Bu web sitesi ne yazık ki Internet Explorer 9 ve altını desteklememektedir. Lütfen web tarayıcınızı Internet Explorer 10 ve üstü bir sürüme yükseltiniz.
Kapadokya’nın görkemli yapısı Aziz Nikola Manastırı
Kapadokya’nın görkemli yapısı Aziz Nikola Manastırı
Aziz Nikola Manastırı, Kapadokya’nın Mustafapaşa (Sinasos) kasabasının 1 km güneyinde peribacaları ve üzüm bağları arasında çok iyi korunmuş, eşsiz güzellikte tarihi bir yapı.
Seyahat 1 Şubat 2020 - 11:14

Manastırın kesin yapım tarihi bilinmemekle birlikte iç narteksinin duvarlarındaki isim ve tarih içeren oyma yazılardan 1870 – 1877 yıllarında onarım geçirdiği anlaşıldığından dolayı 1855 yılından önce inşa edildiği düşünülüyor.

Foto: Mustafa Taşkın/DepoPhotos

Manastır; içine kilisenin oyulduğu monolitik kaya kütlesi –peribacası- ile avlu ve bahçe içinde bulunan mekanlardan oluşuyor.

Foto: Mustafa Taşkın/DepoPhotos

Aziz Nikola’ya, iç içe iki yuvarlak kemerli, bezemeli bir kapıdan bahçe bölümüne giriliyor.

Foto: Mustafa Taşkın/DepoPhotos

Yuvarlak kapı kemerinin alnında Grek harfleri ile ; “Oayios Nikolaos” (Aya Nikola) yazısı yer alıyor.

Foto: Mustafa Taşkın/DepoPhotos

Kilise ve avlunun güney batısında kilisenin mutfağı olarak kullanıldığı bilinen değişik kotlarda odaların oyulduğu bir peribacası bulunuyor.

Foto: Mustafa Taşkın/DepoPhotos

Avlu üst kotunda 41 adet mezarın bulunduğu kilisenin mezarlığıyla karşılaşıyorsunuz. Mezar taşlarının bir kısmının kırılmış olmasından, mezarların zaman içinde yağmalanmış olduğu sonucu çıkıyor.

Foto: Mustafa Taşkın/DepoPhotos

Avludaki iki kotu ayıran set duvarındaki sarmaşıklara eski Rum geleneklerinin devamı olarak yerli halk tarafından dilek çaputları bağlanıyor.

Foto: Mustafa Taşkın/DepoPhotos

Oldukça düzgün bir kaya yontma işçiliği ile yapılan manastırın iç mekanları günümüze kadar bu özelliğini korumuş. Yapıda kaya oyma tekniği dışında kagir yapı malzemesi olarak; litik ve bazatik tüf yapı taşları kullanılmış.

Foto: Mustafa Taşkın/DepoPhotos

Yapının iç mekan kapı-pencere doğramalarında ahşap yapı malzemesinin bir çok Ortadoks-Rum kiliselerinde görüldüğü gibi yoğun biçimde kullanıldığı anlaşılmakta.

Foto: Mustafa Taşkın/DepoPhotos

Ancak bu malzemelerin doğal tahribatlar ve yağmalamalar sonucu günümüze ulaşan örneği olmamış.