Bu web sitesi ne yazık ki Internet Explorer 9 ve altını desteklememektedir. Lütfen web tarayıcınızı Internet Explorer 10 ve üstü bir sürüme yükseltiniz.
Tuğba Özay: Hep delidolu, korkusuz ve çılgın bir bireydim
Tuğba Özay: Hep delidolu, korkusuz ve çılgın bir bireydim
Eski manken ve şarkıcı Tuğba Özay çocukluğuna dair yazdığı satırları takipçilerinin beğenisine sundu.
Magazin 29 Ağustos 2019 - 10:08

Son derece renkli ve enerjik bir isim olan Tuğba Özay, tam bir doğa aşığı… Sosyal medya hesabından gönül verdiği konularla ilgili olarak yaptığı paylaşımlarla dikkat çeken Özay, bu defa takipçilerini çocukluğuna götürdü. İki taş arasında verdiği cesaret isteyen pozunu instagram hesabından paylaşan Özay, altına da şunları yazdı:

“Şimdi biraz kendimden bahsedeceğim sizlere … Çocukluğumdan beri hep delidolu, korkusuz ve çılgın bir bireydim … Ağaçların tepesinden inmez, en yüksek duvarlardan atlar, kimsenin giremeyeceği yerlere girer, keşfetmeyi çok severdim. Mahallenin tüm kedilerini beslerdim örneğin… Atatürk'ün kızı Ülkü Hanım alt komşumuzdu. Balkonunun dili olsa da konuşsa tüm yeni doğmuş bebek kedileri onun balkonunda saklar onlara yuva yapardım. Emin olun o zamanlarda da kötü kalpli çocuklar vardı çünkü bir kediyi bir çocuğun ben yokken öldürdüğünü anımsıyorum tabi o çocuğu nasıl dövdüğümü de! Haksızlığın, insafsızlığın, vicdansızlığın karşısında da hep ben vardım çünkü ailem beni sevgi dolu yetiştirdi. Düşünün ki ölen tavşanıma bile cenaze töreni düzenleyen bir çocuktum ben. Çocukluğumdan beri de kalbim hep soldan attı! Duvardan atlamaya cesaret edemeyen arkadaşımı cesaretlendirir, ona atlamayı öğretirdim, ağaca çıkmaktan korkan arkadaşıma ağaca tırmanmayı gösterir bir de üstüne üstlük ağacın bir dalına tüner saatlerce inmezdim oradan ( Meltem eğer okuyorsan seni sevgiyle anıyorum ). Daha 8 yaşında motorsiklet kullanmaya başlamıştım. 12-13 yaşlarımda arkadaşlarımın motorlarını (Ç)alıp da özgürce gezdiğim çoktur. Hele Deniz, göl, suyla ilgili ne varsa bayılırdım bayılır… Derinlere dalmaktan, denizdeki mağaraları keşfetmekten, kayalara tırmanmaktan, sivri kayalıklarda bile çıplak ayakla dolaşmaktan hiç çekinmezdim. Hayatım boyu ne kavgadan kaçtım ne de beni ben yapan tabiattan uzaklaştım… Kendime yetmeyi, kendimle mutlu olmayı çocuk yaşta öğrendim. Ailem de beni daima kendine güvenli bir çocuk olarak yetiştirdi. Ve hep derdim ki ben 40 yaşında da 70 yaşında da aynı ruh halinde olurum. Çok şükür ki hayat beni kendimle ilgili yanıltmadı! Hala çocuk ruhluyum, hala asiyim, hala maceracıyım, hala keşfetmeyi seviyorum! Yaşamayı seviyorum! Doğayı, hayvanı, her şeye rağmen insanı! Bir çocuğum olsa aynen kendim gibi yetiştiririm. Sevgiyle, güzel günler dilerim”