Bu web sitesi ne yazık ki Internet Explorer 9 ve altını desteklememektedir. Lütfen web tarayıcınızı Internet Explorer 10 ve üstü bir sürüme yükseltiniz.
Erdek gezilecek yerler: Doğal plajlarıyla Erdek’in turistik yerleri…
Erdek gezilecek yerler: Doğal plajlarıyla Erdek’in turistik yerleri…
Kapıdağ Yarımadası’nda yer alan Erdek, doğal plajları, ekoturizme elverişli coğrafyası, üzümü, şarabı, zeytini ve zeytinyağı ile Türkiye'nin turizm cennetlerinden biridir. Şimdi Erdek'te gezilecek yerlerden bazılarını tanıyalım...
Seyahat 13 Haziran 2018 - 08:57

Erdek, tarihte Artake adıyla bilinmektedir. Artake, Sitlerin efsanevi krallarından biridir. Bu yüzden ilçenin Sitler tarafından kurulduğu söylenebilir. Arteke’den ilk söz eden de Herodotos olmuştur. Tarihi ve doğal güzellikleri ile Erdek’in gezilecek yerlerinden bazılarını sizler için derledik…

ERDEK’İN GEZİLECEK YERLERİ

KYZİKOS ANTİK KENTİ

Kyzikos, Kapıdağ eteklerinde Bandırma- Erdek karayolunun geçtiği yerde kurulmuştur. Yörenin tarihi Neolitik (M.Ö. 6. bin) ve Kalkolitik (M.Ö. 5. bin) Dönem' e kadar inmektedir. Kyzikos'un Thessalia'dan göç ederek gelen Dolionlar tarafından kurulduğu bilinmektedir. Dolionlar, Kyzikos' da yaşayan en eski kavimdir. Bu nedenle bu bölge aynı zamanda Dolionia veya Dolionis diye adlandırılır. Kentin bilinen tarihi M.Ö. 8. Yüzyılda İonia kentlerinden birisi olan Milet'in burada bir koloni kurmasıyla başlar. M.Ö. 675'de bu koloni genişleyerek daha geniş bir kimliğe bürünür. Fakat M.Ö. 5. yüzyıl başlarında başlayan İon isyanlarıyla birlikte dokuz kez el değiştirir. M.Ö. 364'de Atina'ya karşı bağımsızlığını elde ederek en parlak çağını yaşamaya başlar. Hem siyasi hem de ticari alanda etkinliğini artırır. Diğer para birimleri için bir değer ölçüsü durumuna gelen parası ekonomik alandaki gelişmelerinin en somut kanıtıdır. Hellenistik dönemde kültür, sanat ve ticaret merkezine dönüşen Kyzikosher açıdan parlak bir dönem yaşar. MS. 543'deki depremde ve ardından 741 ve 1064 depremleriyle kent ciddi hasar görür ve Kyzikos kendi kaderine terk edilir.

HADRİAN TAPINAĞI

Kyzikos Kenti'nde şimdiye kadar tespit edilmiş dört tane tapınak vardır. Bunlardan en büyüğü ve en önemlisi Hadrian Tapınağı'dır. Kyzikos Antik Kenti'nin batısında konumlanan Hadrian Tapınağı, Bandırma Erdek karayolunun Düzler Mevkii'nde, karayolundan yaklaşık 300 metre içeride yer almaktadır. Tapınağın yapımına daha önce Tanrı Zeus adına başlanmış, ancak bitirilememiştir. M.S. 123 yılında olan bir depremden sonra İmparator Hadrian'ın kenti ziyaretinin ardından yapımına tekrar başlanır. Bitirilişi ise ancak Antoninler Dönemi'nde (M.S.138-197) gerçekleşir. Ancak M.S. 150-155 yılları arasındaki yeni bir depremde tapınakta büyük bir yıkım olur ve M.S. 167 yılında yeniden onarılır. Antik dönemde dünyanın sekizinci harikası olarak listeye alınan tapınak, M.S. 6. yüzyıldaki depremden sonra kendi yazgısıyla başbaşa bırakılmıştır. Antik çağın en önemli tapınakları arasında sayılan Hadrian Tapınağı, kenti çevreleyen sur kalıntıları, şehir kapılarından biri, akropol, amfitiyatro, tiyatro, sur dışındaki Parmos-Trakisas-Khytos limanlarına ait kalıntılar, üç adet agora, Roma hamamları, şehir meclis binası ve Metroon'a (ana tanrıçaya adanmış tapınak) ait kalıntılar kentin zenginliğini ve önemini gösteren yapılardır.

