1000 köye 1000 tıbbi bahçe

“Tıbbi ve Aromatik Bitki Bahçesi” sektöre hammadde, köylüye gelir olacak. Eskişehir Orman Bölge Müdürlüğü’nün 3 yıldır büyük emek verdiği tıbbi ve aromatik bitki yetiştirilme çalışmaları sonuç vermeye başladı. Yetiştirilen bitkiler hastalara şifa kaynağı olurken köylülere de gelir sağlıyor.

1000 köye 1000 tıbbi bahçe

Birçoğu ormanlık alanlarda doğal olarak bulunan şifalı ve değerli bitkiler tıbbi bitki bahçelerinde ve fidanlıklarda kültüre alındı. Bitkiler bal ormanlarına, gelir getirici tür ağaçlandırma sahalarına ekilip, dikilecek duruma geldi. Tıbbi bitkileri yetiştirmek isteyen orman köylülerine teknik ve tohum desteği verilecek.

Bu bitkilerden yağ ve çay elde ediliyor.

Çalışmaların bir de üniversite ayağı var. Eskişehir Osmangazi Üniversitesi ile bir protokol yapılarak iki kurumun güçleri birleştirildi. Üniversitenin içinde 20 dekar, Eskişehir Orman Fidanlığında 42 dekar olmak üzere 62 dekarlık tıbbi bitki bahçesi kuruldu. 56 tür üzerinde çalışılırken bunlardan 20 türde daha da yoğunlaşıldı. Alıç, ahlat, üvez, kızılcık, hünnap ve ıhlamur gibi çalı gruplarının yanı sıra, adaçayı, melisa, lavanta, ekinezya, sarı kantaron, zufa otu, kişniş, tıbbi papatya gibi tıbbi ve aromatik bitkiler de ekildi.

Bal ormanlarına dikilen bu bitkiler sayesinde bal üretimi artırılıyor.

ENDÜSTRİNİN HAMMADDESİ

Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Duran Katar, Fidanlık Müdürü İzzet Bolatkıran ile birlikte sahalarda incelemeler yapan Eskişehir Orman Bölge Müdürü Recep Temel, ormanın sadece ağaçtan ibaret olmadığını belirterek, “Tıbbi ve aromatik bitki yetiştiriciliği giderek artıyor ve yüksek gelir vadediyor. Orman köylülerimiz bu işi yapsın istiyoruz. Eskişehir ve Afyonkarahisar illerini bir merkez durumuna getirdik. Bal ormanlarına da bu bitkileri dikiyoruz. Arı yetiştiricilerin istediği, çiçeklenme süresi uzun olan türlerle bal üretimini artırmayı hedefliyoruz” dedi.

Bitkiler, ilaç ve kozmetik hammaddesi başta olmak üzere birçok farklı sektörde kullanılıyor.

Doç. Dr. Duran Katar ise, projede 3. Aşamaya gelindiğini söyleyerek, “Elimizdeki genetik kaynaklardan üretim yapmak isteyenlere vereceğiz. Orman içindeki vejetasyonu zenginleştirmek ve çiçeklenme dönemini uzatmak için çalışıyoruz. Standart ürün elde etmek için de klon parkı kurma çalışmalarımız devam ediyor. Bu bitkilerin etkin maddeleri aynı zamanda ilaç ve kozmetik endüstrisi için hammadde niteliğindedir. Mesela, gıdaların raf ömrünü uzatan sağlıklı bileşenler elde ediliyor” açıklamasını yaptı.