Bu web sitesi ne yazık ki Internet Explorer 9 ve altını desteklememektedir. Lütfen web tarayıcınızı Internet Explorer 10 ve üstü bir sürüme yükseltiniz.
Özgür Masur Byzantium defilesinden sonra gözyaşlarına hakim olamadı
Özgür Masur Byzantium defilesinden sonra gözyaşlarına hakim olamadı
Türkiye'nin en önemli tasarımcılarından biri olan Özgür Masur, üç yıl boyunca hazırlayıp, büyük emek verdiği Byzantium adlı koleksiyonunu modaseverlerin beğenisine sundu. Bizans döneminden ilham alınarak hazırlanan koleksiyon, Masur'un kendi için hazırladığı özel bir koleksiyon...
Hale Ceylan BARLAS
Moda 13 Şubat 2020 - 07:18

Ünlü moda tasarımcısı Özgür Masur, Byzantium adını verdiği koleksiyonunu geçen hafta modaseverlerin beğenisine sundu… Alışılagelmiş couture kalıplarını yıkarak, farklı bir bakış açısına sahip olmamızı sağlayan Masur'un 65 parçadan oluşan koleksiyonu, 65 mankenle tanıtıldı. Masur ile defile sonrası bir araya geldik ve Bizans dönemini ele aldığı Byzantium hakkında konuştuk. Üç yılını almış koleksiyonun hazırlanış süreci… Üç yıl dediğime bakmayın, aslında Özgür daha üniversite yıllarında karar vermiş ileride böyle bir koleksiyon hazırlamaya… Öyle emek vermiş, öyle özenmiş ki… Koleksiyonda yer alan parçaları hayranlıkla inceliyorsunuz. Öyle ki, tüm kumaşların kendi atölyesinde sıfırdan hazırlandığını, tek tek elde işlendiğini öğrendiğinizde hayranlığınız ikiye katlanıyor.


Muhteşem bir defile seyrettik. Öyle ki atmosfer, müzik, kıyafetler… Sanki 15 dakikalığına o döneme gittik geldik… Öncelikle ilk imza koleksiyonunun olması dışında, kendin için bir koleksiyon oluşturma fikri nasıl ortaya çıktı? 

Sorgulamadığım ve görmek istediğim profili, tamamen kendime hizmet ederek, sınırlarımı zorladığım bir çalışma oldu. Kendi alanıma göre cesur, riskli ve özgüveni çok yüksek bir koleksiyondu. Bizans, Anadolu'nun tamamen Batı kültürüyle birleştiği ve gerçekten birçok döneme referans sağlayan dokusuyla, ruhuyla irdelenmesi gereken bir konu. Bu topraklarda yaşayan ve bu toprakların ruhuyla beslenen bir moda tasarımcısı olarak Bizans İmparatorluğu'nu açıkçası bu topraklarda yaşayan birininirdelemesi gerektiğine inandım. Bizans imparatorluğu içinde yaşanmış aşk hikayelerinden savaşlarına kadar irdeledim, özellikle mozaiklerini derinlemesine inceledim, nasıl yapıldıklarıyla, desenleriyle ve duvar freskleriyle ilgilendim, çok etkileyici olduklarını düşünüyorum, onları da bir şekilde koleksiyonuma yansıtmaya çalıştım.

3 yıldır bu koleksiyona hazırlanıyorsun. Bu 3 yılda neler yaşadın? Vazgeçip bırakmak istedin mi?

Hayır… Çünkü koleksiyona karar vermem tesadüf değildi. Her şeye kendimi hazırlamıştım. Dijitalden çok sıkıldığım, bana her gördüğüm şeylerin aynı geldiği bir dönemde kendimize özgü bir alanı nasıl modernize edip bir senaryo yazabilirim diye yola çıktım. Bizans zaten akademide de incelediğimiz bir konuydu. Alt yapısı hakkında bir deneyime sahiptim ve biliyordum ki içine biraz daha girdiğimde, kendimi güncellemek istediğim bir dönemde ufkumu fazlasıyla genişletecekti. Daha önce global çok büyük markalarda işlenmiş Bizans temasına baktığımda, derinlemesine inceleyen biri olarak, onların yaptığını Bizans değil, tam olarak Roma dönemi olarak algılıyorum. Roma ile Bizans'ın tamamen farklı bir tutumu vardı. Bizans islamiyetten fazlası ile etkilenmiş ve halktan saraya uzanan değişimleri her alanında aslında fazlası ile sezdirmiş. Bu vurguyu daha organik ve net bir şekilde hissettirmek istiyordum. Çok çalışıldı ve bu yüzden süreç biraz uzun sürdü. Sanat tarihçileri ve akademisyenlerle tartışıldı ve sonunda anlatmak istediğim sonuca görmek istediğim gibi ulaştım ve çok mutluyum.

