyunculuk yaklaşımları konusunda neler söyleyebilirsiniz?

Ben dünyayı ve yeni sahne yaklaşımlarını takip eden bir oyuncu olmaya özen gösteriyorum. Şu an dünyada ve Türkiye'de öne geçen akım olabildiğince gerçek olmak. Çünkü sahneler küçüldü ve o büyük oyunlar artık yok. Bu sahneler bizi seyirciyle daha yakın, gerçek ve iç içe kıldı. 23 Kasım'da Tatavla Sahne'de Cihangir'de böyle bir ortamda olacağız. Bu benim için de çok heyecanlı…

– Bir sanatçı olarak göz önünde yaşama duygusu zor mu sizce?

Göz önünde yaşamak bana göre değil. Annem ve babamı da göz önünde pek göremezsiniz. Bence şöhret olmak değil kıymetli olmak önemli.

zeynepozyagcilar_3

İnsanlar gerçek sevgiyi unuttu

– Son dönemlerde toplum olarak psikolojik anlamda zor zamanlar geçiriyoruz. Sizce bizi ne kurtarır?

İnsanlar bir amaç peşinde koşmaktan gerçek sevgiyi unuttu. Sevgi dediğimiz şeyi tutkuyla, hırsla karıştırdı. Teslimiyet ve kabulleniş bitti. Her şey çok hızlı tüketiliyor. Bunlar ruhu yoran şeyler. Bizi özümüze dönmek, gerçek sevgiyi hatırlamak ve inandığımız işleri yapmaya devam ederek umutlu olmak kurtarır.

Komedi oynamamı istiyorlar

– İzleyicilerinizin sizden beklentisi nedir?

Ben iyi bir dansçıydım. Bunu bilenler müzikal yapmamı ve komedi oynamamı istiyorlar. Bir de şampuan reklamına çıkmamı…

– Peki sizin hayalleriniz neler?

En büyük hayalim dünya çapında ses getirecek bir sinema filminde oynamak. Hatta keşke bir anti kahraman rolü teklif edilse de dövüşsem, dans etsem, bedenime yaptığım bütün yatırımı kullanabilsem. Bu zamana kadar hep tiyatro yaptım ama artık sinema filmlerinde de yer almak istiyorum. Projeleri kabul ederken en önemli kriterim ise hikayeyi okuyunca yüreğimin hoplaması.

– Geçmişten bugüne bir hayat muhasebesi yaparsak, yaşadıklarınız size ne öğretti?

İnsanları yargılamamak ve acıları çok ciddiye almamak gerektiğini öğrendim. Yaşadıklarından ders al ve olanı sev…