Sözcü Plus Giriş

Yer altındaki gizli Pamukkale: Kaklık Mağarası görenleri büyülüyor

Türkiye’nin en önemli turizm destinasyonlarından biri olan Pamukkale her yıl milyonlarca ziyaretçiye ev sahipliği yapıyor. İçindeki traverten oluşumları ile yer altındaki Pamukkale olarak anılan Kaklık Mağarası da her geçen yıl misafir sayısını artırıyor.

Selami AYDIN
Güncellenme: 07:29, 25/04/2021
Yer altındaki gizli Pamukkale: Kaklık Mağarası görenleri büyülüyor

Denizli'nin Honaz İlçesi'nde bulunan Kaklık Mağarası, Pamukkale'yi andıran traverten oluşumları ile dikkat çekiyor. Her yıl 45 bin ziyaretçi ağırlayan mağaranın oluşumunu sağlayan termal kaynaklar cilt hastalıklarına iyi geliyor. Mağara turizme açıldığı 2012 yılından bu yana yer altındaki Pamukkale olarak anılıyor. Honaz Belediyesi'nin görevlendirdiği Ali Kuzgun bu doğal mirasın hem koruyuculuğunu hem de rehberliğini yapıyor.

Mağaraya giriş için ziyaretçiler 4 lira ödüyor.

2002 YILINDA TURİZME AÇILDI

Mağara 2002 yılında yapılan düzenlemelerden sonra turizmin hizmetine sunuldu. Yıllık 45 bin kişinin ziyaret ettiği Kaklık Mağarası'nı görmek isteyenlerin sayısı her geçen yıl daha da artıyor. Bölgede ziyaretçilerin faydalanabildiği havuz, amfi tiyatro, seyir alanları, kafeterya ve kameriyeler bulunuyor. Çöküntü obruğu konumlu aktif bir mağara olan Kaklık Mağarası damlataşı sarkıt ve dikitleri ile süslü bir bölge. Mağara içinde bol miktarda bulunan termal suyun bazı cilt hastalıklarına iyi geldiği biliniyor. Bölgedeki küçük havuzda dünyada sadece burada yaşayabilen endemik bir balık türü bulunuyor.

Ali Kuzgun

FRANSIZ KEŞİŞLER KEŞFETTİ

Kaklık Mağarası'nı ilk kez keşfeden kişilerin iki Fransız keşiş olduğuna inanılıyor. 1839 yılındaki bu keşfin ardından bölge halkı tarafından binlerce yıldır bilinen şifalı suların ünü giderek yayılmış. İşletmesi Honaz Belediyesi tarafından yapılan Kaklık Mağarası'nda tek bir görevli bulunuyor. Tüm işlerle ilgilenen bilet kesen, misafirlere rehberlik eden ve doğal mirasın koruyuculuğunu üstlenen Ali Kuzgun, ana girişteki çökmeden sonra altındaki mağara sisteminin ortaya çıktığını belirterek, “Keşfinden sonra şifalı sularından faydalanmak isteyen çok kişi buraya geliyor. Yunan işgali sırasında uyuz salgınına yakalanan Yunan askerlerinin burada  tedavi edildiği söylenir” diye konuştu.