Bu web sitesi ne yazık ki Internet Explorer 9 ve altını desteklememektedir. Lütfen web tarayıcınızı Internet Explorer 10 ve üstü bir sürüme yükseltiniz.
Ahu Özyurt ‘8 Mart Dünya Kadınlar Günü’ için Sözcü’ye konuştu
Ahu Özyurt ‘8 Mart Dünya Kadınlar Günü’ için Sözcü’ye konuştu
Deneyimli gazeteci Ahu Özyurt, yaklaşık üç ay önce yayın hayatına başlayan ve Genel Yayın Yönetmeni olarak görev yaptığı Woman TV'nin Türkiye'nin ağırlıklı olarak kadınlar için yayın yapan tek kanalı olduğunu söylüyor. 8 Mart Dünya Kadınlar Günü nedeniyle buluştuğumuz Özyurt'la yalnız kanalın vizyonuyla misyonunu değil, Türk kadınının sorunlarını da konuştuk.
Yüksel ŞENGÜL
Yaşam 8 Mart 2019 - 07:25

Öncelikle 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde vereceğiniz mesajı almak isterim…

Daha mutlu, daha güçlü bir Türkiye’yi daha güzel yerlere taşıyan kadınlarla birlikte kolkola yürümek istiyoruz… Yakın bir zamana kadar ana akım medyada görev yapıyordum. Dolayısıyla kadın hareketinin içinden gelen birisi sayılmam. Bu işe yıllarını veren ablalarımız var. Sürpriz bir şekilde şu anda bir kadın kanalının başındayım ve elimden geleni yapmaya çalışıyorum.

Türkiye’nin ilk ve tek kadın kanalı diyebilir miyiz?

Woman TV ülkemizdeki ilk kadın kanalı diyebilir miyiz, bilemiyorum ama şu dönemde ağırlıklı kadın yayını yapan tek kanalız diyebilirim. 8 Mart Dünya Kadınlar Günü için özel yayınlarımız, özel konuklarımız olacak. O gün çalışan kadınların seslerini duyurmasını istiyoruz. Dünya geneline baktığımızda Türkiye’de yumuşak sesle ve kararlı adımlarla yükselen bir kadın hareketi göze çarpıyor.

Öte yandan ülkemizde kadın cinayetlerinde de hissedilir bir artış var…

Son yıllarda kadın şiddetindeki artışla kadın cinayetlerindeki vahşileşme hepimizin yüreğini acıtıyor. Woman TV’nin kuruluş amacı da kadınlarımızın böylesine büyük dertlerine derman olabilmektir.

Verdiğiniz tepkilerin “Bağıra çağıra değil, yumuşak sesle” olduğunu söylüyorsunuz…

Kadın haklarını isterken bağırıp çağıranların da bizim ekranımızda yerleri var, bunu da bilsinler. Hayatını kaybetmiş kadınlarımızın yakınlarına, derdi olan kadınlarımıza her zaman kapılarımız açıktır. Üstelik bizim programlarımızda ‘süremiz sona erdi” ya da “reklama giriyoruz’ gibi kısıtlamalar bulunmuyor. Bunlar bizim en önemli meselelerimiz…

Beka meselesi…

(Gülüyor) Evet, siyasette son dönemde moda olan ‘Beka meselesi’ tanımlaması var. Bizim kanalımızın asıl beka meselesi, kadına şiddet, kadın cinayetleri, çocuk tacizleridir. Avukatlardan hekimlere, gazetecilerden polislere kadar geniş bir çalışma grubuyla yürüyoruz sorunların üzerine. Bu nedenle feminist harekete göre farklı bir ses tonu kullanıyor olabiliriz. Ama aynı nehre doğru akıyoruz.

Üç aya yakın bir zamandır yayındasınız. Bu süreyi nasıl değerlendiriyorsunuz?

Kadın yöneticilerden, derneklerden ve iş kadınlarından çok destek gördük. Ayrıca bizi evinde otururken izleyen kadınların desteğini de her gün artan bir şekilde hissediyoruz. Woman TV her kesimden sevgi ve ilgi gördü, görmeye de devam ediyor. Woman TV olarak petrol kuyusunun veya altın madeninin üzerindeyiz. Madeni tam olarak çıkaramadık ama yardımlarla çıkaracağımıza inanıyorum.

