Bu web sitesi ne yazık ki Internet Explorer 9 ve altını desteklememektedir. Lütfen web tarayıcınızı Internet Explorer 10 ve üstü bir sürüme yükseltiniz.
Şanlıurfa’nın turistik yerleri… İşte Peygamberler Şehri Şanlıurfa’nın gezilecek yerleri…
Şanlıurfa’nın turistik yerleri… İşte Peygamberler Şehri Şanlıurfa’nın gezilecek yerleri…
Tarihinde birçok önemli olay içeren Şanlıurfa'nın gezilecek yerleri birçok kişi tarafından merak ediliyor. Milli Mücadele döneminde, işgal kuvvetlerine karşı gösterdiği kahramanca direnişten dolayı, TBBM tarafından 1984 yılında "Şanlı" unvanı verilerek "Şanlıurfa" olmuş, "Peygamberler Şehri". Urfa'nın tarihi ve turistik yerlerini merak edenler için kısaca tanıtalım...
Seyahat 30 Mart 2018 - 12:52

Şanlıurfa’nın 8000 yıl öncesine kadar uzanan zengin bir tarihi bulunmaktadır. Hazret-i Âdem ile Havva'nın bir müddet Urfa'da kaldığı da rivâyet edilir. Arap târihçileri, “Tufan”dan sonra hazret-i Nûh tarafından kurulan 18 şehirden birinin de Urfa olduğunu yazar.

Yine bir rivayete göre de eski Yunanlılar, Enoch'un (Enoch-Hermes-İdris Peygamber-Uhnud, bu dört ismin aynı kimse olduğu kabul edilmektedir.) insanlara şehirler kurmayı öğrettiğini ve onun devrinde 180 şehir kurulduğunu, bunların en küçüğünün Urhai veya diğer bir okunuşla Orhay yani Urfa olduğu söylenilmektedir. Urfa’ya Araplar Urhai ve El-Ruha, Selevkoslar Edessa adını vermişlerdir. M.Ö II. yıllarında Hitit tabletlerinde Ursu, Asur tabletlerinde Ruhua olarak geçen bölge Türklerin hakmiyetine geçişinden sonra Urfa biçimine dönüştürülmüştür. İşte Urfa’nın gezilecek yerleri ve özellikleri…

BALIKLIGÖL

Balıklı Göl, Urfa şehir merkezinin güneybatısında yer alan ve üç büyük dine inananların peygamberliğini kabul ettiği İbrahim Peygamber’in zalimliğiyle nam salmış Nemrut tarafından, küçük bir tepenin üzerine kurdurduğu mancınık ile tepenin dibinde yanan ateşe fırlattığına, ve İbrahim Peygamberin düştüğü yerdeki ateşin göle, ateşte yanan odunlarında balığa dönüştüğüne inanılan yerdir. İbrahim Peygamberin, düştüğü yerde oluşan göle “Halil-ür Rahman” gölü denilmektedir. Yine rivayetlere göre, Hz. İbrahim ateşe atıldıktan sonra, Nemrut’un kızı Zeliha da onu çok sevdiğinden ve ona inandığından ateşe atılmasına dayanamaz, o da kendisini ateşe atar. Zeliha’nın düştüğü yer de bir göle dönüşür. Bu göle de “Ayn Zeliha Gölü” denilmektedir.

shutterstock_692513506

Balıklı göl

URFA KALESİ

Urfa Kalesi, kentin güneybatı kesiminde, Halil-ür Rahman ve Ayn-ı Zeliha göllerinin güneyindeki Damlacık dağının kuzey eteğinde bulunan Dambak tepesindedir. M.Ö. 2000 yılında yapıltığı tahmin edilmektedir. Osmanlılar zamânında tâmir ettirilen kale, iç ve dış olmak üzere iki bölümden meydana gelmiştir. Dış kale dört kapılıdır. İç kale 25 burçlu ve tek kapılıdır. Kale üstünde bulunan iki taş sütunun İbrâhim Peygamberin ateşe atılmasında Mancınık olarak kullanıldığı söylenir.

