Sözcü Plus Giriş

Yaşamak bisiklete binmek gibidir, durursan düşersin

Erol Evgin, pandemi sürecinde üretimini durdurmadı, ‘Sevdiklerim’ albümünü çıkardı. Evgin, “Bu da geçer diyoruz ve çalışmaya üretmeye devam ediyoruz. Bir yandan tezgâhı toplarken, genç kuşaklara da günün tınılarıyla bir şeyler bırakmak istiyorum” dedi.

Hande ZEYREK
Güncellenme: 09:01, 28/03/2021
Yaşamak bisiklete binmek gibidir, durursan düşersin

Pop müziğin duayen ismi Erol Evgin, kısa süre önce ‘Sevdiklerim' ismini verdiği yeni albümüyle dinleyiciyle buluştu. “Şarkılar susarsa, yaşam susar. Şarkılar ilaç gibidir, karamsarlığa merhemdir. Müzik, iyileştirir” diyen usta sanatçı Evgin'le ‘Sevdiklerim' albümünün yanı sıra hayata, müziğe, ülkedeki can sıkıcı gelişmelere dair konuştuk. Albüm için ‘geçmişten geleceğe bir yolculuk. Bir yandan tezgâhı toplarken, genç kuşaklara da günün tınılarıyla bir şeyler bırakmak istiyorum” yorumu yapan Erol Evgin'in topluma da mesajı oldu: “Bereketli toprakların ve güzel insanların ülkesi burası. Türküdeki gibi: Kışın sonu bahardır, bu da geçer.”

‘Sevdiklerim' albümünün kayıtlarında Evgin'e, akustik bir sound ile Firuz İsmailov'un yönettiği Erol Evgin Orkestrası eşlik etti.

Son bir yıldır her şey durdu ama siz üretmeyi bırakmadınız…

Yaşam bisiklete binmek gibidir. Yorulmadan pedalları çevirmelisin. Durursan düşersin. Gerçekten yüzyılda bir yaşanan sıkıntılı bir süreçten geçiyoruz. Ama dünyamız daha kötülerini görmüş, iki dünya savaşı yaşamış. “Bu da geçer” diyoruz ve çalışmaya, üretmeye devam ediyoruz. Şarkılar susarsa, yaşam susar.

TÜRKİYE ONU HEP ZİRVEDE TUTTU Sanat hayatında yarım asrı geride bırakan Erol Evgin, müzikaller, programlar, başarılı albüm ve şarkılarının yanı sıra nahif kişiliğiyle de zirvedeki yerini korudu. “Evlilik bir şanstır. Benim şansım yaver gitti” diyen Erol Evgin, kendisi gibi mimar olan Emel Evgin ile 48 yıldır evli. Çiftin, Murat Evgin ve Elvan Evgin Sheehan isimli iki çocuğu ve 3 de torunu var. İlk torun, sanatçı dedesinin adını taşıyor.

ZAMANSIZ ŞARKILAR

Nasıl ortaya çıktı bu albüm?

Benim şarkılarımın yanı sıra, bu şarkılar da pop klasikleri ve zamansız şarkılar… Yıllardır aklımdaydı bu proje. Pandemi dönemi gibi telaşsız bir zamanda hayata geçirdik. Bir yandan tezgahı toplarken, genç kuşaklara da günün tınılarıyla bir şeyler bırakmak istiyorum.

ŞARKILAR KARAMSARLIĞA MERHEMDİR Evgin, muhabirimiz Hande Zeyrek'e “Şarkılar ilaç gibidir, karamsarlığa merhemdir. Müzik iyileştirir” dedi.

“Yeni üretilen şarkılar çabuk unutuluyor dillere pelesenk olmuyor eskisi gibi” yorumuna katılıyor musunuz?

Bu tuzak sorudur!.. (Gülüyor) İnsanı bir anda dırdır eden yaşlı duruma koyar. Bizim yaşta gençleri eleştirmek yerine anlamaya çalışmak gerek. Yalnız müzik değil, yeni üretilen çoğu şey çabuk tüketiliyor. Eşyalar, giysiler, ilişkiler, dostluklar. Zamanın ruhu böyle…

Son görüşmemizden bugüne ülkemizde vatandaşların, sanatçıların, mutluluğu, huzuru için çok iyiye giden gelişme yoktu diyebiliriz. Vatandaşlara o nahif kimliğinizle nasıl seslenirsiniz?

Tüm dünya gibi ülkemiz de zor günlerden geçiyor. Ama yeryüzünün en güzel coğrafyalarından birinde, bereketli toprakların ve güzel insanların ülkesi burası. Nahif bir cevap istiyorsanız, türküdeki gibi “Kışın sonu bahardır, bu da geçer” diyorum.

Geçmişten geleceğe bir yolculuk

“Sevdiğim sanatçı dostlarımın sevdiğim şarkılarından oluşan bir seçki” diyorsunuz yeni albüm için…

Albümde söz ve müziği Sezen Aksu'ya ait ‘Yazık', ‘Kaybolan Yıllar', ‘El Gibi', söz ve müziği Can Temiz'e ait ‘Bir Pazar Kahvaltısı', sözleri Sıla Gençoğlu'na ait “Yan Benimle”, Murat Evgin'e ait ‘Mektup', söz ve müziği Şemi Diriker'e ait ‘Unutama Beni', sözü Mehmet Teoman'a, müziği Cenk Taşkan'a ait “Beni Benimle Bırak” isimli şarkılar ve sözleri Dr. Selma Çuhacı'ya, müziği bana ait olan “Vedasız Aşklar” isimli yeni bir şarkı yer alıyor. Albüm için “Geçmişten geleceğe bir yolculuk” diyebiliriz…

Erol Evgin, 9 şarkıdan oluşan “Sevdiklerim” akustik albümünde sanatçı dostlarının unutulmaz şarkılarını seslendirdi.