Bizans dönemini seçmendeki en büyük etken neydi?
Çok derin bir sanat felsefesine sahip olma düşüncesi ve kendini bu topraklarda oluşturmuş imparatorluğu daha doğru bir şekilde anlatma isteği.

Hazırlık AR-GE derken 3 yıl geçmiş olabilir… Peki koleksiyon ne kadar sürede ortaya çıktı?

Araştırma süreci çok uzun sürdü. Hikayeler, temalar; kendi içindeki form, biçim, hacim, şekil arayışları, renklerin hayat tarzları ile orantısı… Yani o kadar derinlemesine işin içine girdim ki, aşk hikayelerine kadar uzanan bir çalışma oldu. Koleksiyon oluşturma aşaması 2 senede değişimlere uğrayarak çıktı.

Kumaşların atölyende özel olarak hazırlandığını, tek tek elde işlendiğini öğrendiğimde çok şaşırdım. Neden böyle bir tercih yaptın?

Koleksiyonlarımın hikayelerini temalara göre hazırlarken hazır bir işleme kullanmayı çok sevmiyorum ve de kendime aitmiş gibi hissetmiyorum. Koleksiyonlarımda bazı hazır kumaş dışındaki her şey, 35 kişilik ekibimle kendi atölyem tarafından hazırlandı. Hepsi ışıldayan malzemelerden oluşuyor ve hiçbiri hazır malzeme değil, tamamen benim stüdyom tarafından hazırlanıyor.Hepsi elle dikilip elle oluşturulan manipülasyonlar.

Couture dünyada çok yaygın olsa da ülkemizde bunu yapanların sayısı 1 elin 5 parmağını geçmez. Türkiye’deki couture anlayışı hakkında ne düşünüyorsun?

Türkiye'de değil dünyada couture algısının tam anlamıyla doğru olduğunu düşünmüyorum. Tanımlarının kişisellikten çoğula giden anlayış yapısı her anlamda kendini gösterdi ama eminim ki farkına varıldığında iş işten geçmiş olmayacak. Couture her zaman varolacak.

Defileyi izlerken karşımda Bizans dönemini anlatan bir koleksiyon göreceğimi biliyordum. Lakin yine de 1920’ler 50’ler ve Osmanlı'ya ait hisler de verdi bana… 

Hislerin o kadar doğru ki bunu duymak çok mutlu etti beni. Bizans her zaman Osmanlı’dan etkilenmiş. Ki algılamış olduğunuz dönemlere istinaden, koleksiyon 20'lerden nerdeyse günümüze uzanan bir Cumhuriyet formlarının da içinde olduğu ve bu durumu güncel kılan algının yansımasıdır. Demek ki doğru bir çalışmanın sözlerini duyuyorum sizden.

Bir tasarımı meydana çıkarmak kaç saat sürdü?
Saatler  ile hiç bir ilişkim yok tasarım hazırlarken. Gerçekten doğruluğu ile ilişkim daha samimi. Doğruluğunu sorgulamak bazen gün, bazen haftalar, bazen de aylar alıyor.

Defile bitti selam verdin ve çıktın… O an neler hissettin?
Ağlamamak için kendimi çok zor tuttum. Ama tuttum. O kadar etkileyiciydi ki gördüklerim. Ellerinde dijitaller olmadan insanlar sizi ayakta çığlık çığlığa alkışlıyor. Uzun zamandır showlarda insanlar telefonlarını neden ellerinden bırakmıyorlar, telefona mı hizmet ediyorlar yoksa başka birilerine mi diye sorguluyordum.

Bu koleksiyonun satışı olacak mı? Mesela ilk kimde ya da kimlerde görmek istiyorsun kıyafetlerini?

Bazı parçalar haricinde tabi ki olacak. Fakat şu an için değil, zamanı var.

Son güncelleme: 07:25 - 13.02.2020