KİRAZLI MANASTIRI

Antik dönemde Didumus Dağı olarak bilinen dağın eteğinde manastır, kilise ve yapı gruplarından oluşan bir komplekstir. Duvar tekniğine göre; 19. yüzyılda Rumların kullandığı bir dini yapı olduğu anlaşılmaktadır. Kirazlı Manastırı 1895 yılında inşa edilmiş ve 1922 yılında terk edilmiş. Havari Lukas'ın eseri olduğuna ve mucizeler yarattığına inanılan Panagia Faneromeni (Faneromeni Meryem'i) ikonası, faaliyette olduğu bu 27 yıllık süre boyunca Kirazlı Manastırı'nda bulunmuş ve o nedenle de, ortodoks hristiyanlarca adeta bir hac yerine dönüştürülmüş. Manastırın mevcut temellerden ve duvar kalıntılarından bodrum üzerine 2 katlı olduğu görülmektedir. Bugün mevcut olan kilisenin, güney duvarı ile absis duvarının bir kısmı ayakta ve yüzeyde bulunmaktadır.

SEYİTGAZİ TEPESİ

Erdek’in güneydoğusundaki konik ve küçük yarımadaya Seyitgazi ismi verilmiştir. Tepenin üstünde küçük bir kilisenin temelleri bulunmaktadır. Tepenin üstündeki kilise temellerinin beş on metre doğusunda yarım yuvarlak ve bir metre yüksekliğinde kuru duvardan yapılma bir adak yeri mevcuttur. Halk arasında Seyitgazi’nin Türbesi olarak tanınan bu yerde bir çok elbise parçaları, çocuk giyim eşyası ve yarı yanmış mumlar göze çarpar. Halk, bu türbeye bir şey adayanların dileklerine kavuşacaklarına, çocuksuz kadınların çocuk sahibi olacaklarına inanmaktadır.

SONBAHARDA GİDİLMESİ GEREKEN 4 YER

ZEYTİNLİ ADA

Sadece 8 dönümlük bir alana sahip olan adanın boyu yaklaşık 180 metre, eni yaklaşık 70 metredir. Erdek limanının yaklaşık 250 metre açıklarından Zeytinli Ada görülebilmektedir. Ada üzerinde, ikisi şapel olmak üzere dört kilise, öğrencilerin eğitim gördüğü bir manastır, bir vaftizhane, iki hamam, seramik pişirme fırınları ve bunların dışında sosyal yaşam alanları bulunuyor. Zeytinli Ada’da şu ana kadar ortaya çıkan eserler arasında M.S.500'lerde yapıldığı sanılan Meryem Ana Kilisesi bulunmaktadır. Bu kiliseye ait Meryem Ana ikonası ise Fener Rum Patrikhanesi'nde sergileniyor. Zeytinli Ada, tarihte en çok şifalı kaynak suyu ile önem kazanmış. Evliya Çelebi'nin Seyahatnamesi'nde şu satırlarla Zeytinli Ada'daki şifalı sudan bahsettiği görülür; “Bu Erdek’in karşı garbında bir mil bait derya içere taam sofrası kadar bir yerde kaynar bir ılıca suyu vardır ki Adem içine girmeyi tahammul edemeyip deryaya karıştığı yerde gusul ederler. İki türlü hasai kudret bireşince gusul edenler hayati cavidani bulurcasına memnun ve sıhatül vücut olurlar.”