Bu web sitesi ne yazık ki Internet Explorer 9 ve altını desteklememektedir. Lütfen web tarayıcınızı Internet Explorer 10 ve üstü bir sürüme yükseltiniz.
Şehzadeler şehri Amasya
Şehzadeler şehri Amasya
Amasya'ya dair ilk izlenimimi sorsanız “Merkezi Safranbolu’nun bir küçük boyu ve içinden nehir geçeni” diyebilirim. Doğu Karadeniz turu dönüşünde birkaç saatliğine uğradığım bu şehir, bende öyle bir iz bıraktı dönerken aklım şehirde kaldı.
Seyahat 25 Şubat 2017 - 00:06

Yıldırım Beyazid, Fatih Sultan Mehmet ve Yavuz Sultan Selim gibi padişahların Amasya‘da şehzadelik yapmaları sebebiyle “Şehzadeler Şehri” diye anılan kent, uzun yıllar bir çocuğun ilk eğitimini aldığı ve devlet yönetmeyi öğrendiği yer olarak Osmanlı tarihine kazınmıştır. Bu gelenek 183 yıl devam etmiş. Burada sancakbeyi olarak görev yapan 12 şehzadenin 6'sı padişah olarak tahta çıkmış. Çelebi Mehmed ise babası Yıldırım Beyazid'in 1402 Ankara Savaşı'nı kaybetmesi sonucunda kendini ve ülkeyi Amasya'da toparlayarak sultanlığını ilan etmiş.

img_2148

Karadeniz'e dökülen 519 km uzunluğunda Yeşilırmak etrafında şekillenen kent merkezi, II. Beyazıt Camii ve Külliyesi etrafında yoğunlaşıyor. Yeşilırmak'ın kıyısında yer alan 1485 yılında inşa edilen bu yapı halen ibadete açık. Külliye ise şu anda sergi alanı olarak hizmet vermektedir. Cami ve nehri saran yamaca yaslanmış Amasya Kalesi ve kaya mezarları küçük şehir merkezinin etrafını süsleyen ekmek üstü bal kaymak gibi. Harşena Dağı üzerinden kentin kuzeyini kapsayan Amasya Kalesi sarnıçlar, su depoları, Osmanlı dönemine ait hamam kalıntıları ve Pontus kral mezarlarına sahip.
Amasya ayrıca harika bir mutfağa sahip. Burada tadabileceğiniz pek çok güzel yemek bulunuyor.

Müzecilik alanında başarılı

Şehirde bir Arkeoloji Müzesi yer alıyor. Müzede 5 binin üzerinde arkeolojik buluntu olmakla beraber mumyalar en çok ilgi çeken eserlerin başında geliyor. Arkeolog olarak bu kalitede bir müzeyi az gördüğümü itiraf edebilirim. Kalite ifadesi sizlere müzede yer alan eserlerin maddi değerini anımsatmasın. Eserlerin sunumu ve müze alanının bakımı gibi etkenler şehrin müzecilik konusunda güçlü olduğunu gösteriyor. Şehrin geneli için de bunu söyleyebiliriz.

img_2159

1914 yılında çekilmiş bir fotoğrafa göre hazırlanmış şehrin minyatürünün yer aldığı Minyatür Amasya ise şehirde favori mekanım oldu. Çalışanların bilgilendirmeleri ve sunum şekilleri mükemmeldi. Şehrin tarihini aslına uygun yapılmış maketten anlamak, çok daha kolay ve akılda kalıcı. Sürpriz bozulmasın ama sunum sırasında 2300 yıldız görseli ve sokak aydınlatmalarıyla gece atmosferi oluşturulacak. İzlemeye değer.

Ferhat ile Şirin'in aşkı bu müzede

Amasya'nın geçmiş yaşam biçimlerini yansıtan Hazeranlar Konağı'na da uğrama fırsatım oldu. Kentin geçmişi balmumu heykeller ile canlandırılmış. Şehzadelerin yer aldığı Balmumu Müzesi'ne gitme şansım olmadı ama siz notlarınıza mutlaka ekleyin. Şirin için dağları delen Ferhat'ın öyküsünü de unutmayın. İran ve Türk divan şairlerince mesnevi biçiminde yazılmış öykü Amasya'da geçiyor. Şehrin çıkışında ikisini simgeleyen dev bir anıt ve müze yer alıyor.

img_2181

Tıp konusuna ilginiz varsa İlhanlılar, Anadolu Selçukluları ve Osmanlı İmparatorluğu döneminde hastaların tedavi edildiği mekân üzerine kurulmuş Sabuncuoğlu Tıp Ve Cerrahi Tarihi Müzesi de dikkatinizi çekebilir.
Çok şirin, kültür fışkıran ve tarih kokan tertemiz bir şehirle karşılaştığım için kendimi şanslı hissettim. Yolunuz buraya düşmese de siz yönünüzü buraya çevirin ve mutlaka 1 gün ayırın. Nehrin kenarında sevdiğinizle Ferhat ile Şirin'i anmak veya dostunuzla çay içerken Amasya Genelgesi'ni ve şehzadeleri düşünerek kentin tarihini konuşmak arasındaki tercih size kalmış.

YAZAN: Emir Ergin – Tatiliyet.com