 

GÖBEKLİTEPE

Şanlıurfa il merkezinin Örencik köyü yakınlarındadır. Göbeklitepe 12.000 yıl önce inşa edilmiş. Kazılar sonucunda elde edilen verilere göre bu yapılar yerleşim amaçlı kullanılmamışlar. Göbeklitepe'de toplam 20 adet olduğu belirlenen bu üzeri açık yapıların dini amaçlı yapılmış olduğu biliniyor, dünyanın ilk tapınakları. Taş devrinden kalma bu tapınakların yapılış biçiminde ortak bir özellik göze çarpıyor; T biçiminde sütunlar ile çevrilmiş bu tapınakların merkezinde iki T biçiminde sütun karşılıklı olarak yer alıyorlar. Boyları 3 ila 6 metre arasında değişen bu sütunların stilize edilmiş insan tasvirleri olduğunu düşünülüyor. Bunun sebebi sütunlarda görülen kol ve el tasvirleri. Ayrıca sütunlar üzerinde hayvan tasvirleri ve semboller var.

shutterstock_288563663

Göbeklitepe

ŞANLIURFA KAPALI ÇARŞI

1562 yılında inşa edilen kapalı çarşı şehir merkezinde yer almaktadır. Kapalı çarşı şeklindeki bedesten, kesme taştan inşa edilmiştir. Bu çarşının Doğuda Han Önü Çarşısı'na açılan ana kapısı, Sipahi Pazarı'na açılan Batı kapısı, Pamukçu Pazarı'na açılan güney kapısı ve Gümrük Hanı'na açılan kuzey kapısı olmak üzere 4 kapısı bulunmaktadır. Çarşıda bulunan pamukçu pazarı, kazancı pazarı, eskici pazarı, attar pazarı, eski kuyumcu pazarı, gümrük hanı gibi alışveriş yerleriyle turistler tarafından sık ziyaret edilen yerlerden biridir.

ŞANLIURFA MÜZESİ

Müze 1969 yılında açılmıştır. Şanlıurfa yöresi pek çok Höyük ve eski iskân yerine ev sahipliği yapmaktadır. İl merkezinin 44 km. güneydoğusunda yer alan Harran bunların en önemlilerinden biridir ve M.Ö.III binden M.S. XIII. yüzyıla kadar kesintisiz iskân edilmiştir. Şanlıurfa Müzesi’nde; Harran’daki kazı çalışmalarından elde edilen eserlerin yanı sıra, yöredeki diğer höyüklerde ve eski iskân yerlerindeki çalışmalar sonucu ortaya çıkarılan kültür varlıkları sergilenmektedir.

HALFETİ ANTİK KENTİ

Birçok medeniyeti barındıran, Türkiye'de siyah gülün tek yetiştiği yer olan Halfeti, Yunanlılar tarafından Urima, Süryaniler tarafından Kala Rhumeyta, Araplar tarafından Kalatül Rum olarak anılmış olup; Bizanslılar tarafından Halfeti adını almıştır. Şanlıurfa il sınırları içerisinde ve 120 kilometre uzaklıktadır. M.Ö 855 yılına dayanan tarihiyle Halfeti Antik Kenti’nin bir kısmı Birecik Barajı’nın suları altında kalmasına rağmen hala büyüleyici.

shutterstock_1056707978

HALEPLİBAHÇE MOZAİK MÜZESİ

Dünyanın en eski heykeli MÖ 9500'lü yıllara tarihlenen ve “dünyanın gerçek boyutta yontulmuş ilk insan heykeli” olarak bilinen 180 santimetre boyundaki Urfa Adamı heykeli, son dönemlerin en görkemli mozaiklerini oluşturan Haleplibahçe ve Edessa Krallığı mozaiklerine özellikle 1950'li yıllarda kaçak kazılar ile yağmalanan ve en önemlilerinden biri olan Orpheus Mozaiği’ne sahip olan Şanlıurfa Arkeoloji Müzesi ve Haleplibahçe Müze Kompleksi 24 Mayıs 2015 tarihinde ziyarete açıldı. 34 bin metrekarelik kapalı alanıyla Türkiye'nin en büyük müzesi olma özelliğini taşıyor. Paleolitik Çağ'dan İslami döneme kadar yaklaşık 10.000 esere ev sahipliği yapıyor.

ŞUAYB ANTİK KENTİ

Şuayb Antik Kenti, Harran’a 38 km uzaklıktadır. Geç Roma dönemine (M.S. 4-5. yüzyıl) tarihlenen bir yerleşim yeridir. Efes’i andıran mimarisinden dolayı Güneydoğu’nun efesi olarak tanımlanır.Şuayb Peygamberin buradaki bir mağarayı ev ve ibadethane olarak kullandığı rivayet edilir. İsmini bu rivayetten alır. Arapçada “Eski İnsan Şehri” anlamına geldiği ve burada yer alan evlerin Harran Ovası’nda yaşayan insanların yazlık evleri olduğu düşünülmektedir. Bu evler tipik Roma evleri tarzında, üçgen alınlıklı, çatılı ve etrafı duvarla çevrili bir avlu ve evin altında yer alan ana kayaya oyulmuş bir kilerden oluşmaktadır. Her evin içinde bir su kuyusu bulunmaktadır.

 

Son güncelleme: 10:38 - 01.04.2018