Bu web sitesi ne yazık ki Internet Explorer 9 ve altını desteklememektedir. Lütfen web tarayıcınızı Internet Explorer 10 ve üstü bir sürüme yükseltiniz.
Hazal Kaya sosyal medyaya ateş püskürdü; ‘İnsanlar resmen birbirini kesiyor’
Hazal Kaya sosyal medyaya ateş püskürdü; ‘İnsanlar resmen birbirini kesiyor’
Hazal Kaya bir moda dergisine özel röportaj verdi. Derginin aralık sayısında yer alan röportajda, en ciddi ve vahşi şiddet çağlarından birinde yaşadığımızı söyleyen Kaya sosyal medyaya da ateş püskürdü: "sosyal medyada insanlar birbirlerini kesiyor; “İğrençsin, çirkinsin, şişmansın, nefret ediyorum senden” gibi yorumlar yazıyor fotoğrafların altına.'
Moda 5 Aralık 2018 - 09:52

Ünlü oyuncu Hazal Kaya, Marie Claire Dergisi’ne özel bir röportaj verdi. Gözde Eyibilir’e ait röportajda özel hayatından iş hayatına, şeker hastalığından sosyal medyaya pek çok konuda ilginç açıklamalarda bulundu. Sosyal medyada yazılanları artık zerre kadar takmadığını belirten Kaya, insanların birbirine karşı saygısız olduğuna değiniyor. Sosyal medyada paylaşılan fotoğrafların altına “İğrençsin, çirkinsin, şişmansın gibi yorumlar yazanlara da anlam veremiyor. 5 yıldır oyuncu Ali Atay ile birlikte olan Kaya evliliğe de sıcak bakıyor. İşte Kaya’nın ilginç cevaplarından bazıları…

Fotoğrafları dergi için Koray Parlak çekti...

Fotoğrafları dergi için Koray Parlak çekti…

Hiç tükenmişlik sendromuna girdin mi?
Girdim, tabii ki. Ben de girdim, hepimiz girdik. Girmemek mümkün değil. Tükenmişlik sendromuna yakalanman için 21. yüzyılda yaşıyor olman yeter. Bu da oyuncu hastalığı falan, öyle bir şey değil. Bütün dünya anksiyete şu an. Bütün dünya depresyonda. Herkes tükenmiş durumda, kimse bunu inkar etmesin. En ciddi ve vahşi şiddet çağlarından birinde yaşıyoruz. En fena dönemine de biz denk geldik. Dolayısıyla bunu toplumun bir tabakasına mâl etmek doğru değil. Şu an bütün dünya böyle. O yüzden sosyal medyada insanlar birbirlerini kesiyor; “İğrençsin, çirkinsin, şişmansın, nefret ediyorum senden” gibi yorumlar yazıyor fotoğrafların altına.
hazal-kaya2Yorumlar seni mutsuz etmiyor mu?
Ay, zerre etmiyor. Bir ara çok üzülüyordum. Hepimizin var öyle hassas olduğu dönemler. Ben okumuyorum bile artık. Yorumlar korkunç. Bir arkadaşıma “Allah belanı versin” diyeni gördüm. Şimdi buralar çok başka yerler. Niye ki mesela? Tanımıyorsun onu. Nasıl bir nefret? Birinin özel hayatıyla bu kadar ilgilenmek, sevgilisini beğenmemek benim algı sınırımın dâhilinde değil. Birini kendi estetik yargılarına göre çirkin bulmak da… Bunu oraya yazmaktan çekinir insan. Bunu ayıp bulmadan oraya yazabiliyor olmak çok ilginç. Dolayısıyla benim onları okumamın hiçbir anlamı yok. Beni sevenlerle kurduğumuz bağ zaten baki.
hazal-kaya3
İş için mecburen bir arada olman gereken insanlar oluyor bazen. O zaman ne yapıyorsun?
Bir arada olmak zorunda değilsin. İşini yaparsın, evine dönersin. Ama saygı göstermek zorundasın. Sosyal medyada bazı insanlar saygısızlık, hadsizlik yapıyor ya. Eleştirmiyor ama hakaret ediyorlar.
O noktada şöyle diyorum; “Senin malzemen benim. Yani ben senin işinim ve bana saygı göstermiyorsun. O zaman işine de saygı göstermiyorsun.” Saygıyla ilgili magazin basını şu an çok doğru bir yerde. Sanırım yavaş yavaş, birbirimize öğretiyoruz. O sosyal medya hesapları da öğrenecek. Mizah yapan ve tavrı ironik olan hesaplardan bahsetmiyorum. Kendini önemli sanan diğer hesaplar da saygı gösterse, bir zaman sonra yazılamayacak öyle şeyler. Kendi çevremde ya da sosyal medya hesaplarımda bunu sağlamaya çalışıyorum. İlgilenmiyorum. Çünkü zaten dikkat çekmek için yapıyor onu, var olmak için. Bu var olmaya çalışma çabası zaten bu çağın sonucu, korkunç bir şey. Varsın zaten, tamam yani gerçekten önemli değil. Varsın, iyisin, güzelsin, hoşsun, en çok sen biliyorsun, en çok sen iyisin, en birinci sensin… Tamam!

