Bu web sitesi ne yazık ki Internet Explorer 9 ve altını desteklememektedir. Lütfen web tarayıcınızı Internet Explorer 10 ve üstü bir sürüme yükseltiniz.
Aliağa gezilecek yerler: İşte tarihi ve doğal güzellikleriyle Aliağa gezilecek yerler…
Aliağa gezilecek yerler: İşte tarihi ve doğal güzellikleriyle Aliağa gezilecek yerler…
Ege kıyılarında sayıları 30’u aşan Aiolia kentlerinin en büyük ve en önemlilerinden altısını barındıran, tarihi ve doğal güzellikleri ile sanayi kenti Aliağa'nın gezilecek tarihi ve turistik yerlerini sizler için derledik...
Seyahat 7 Haziran 2018 - 08:38

İzmir’e 59 kilometre uzaklıkta, Ege Denizi’nin kıyısında yer alan doğusunda Manisa, kuzeyinde Bergama, güneyinde Menemen, güneybatısında Foça ile çevrili olan Aliağa’nın gezilecek yerlerinden bazılarını haberimizde bulabilirsiniz…

ALİAĞA’NIN GEZİLECEK YERLERİ

ÇANDARLI

Antik Pitane yerine kurulmuş olan Çandarlı, denize bir boynuz gibi uzanan bir yarımada üzerinde yer alıyor. Çandarlı çok iyi korunmuş bir Ceneviz Kalesi ile dikkat çekiyor. Kale, Çandarlı Halil Paşa zamanında onarılmış. Buradan Bakırçay Deltası’nı görürüsünüz. Anayola dönüldüğünde, Kazıkbağları köyünden kıyıya doğru, Antik liman kenti Elaia’nın çok iyi durumdaki mendirek kalıntıları görülebilir.

DENİZKÖY

Çandarlı’nın kuzeydoğusunda bulunan köye günübirlik bir gezinti yapılabilir. Köye ilçeden dolmuşlar kalkıyor. Bu sahil köyündeki tertemiz plajda yüzebilirsiniz. Köyün karşısında ise adalar bulunuyor.


ELAİA

Bergama’ya bağlı Zeytinbağ beldesinin Kazıkbağları Mahallesinde bulunuyor. Kentin ismi “zeytinlik” anlamına gelir. Elaia Antik Kenti’nin kurucusu mitolojiye göre Menestheus’dur. Kent klasik dönemlerde önemsiz hale gelse de Hellenistik dönemde tekrar önem kazanmaya başlamıştır. Kent, genellikle Bergama Krallığının deniz üssü olarak kullanıldığı bir nokta olmuştur. Bergama Krallığı yıkıldıktan sonra kent yavaş yavaş önemi yitirmiş, hatta Roma ve Erken Bizans’a kadar adından pek bahsettirememiştir. Antik kentten günümüze en sağlam kalıntı mendireğidir.

PİTANE

Kelime olarak suyu bol anlamında kullanılan Pitane, Dikili'nin güneyindeki Çandarlı Körfezinin kuzey kıyısında yer alan bir yerleşim yeridir. Çandarlı'daki 13 ya da 14. yüzyıllarda yapıldığı bilinen bu görkemli kale, ülkenin en iyi korunmuş kalelerinden biridir. 15. yüzyılda Türkler tarafından yenilenen kale, 1957 yılında onarılmıştır. Kale günümüzde, önemli Ceneviz kalelerini Dünya Mirası Geçici Listesi’ne alan UNESCO tarafından listeye dahil edilmiştir. Pitane'de Ord. Prof. Dr. Ekrem Akurgal kazı yapmışsa da yeterli bilgi verebilecek mimari kalıntılara rastlayamamıştır. Zira kentteki taşlar yeni yapılanmada yerlerinden sökülmüştür. Kazılarda M.Ö. 6. yüzyıla tarihlenen mezarlara, çeşitli keramiklere, vazolara, kadehlere, kylixlere (açık ağızlı ve ayaklı içki kapları) ve ölü külü kaplarına rastlanmıştır. İÖ. 6. yüzyıla tarihlenen arkaik bir erkek heykeli bugün Bergama Müzesi'nde sergilenmektedir.

GRYNEİON

Aliağa ilçesi sınırları içinde bulunan Yeni Şakran beldesi yakınlarındaki bir antik kenttir. Çandarlı Körfezi kenarındadır. 12 büyük Aiolia kentinden biri sayılır. Kuruluşuyla ilgili bilgiler kısıtlı olmasına karşın, efsanelerde, adını Amazon Gryne’den alan daha eski bir yerleşimden bahsedilmektedir. Tarihte adı ilk olarak M.Ö. 5. yüzyılda Atina Deniz Birliği’ne üye olan ve bu birliğe üçte bir talent oranında vergi ödeyen bir kent olarak geçer. Gryneion Antik Kenti’nin, Myrina’ya bağlı bir kutsal kent olma ihtimali yüksektir. Gryneion bu dönemde ünlü Apollon Tapınağı’nı, sunağını ve kehanet merkezini barındırıyordu. Gryneion Antik Kenti’nde ilk sistematik kazılar Bergama Arkeoloji Müzesi tarafından kentin nekropol bölgesinde yapılmış ve M.Ö. 7. yüzyıl ile M.Ö. 5. yüzyıl arasına tarihlenen buluntulara ulaşılmıştır.

AİGAİ

Yenişakran’a bağlı Köseler köyünden iki kilometre sonra antik kente varıyorsunuz. Herodotos Aigai’yi 12 Aiolis kentinden biri olarak sayıyor. Pers işgalinden etkilenmediğinden, birçok eşzamanlı kentten farklı olarak arkaik dönem kalıntıları açısından zengindir. Hellenistik dönemde, İÖ. 218’de Pergamon Krallığı, daha sonra da Roma egemenliğine giren kent, bölgedeki diğer yerleşmeler gibi İS. 17’de depremle sarsıldı. Bu yıkımın ardından kent İmparator Tiberius’un yardımları ile yeniden inşa edildi. Gün Dağı’ndaki erişilmesi güç yerleşme, arazinin yapısına uygun şekilde teraslar üzerinde kurulmuş ve sur duvarları ile çevrelenmişti. Kentte üç katlı agora, sütunlu galeri, tiyatro, gymnasion, meclis yapısıyla İÖ. 2 yüzyıla ait Demeter’e adanan ve İÖ. 48’de Prokonsül Servilius İsauricus’un Apollon Khesterios için yaptırdığı tapınak kalıntıları görülebilir.

TÜRKİYE’DEKİ 5 MAVİ YOLCULUK ROTASI

MYRİNA

Antik kent, Aliağa’dan sonra Güzelhisar Çayı’nın deltasında “Öteki” ve “Beriki” adı verilen iki tepeye ve aralarındaki koya yerleşmiş. Bugün bazı yapıların duvarları, liman yapısı ve tiyatronun olası yeri seçilebilmektedir. Kentin Amazon kraliçesi Myrina tarafından kurulduğu ve adını kurucusundan aldığı rivayet edilir. M.S. 17'de geçirdiği deprem sonrası imparator Tiberius tarafından yeniden inşası yönünde yardım edilen kentin adı bir süreliğine Sebastopolis olarak değiştirilmiştir. Bir zamanlar Smyrna olarak anıldığı da rivayet edilmektedir. M.S. 106 yılında büyük bir deprem geçirmiş olan kent, M.S. 4 ve 5. yüzyıllarda Ephesos Metropolitliği'ne bağlı bir piskoposluk merkeziydi.