Bu web sitesi ne yazık ki Internet Explorer 9 ve altını desteklememektedir. Lütfen web tarayıcınızı Internet Explorer 10 ve üstü bir sürüme yükseltiniz.
Güzelyurt gezilecek yerler: Afrodit için kurulan şehir Güzelyurt’un turistik gezilecek yerleri…
Güzelyurt gezilecek yerler: Afrodit için kurulan şehir Güzelyurt’un turistik gezilecek yerleri…
Güzelyurt, Kuzey Kıbrıs’ın kuzeybatısında yer alan Antik dönemde Yunanistan’dan göç eden Sparta’lılar tarafından tanrıça Afrodit için kurulduğu söylenen bir şehirdir. Güzelyurt'un gezilecek tarihi ve turistik yerlerini sizler için derledik....
Seyahat 6 Haziran 2018 - 08:25

Güzelyurt, adanın portakal ihracatının büyük çoğunluğunu karşılayan, bu bağlamda her yıl Portakal Festivali düzenlen ve doğal güzelliklerinin yanı sıra Soli Antik Kenti, Vuni Sarayı, Tumba Tu Skuru, Aziz Mamas Kilisesi gibi ada tarihi açısından önemli eserlere ev sahipliği yapan önemli bir şehirdir. Şimdi Güzelyurt’un gezilecek önemli yerlerinden bazılarını tanıtmaya çalışalım….

GÜZELYURT’UN GEZİLECEK YERLERİ

TUMBA TOU SKURU

Güzelyurt sınırları içerisinde Kalkanlı köyü yakınlarında yer alan Tumba tou Skuru M.ö. 1700-1550 yılları arasında Egeli tüccarlar tarafından kurulan bir yerleşimdir. Muhtemelen deniz kenarında, bir nehirin ağzında kurulmuş olan yerleşme, denizin dolması sonucu bugün denizden epey uzaktadır. Bataklık bir arazide suni bir tepe üzerine kurulduğuna dair kanıtlar ele geçmiştir. 1971-1974 yılları arasında alanda yürütülen kazı çalışmalarında, çok sayıda kil, altın, bronz, gümüş ve fildişi eserin yanı sıra altı tane mezar, bir seramik işliği ve bir konutun bir bölümü açığa çıkarılmıştır. Bazı bakır curuflarının ele geçmiş olması, burada bakır işleme atölyelerinin de yer aldığına işaret eder. Ele geçen buluntular Güzelyurt Arkeoloji Müzesinde sergilenmektedir.

AZİZ MAMAS KİLİSESİ

Orijinal kilise Bizans Döneminde yapılmış çeşitli devirlerde yenilenmiş ve Orta Çağ’da Gotik stilde hatırı sayılır derecede önemli bir yapı haline gelmiştir. 1725 tarihinde, yani Osmanlı döneminde büyük merkezi kubbe ilave edilmiştir. Gotik binadaki bir takım mimari ögeler konulmuştur. İkonastasis’te yer alan Gotik başlıklı dört mermer sütun ve mermer paneller 1500’lü yıllara aittir. Bu paneller Venediklilerin adada mevcut olan en güzel küçük sanat örnekleri olup üzüm ve meşe motifleri ile yüksek kabartma şeklinde dekore edilmiş ve köşelere Venedik armaları yerleştirilmiştir. İkonastasis’in ahşap işçiliği, koyu mavi ve altın renkli boyası ile 16.yüzyılın muhteşem bir örneğidir. İkonastasis’in solundaki kutsal girişte yer alan iki kapı ile altar üzerindeki boyalı gölgelik de aynı devirdendir. Manastır binası 1779 yılında yapılmış. Manastırdaki bir kısım sütunların ve başlıkların eski kiliseden alındığı anlaşılmaktadır.