En büyük kişisel reformun nedir?
Sağlıklı beslenmeye karar vermek. Şeker hastası olduğumda buna karar verdim. Ama insan kendine çok da yüklenmemeli. Ben iştahı çok açık bir insanım. Yemek yemek bir ritüel benim için. Ama bana zarar da veriyor. Bu manada istikrar kurma kararı da bazen çok büyük baskı olarak dönebiliyor kendine. Onu yapmamak lazım. Denge kurmak lazım. Altı gün yeme, bir gün ya. Ya da iki hafta yeme, iki gün ye. Ben öyle yapıyorum. Hipoglisemiyi yendim. Önemli olan devamlılık sağlamak. Yapamadım diye bırakmamak, yapacağım diye de hırslanmamak lazım. Zaten hayatın içinde baskı altındayız. Bir de ‘çok sağlıklı yaşamalıyım' diye de bir baskı olmamalı.

hazal-kaya1
ALİ HAYATIMDA OLDUĞU İÇİN ŞÜKREDİYORUM

Uzun süredir Ali Atay'la güzel bir birlikteliğiniz var. Nasıl gidiyor?
Biz beş yıldır birlikteyiz ama beraber ilk röportajımızı geçen yıl verdik. O kadar içine kapalı bir çiftiz. Gerçekten bizim kendi minik dünyamız var. Ama bilerek böyle değil bu, bir şeylerden de kaçmıyoruz. Biz öyle tipleriz sadece. Evde köpeğimizin videosunu çekiyoruz, falan.

İş konusunda birbirinizi nasıl besliyorsunuz?
Birbirimize iş konusunda çok güveniriz. Çok huzurlu ve birbirine güvenen bir çiftiz. Çok yakın arkadaşız artık. Hem kendimle ilgili, hem işle ilgili en doğru eleştiriler ondan gelir hep. İyi bir ekibiz açıkçası. Biz annemle de iyi bir ekibizdir. Hastalık döneminde Ali, annem, ben çok zorlu bir süreç yaşadık ve atlattık. O insanı aile yapan şey. Yaşadığımız deneyimde Ali resmen süper kahraman gibiydi. Hayatımda olduğu için her gün şükrediyorum.

Evlenmeyi düşünüyor musunuz?
Niye düşünmeyelim canım? Dünyanın en yuvarlak cevabını vereyim; Neden olmasın? (Gülüyor) Bir noktada olur, tabii. O da ilişkinin evrildiği bir şey.

Hazal Kaya ve Ali Atay

Hazal Kaya ve Ali Atay

Son güncelleme: 09:53 - 05.12.2018