YEPYENİ BİR ŞARKI

Nasıl seçtiniz albümün şarkılarını?

Türk Pop Müziği'nin kilometre taşları şarkılardan bir seçki, her biri çok kıymetli. Bir arada uyum içinde olmalarına özen gösterdim. ‘Vedasız Aşklar' yepyeni bir şarkı…

Müzisyen oğlunuz Murat Evgin'in de parçası var.

Murat, dizi müzikleri ve özgün şarkılarıyla uluslararası başarılara imza atıyor. Murat Evgin'le, gurur duyuyorum.

Kutuplaşma her kesime yayılıyor

Daha önce “Sanatçı özgürlükten, adaletten, demokrasiden yana taraf olmalı” demiştiniz.

Aynı görüşümü sürdürüyorum; ancak “Sanatçı sanatıyla konuşmalı” derim. Bir siyasetçinin ya da bir sendika temsilcisinin dili farklı, sanatçının dili farklıdır. Sanatçı, sanatça konuşur ve Aziz Nesin üstadın dediği gibi; “İnsanlar gider şarkılar kalır, şarkılar var uzun, yüzyıllara dolanır, şarkılar var kısa, söylendiği yerde kalır…”

Sanat ve siyaset karşı karşıya geliyor zaman zaman.

Kutuplaşma toplumun her kesimine yayılıyor. 1980 öncesi yaşadık bu kutuplaşma ve bölünmeyi. Aynı ailenin çocukları “Sağcı-solcu” diye düşman kardeşler olmuşlardı. Siyasetin, kültürün ve sanatın dili bölücü değil birleştirici, uzlaşmacı, umut verici olmalıdır.

KUŞAKLARIN HAFIZASINA KAZINAN UNUTULMAZ ŞARKILAR

Erol Evgin, ilk 45'lik plağı “Sen- Eski Günler'i 1969'da çıkardı. Çiğdem Talu ve Melih Kibar ile birlikte çalışmaya başladıktan sonra, kuşaklar boyunca hafızalarımıza kazınan o şahane şarkıları seslendirdi. ‘İşte Öyle Bir Şey', ‘Sevdan Olmasa', ‘Bir de Bana Sor', ‘Etme Eyleme', ‘Söyle Canım' , ‘Deli Divane', ‘Hep Böyle Kal', zamansız şarkılar oldu. “Sanatçı tanımınız nedir” diye sorduğumuz Erol Evgin şu cevabı veriyor: “Sanatçı, hayatı yorumlayarak yaşama anlam katar. Yeniliklere açık, toplumsal sorunlara duyarlıdır ve sanatını halkıyla paylaşır.”

Ve geçmişten bugüne yaşanan pişmanlıklarla ‘iyi ki'ler… “Her şeyi düşünüp taşınıp yapmaya çalıştığım için pek bir pişmanlığım yok. ‘İyi ki'lerimin başında her şeye rağmen bu toprakların ve bu ülkenin insanı olarak sanat yapmak ve sevdiklerimle birlikte yaşamak gelir” diyor.

Erol Evgin, ‘Mustafa Kemal'i Gördüm Düşümde' ile sahnede…

ATATÜRK, CESARETİ VE ZEKASIYLA BİR DAHİDİR

Erol Evgin, 2005 yılından bu yana 23 Nisan, 19 Mayıs, 30 Ağustos, 29 Ekim ve 10 Kasım günlerinde ‘Mustafa Kemal'i Gördüm Düşümde' temalı konserini tekrarlıyor. Adını Fazıl Hüsnü Dağlarca'nın Üç Şehitler Destanı'ndan alan konserde, şarkılar, türküler, şiirler, oyunlar, barkovizyon gösterileri yer alıyor.

Coşkusuyla, ilgisiyle “Mustafa Kemal'i Gördüm Düşümde” temalı konserlerinizin tekrarı olacak mı?

“Mustafa Kemal'i Gördüm Düşümde” temalı konserlerimi 15 yıldır resmi bayramlarda ve özel günlerde belediyelere ve özel kuruluşlara veriyorum. Kurtuluş Savaşımızı ve bu ülkenin ne büyük fedakarlıklarla kurulduğunu gençlere hatırlatarak, ulusal bilincimizi pekiştirmeyi amaçlayan şiirli, şarkılı, türkülü bir kurgu.

Erol Evgin düşündeki Mustafa Kemal'i nasıl anlatır?

Biz Türkler, Atatürk'ü överken, “Abartıyorsunuz” diyen yabancılar çıkabilir. Döneminin İngiltere Başkanı Lloyd George'un söyledikleri çok iyi anlatıyor Mustafa Kemal'i: “İnsanlık tarihi ancak birkaç yüzyılda bir dahi yetiştiriyor, şu talihsizliğe bakın ki o büyük dahi çağımızda Türk ulusuna nasip olmuştur.”

Belçikalı aydın Daniel Dumoulin ise “Türk Halkı, Atatürk'ü Allah'a borçlusun, geri kalan her şeyi de Atatürk'e…” diyor. Ben de bir şey ekleyeyim: Gazi Mustafa Kemal Atatürk güçlü emperyalist devletlerle savaşıp kazanacak cesaret ve zekaya, aynı devletlerle kısa sürede barış kuracak kültür ve olgunluğa sahip bir dahidir…