shutterstock_599703605

SOLİ ANTİK KENTİ

Kıbrıs'ta kurulan en önemli Şehir Kırallıklarından biri olan Soli'nin tarihçesi, M.Ö. 700 yıllarına kadar uzanmaktadır. Yapılan araştırmalarda, şehrin uzunca bir süre, stratejik konumu, verimli toprakları, limanı ve yakınındaki bakır madenleri nedeniyle önemli konumunu korumayı başardığı anlaşılmaktadır. Soli en parlak dönemini Roma döneminde yaşamıştır. 7. yüzyıldaki Arap akınları ise kentin sonu olmuştur. Araştırmalarda, Helenistik döneme ait altın ve gümüş takılar, MÖ. 1.yüzyılda yapılmış mermer bir Aphrodite heykeli ve MÖ. 2. yüzyıla ait Amazonlarla savaşı gösteren bir kabartma ele geçmiştir. Ayrıca, Helenistik döneme ait agoraya açılan sütunlu caddenin ve mermer bir anıtsal çeşmenin de kalıntıları ortaya çıkmıştır. Soli bazilikasının 4. yüzyılın 2. yarısında yapıldığı, Kıbrıs’ta inşa edilen ilk kiliselerden olduğu bilinmektedir. Üç kapılı bir girişi bulunmakta olan kilisenin, dört yanı sütunlarla çevrili ve çeşmeli bir avlusu vardır. Avlunun ardından üç kapılı başka bir giriş ile kiliseye girilmektedir. İçerde iki sıra halinde dizilmiş on ikişer sütun bulunmaktadır. Döşemesinde bulunan, genellikle geometrik ve hayvan figürü olan mozaiklerin büyük bir kısmı günümüze dek ulaşmıştır. Şehrin sembolü ise bazilikada yer alan eşsiz güzellikteki Kuğu mozaiğidir.

TÜRKİYE’DEKİ EN GÜZEL 5 MAVİ YOLCULUK ROTASI

VUNİ SARAYI

Deniz seviyesinden 250 metre yüksekliktekibir tepenin üzerinde kurulu antik bir yerleşim yeridir. Sarayın ilk yapıldığı devirde doğu özelliği taşıması itibatıyla Pers egemenliği döneminde yapıldığı anlaşılmaktadır. MÖ. 449 yılında General Kimon idaresindeki Yunan ordusu Kition ve Marion'u ele geçirince Vuni şehri de Yunan hakimiyetine girmiş olur. M.Ö. 391 yılında Salamis Kralı Evagoras'ın tüm Kıbrıs'ı idaresi altına almak istemesiyle Kition, Amathus ve Soli şehirleri Evagoras'a karşı Perslerden yardım istemek zorunda kalır. Soli'nin Perslerle ittifak kurmasıyla birlikte kaybolan politik gücünü yeniden kazanır. Vuni şehrini MÖ. 380’de yakıp yıkar. O tarihten sonra Vuni bir daha kullanılmaz. Burada yapılan kazılarda pişmiş topraktan yapılmış ve sarayın ortadan kalktığı yangında siyahlaşmış testi içinde “Vouni Hazinesi” olarak adlandırılan eşyalar bulunmuş. Bunlar arasında altın ve gümüş bilezikler, işlemeli gümüş kupalar,Marion, Kition, Lapithos ve Paphos kentlerinin damgalarını taşıyan yüzlerce madeni para bulunmuştur.

ARKEOLOJİ VE DOĞA MÜZESİ

Müzenin bulunduğu bina 1974 barış harekatından önce Metropolit olarak kullanılmaktaydı. 1979 yılında müze olarak ziyarete açılmıştır. Çift katlı olup Arkeoloji ve Doğa olmak üzere iki bölümden ibarettir. Doğa bölümünde; Kıbrıs’ta görülen yerli ve göçmen kuş çeşitleri, böcekler, yılanlar, Akdeniz’de yaşayan balık türleri ve Kıbrıs’ın jeolojik yapısında mevcut olan taş çeşitleri bu bölümde sergilenmektedir. Üst katta yer alan Arkeoloji bölümünde ise Kıbrıs’ın çeşitli yerlerinde bulunmuş eski eserler kronolojik olarak (Neolitik Çağ’dan Orta Çağ’a kadar) sergilenmektedir. Tumba Tou Skuru buluntuları ve Artemis Heykeli müzenin en önemli eserlerini oluşturuyor.