Bu web sitesi ne yazık ki Internet Explorer 9 ve altını desteklememektedir. Lütfen web tarayıcınızı Internet Explorer 10 ve üstü bir sürüme yükseltiniz.
Dalış turizminin değişmeyen adresi Kaş
Dalış turizminin değişmeyen adresi Kaş
Su altında önemli bir flora ve fauna zenginliğe sahip Kaş, son yıllarda Türkiye'nin hatta dünyanın en gözde dalış merkezlerinden biri haline geldi.
Seyahat 25 Kasım 2019 - 12:26

Çeşitli dalış etkinlikleriyle her yıl on binlerce yerli ve yabancı turisti ağırlayan Kaş, son yıllarda dalış turizminin değişmeyen adresi oldu.

Temiz ve berrak bir denize sahip olan Kaş, zengin bir su altı flora ve faunasıyla da dalış tutkunlarını büyülüyor.  Dalış turizmi için batırılan uçak gibi resiflere dalış yapan yerli ve yabancı turistler, farklı türlerdeki deniz canlılarını da görerek su altı dünyasının güzelliklerini keşfediyor.


Dalış eğitmeni ve rehber dalıcı Murat Draman, dalış turizminin önemli merkezlerinden biri olan Kaş-Kekova’nın Deniz Koruma Alanı içinde yer aldığını hatırlattı. Draman, bu bölgede hem dalış yaptıklarını hem bilim adamlarına yardım ettiklerini hem de doğayı takip ederek içinde yer almaya çalıştıklarını belirtti.

Felsefelerinin “Kabarcık bırak, hiçbir şey alma” olduğunu aktaran Draman, dalgıçların burada adeta sembiyotik bir hayat içinde olduklarını anlattı. İnsanların su altı konusundaki bilgilerini de arttırıp, zarar vermeden bu özel bölgeyi kullanmalarını ve sürdürülebilir bir şekilde turizmin gelişmesini istediklerini dile getiren Draman, “Koruma alanı Kaş için çok büyük bir fırsat turizm açısından ama bunun hakkını vermek lazım.” dedi.

30’U AŞKIN DALIŞ NOKTASI

Kaş’ta, 30’u aşkın dalış noktasının yer aldığını, bunların 20-25’ine dalış gerçekleştirildiğini belirten Draman, bu noktaların Kaş’a en yakın noktalar olduğunu ifade etti.  Bu dalış noktalarındaki, duverler, mağaralar, deniz çayırları, kumluklar, kayalıklar, batıklar, amforaların, modern batıkların ve metal sac teknelerin büyük ilgi çektiğini anlatan Draman, bölgenin ayrıca deniz canlıları yönünden de çok zengin olduğunu aktardı.

DAKOTA BATIĞI

20 metre derinlikte yer alan askeri uçak Dakota’nın tek yıldızlı dalgıçlar tarafından da görülebildiğini belirten Draman, bu batığın su altında çok güzel bir görüntü verdiğini, adeta bulutların içinden geçen bir uçakmış hissi yarattığını söyledi.

Draman, uçağın dış yüzeyi alüminyum olduğu için fazla paslanmadığını, Kaş’a dalış için gelen hemen hemen herkesin Dakota’yı görmek istediğini aktardı. Daha derinde, normal deniz kazaları sonucu oluşmuş batıkların da bu bölgede bulunduğunu ifade eden Draman, bunlardan birinin Kanyon, Dimitri veya Pamuk batığı adıyla bilinen bir Yunan teknesi olduğunu belirtti.

Orfoz balığı, fok ve deniz kaplumbağalarının Kaş’ın sembolü olduğunu aktaran Draman, “Ama biz en çok orfozu seviyoruz. Çünkü kaplumbağalar çevreye epey bir zarar verdiler. Çok benzersiz, kocaman pinalarımız vardı, onları deniz kaplumbağaları bitirdi, çayırlarımızı da… Neyse ki foklar hiçbir şeyimizi bitirmedi ama onu pek göremiyoruz.” ifadesini kullandı.

“DALIŞ TUTKUNLARI DOĞRU EĞİTİM ALMALI”

Dalış tutkunlarının, doğru eğitim almalarının önemine değinen Draman, “Doğru dalmak, doğru denge kurmak, kumu kazmadan dalmak çok önemli. İnsanlar yüzerken bazen acemilik dönemlerinde kum kaldırarak yüzüyorlar. Zannediyorlar ki bunun hiçbir etkisi yok doğaya. Halbuki var. O kalkan kum yosunların üstüne, süngerlerin üstüne gidiyor ve onların ufak damarlarını tıkayıp nefes almalarını bile engelliyor ve çürümelerine, hastalanmalarına sebep oluyor.” diye konuştu.

“HER BATIK ÇEVRESİNİ KİRLETİYOR”

Dalış tutkunlarının özellikle merak ettiği batıkların, denizlerin doğasını bozduğuna dikkati çeken Draman, sözlerine şöyle devam etti:  “Sonuçta her batık çevresini kirletiyor. Ne kadar temizlerseniz temizleyin, suni olarak batırdığınız bir batığın içinde mutlaka biraz yağ var, mutlaka boyaları dökülebiliyor etrafa. O metaller ne olursa olsun zamanla kumun içine, ortamda eriyerek yerleşebiliyorlar. Diğer taraftan baktığımızda ise da fazla denizsel hayatın olmadığı bölgelerde, canlılığın artmasına katkı sağlıyor, görsel olarak da dalış turizmine de hizmet edebiliyor. Özel olarak balıklar bu suni batıklarda çoğalmıyor ama balıklara çoğalabilecek, saklanabilecek, istilacı türlerden uzak durabilecek bir ortam yaratabiliyor. Yalnız batık demek, her aklımıza geleni denize atacağız demek değil. Bunun uzun süreli olabilmesi parçalanıp gitmemesi, doğru yerde olması, doğru derinlikte olması gerekiyor. Koruma alanı içerisine kesinlikle bir batık yapılmasını istemiyoruz. Onun dışındaki noktalarda yapılabilir. Ama 10-15 yıl içerisinde yok olacak bir batığı denize atmak kirlilikten başka bir şey değil. ”

Draman, sürdürülebilir bir dalış turizmi için bir uçak veya tekne batığının güzel olduğunu ancak Disney World gibi her şeyi suyun altına sokmak gibi bir yaklaşımdan uzak durmaya çalıştıklarını sözlerine ekledi. AA