Sözcü Plus Giriş
GALERİ İşte asla yalnız gidemeyeceğiniz yerler 14 Aralık 2018 13:22
1 Poveglia Adası – Venice: İtalya 1800’lü yıllarda vebalılara ev sahipliği yapan bir ada. Bu adanın vebalıları tedavi etmek için değil, daha çok sürgün etmek için kullanıldığını da belirtelim. Buradaki ölümlere dayanamayan bazı doktorların adada bulunan kuleden atlayıp burayı lanetlediğine inanılıyor.
2 Doğu Eyalet Hapishanesi- Philadelphia: ABD 1940 ile 1970 yılları arasında bu hapishanede farklı sebeplerden ötürü yaklaşık 1200 mahkum ölmüş. 1970 sonrası hayaletler görüldüğü gerekçesiyle kapatılan bu hapishane “huzura erememiş ruhların vatanı” olarak nitelendiriliyor.
3 Hoia Baciu Ormanı – Napoca: Romanya “Perili Orman” diye de bilinen Hoia Baciu Ormanı’nı giden ziyaretçilerin birçoğu, oradayken “bir şeyler tarafından” izlendikleri duygusuna kapılıyormuş. Bölgede yaşayanların inandığı şehir efsanesine göre de bu ormana giren geri dönemezmiş.
4 Stanley Oteli – Kolorado: ABD Cinnet filminin esinlendiği otelde kalmak ister misiniz? Otelin eski sahipleri F.O. ve Flora Sanley’in hala odaları gezdiğine ve hatta görüntülerinin kamera kayıtlarına yansıdığı öne sürülüyor.
5 Loftus Hall – Wexford: İrlanda Önceden bir malike olarak kullanılan ve sonrasında otele çevrilen Loftus Hall, bölgede yaşayan yerliler tarafından “Şeytanın uyuduğu yer” olarak nitelendiriliyor.
6 Bobby Mackey’s – Wilder: Kentucky, ABD 1850’lerde mezbahane olarak kullanılan bu binanın o yıllar arasında ayrıca Satanist ayinlere ev sahipliği yaptığı biliniyor. Bu ayinler esnasında hayvanların yanı sıra insanlar da kurban olarak kullanılıyormuş. Mezbahanın bodrumda cehenneme açılan bir kapı olduğu da inanışlar arasında.
7 Preston Kalesi – Ione: Kaliforniya, ABD İlk bakışta kalınabilecek çok güzel bir yere benzeyen Preston Kalesi, 1890’larda erkek çocuklar için ıslahevi olarak kullanılmış. Burayı ziyaret edenler, kapıların kendi kendine çarptığı ve birilerinin onlara dokunduğunu ileri sürüyorlar.
8 Villisca Axe Cinayet Evi – Villisca: Iowa, ABD Bu evde 1962 yılında 6 çocuk ve 2 yetişkinin ölü bedenleri yataklarında bulunmuş. Bu cinayetleri kimin işlediği hala gizemini korurken, bölgede yaşayanlar evden bazı gecelerde çığlık ve ağlayan çocuk sesleri duyduklarını iletiyor.
9 Edinburgh Mahzenleri – Edinburgh: İskoçya Bu mahzen 1700’lü yıllarda sorgu merkezi olarak kullanılmış. Bu işlevinin yanında bu mahzenin bazı bölümlerinin seri katiller üzerinde deney yapmak için kullanıldığı da biliniyor. Burayı ziyaret edenler de sorgulara ait konuşmalar duyduklarını ve bazen birisinin kollarını sıktığını hissettiklerini iletiyor.
10 Dammasch Hastanesi- Wilsonville: Oregon Akıl hastalarının tedavi edildiği bu hastanede, tedaviye cevap vermeyen hastalar yalnız bırakılıyormuş. Boşaltıldıktan sonra meraklıların gizlice girdiği hastanede yeni oluşmuş ayak izleri gördüklerine, anahtar sesleri ve diyafonlardan gelen garip sesler duyduklarına dair efsaneler var.
11 Lemp Mansion – St.Louis: 1900’lerin başında Lemp ailesine ait bireyler bu evde teker teker ölmeye başlamış. İntihar, kalp krizi gibi değişik sebeplerle gelen bu ölümler evi lanetlemek için bölgede yaşayanlara yetmiş.
12 Bekar Koru Mezarlığı – Bremen: Illinois Satanistlerin sürekli ayin yapıp ve mezarları tahrip ettiğinden dolayı bu mezarlıkta hayaletlerin geceleri adeta bir “bekçi” gibi devriye gezdiklerine inanılıyor.
13 Banff Springs Hotel – Alberta: Kanada 1975’te “burayı lanetleyeceğim” dedikten sonra ölen bir bellboyun (valiz taşıyıcısı), dediğini yaptığına inanılıyor. Konaklayan misafirler, odalarına döndüklerinde valizlerinin düştüğü ve ana balo solununda geceleri bir gelinin dans ettiğini gördüklerini iletiyor.
14 Myrtles Çiftliği – St.Fransciville: Louisiana Amerika Birleşik Devletleri’nin en popüler lanetli evlerinden biri olan Myrtles Çiftliği’ndeki hayaletin köle bir kız olduğu inanılıyor. Burayı garip kılan durum ise bu hayaletin fotoğrafının 1992’de evi araştıran National Geographic ekibi tarafından çekilmiş olması.
15 Gidenin Dönmediği Mağara – Havran: Bu mağaranın etrafında ve içerisinde insan kemikleri olduğu iddia ediliyor. Ayrıca bu mağaraya giren koyun ve koyunun peşinden giden çoban olursa onlar da geri gelmiyormuş. Bazı köylülere göre mağaranın içinde “canavar” diye nitelendirilen garip bir yaratık varmış.