Kadınlara sahip çıkılmalı…

Kadın meselesi, sadece bir dert, bir cinayet, bir acı ya da maduriyet değil. Ancak bunların çözümünün de yolları var. Kadınları küçük düşürmeden sorunları çözmenin yolları bulunuyor. Ekranımız dolu dolu, renk renk… Sağlık Saatimiz, Başarılı Kadınlar, Bizim Saat, Sanat kuşağımız var. Sağlıktan ekonomiye, hukuktan modaya ve astrolojiye kadar her konuyu ekranımıza taşıyoruz. Sözcü yazarlarından olan sevgili Dinçer Güner’in astroloji konusundaki saptamaları rekor izleyici topluyor. Yalnız kadınlar değil erkekler de izliyor onu.

Kanalın en önemli programlarından biri de Kadının Gündemi olsa gerek…

Hafta içi her gün 13.00 – 15.00 arasında Kadının Gündemi adlı programımız yayınlanıyor. Bu iki saat içinde kadınlara kadın hakları anlatılıyor. Hukuki destekten cinayet meselelerine ve modaya kadar her konuda yayın yapıyoruz, bilgi veriyoruz. Derdi olan tüm kadınlara Woman TV’nin kapıları sonuna kadar açıktır.

Son dönemde kadınların sesi ekranlarda eskisi gibi çıkmıyor galiba…

Evet, haklısınız. Haber kanallarındaki tartışma programlarında yer alan kadın sayısında ciddi azalma var. Uzman kadınların programa çağrılmadığını, çağrılanların da kendilerini iyi hissetmedikleri için bu programlara katılmak istemediklerini görüyoruz.

Artık kadınların da bir kanalı var.

Woman TV, her kadın için özgürce ve rahatça konuşabileceği, sorunlarını dile getirebileceği bir kanaldır. Hükümet kanadına yakın kadın derneklerinden kadın mültecilere kadar her kesimden kadınlar bizim kanalımıza gelerek sorunlarını uzun uzun anlatabiliyorlar. Toplumdaki kutuplaşmalardan, ötekileştirmelerden uzak kalarak kadınlarımızın sorunları üzerine odaklanıyoruz. Bu yüzden her kesimden kadınlarımız bunun farkında oldukları için Woman TV’yi izlemeye başladılar.

Yerel seçimlerde başkan adayı olan kadınlarımıza kapınız açık mı?

Türkiye’deki kadın belediye başkan adaylarımıza Woman TV’den konuşma, programlarını açıklama fırsatı vereceğiz. Siyasi partisi ne olursa olsun her kadın belediye başkan adayı gelip bizim kanalımızda konuşabilir.

Aldığınız olumlu tepkiler var mı?

Olmaz mı, elbette var. Mesela, son zamanlarda televizyondaki reklamlarda bulaşık deterjanı ve şampuan dışında kadınların azaldığını, seslerinin bile kısıldığını farkediyoruz. Şimdi bazı önemli reklam verenlerin bu gidişatı değiştirme çabalarında olduğunu sevinerek görüyoruz.
Reklam verenler ayrıca kadınların dövüldüğü, şiddetin kol gezdiği dizilere reklam vermek zorunda da değiller. İki tane az deterjan satarsınız ama bir tavrınız olur. Doğrunun, haklının yanında durmak zordur ama biraz sabır gerektirir.

Eko Kadın adlı programınız var.

Ülkemizin başarılı kadınları, bilim insanları ve sanatçıları Eko Kadın programında tanıtılıyor. Kadınların örnek alması için, güven kazanması için önemli bir program. Woman TV, kadınlar için özlenen ve beklenen bir pencereydi… Bu pencereden bakanların sayısı her geçen gün artıyor.

Yemek programınız yok…

(Gülüyor) Bütün kanallardaki yemek programları adeta birbirleriyle yarış ediyorlar. Sabahtan akşama kadar ekranda yemekler pişiyor. Ülke sağlığı için de negatif bir durum. Obeziteyle mücadele ediyorsak, yemek konusunu da bir ölçü içinde sunmalıyız. Sabahtan akşama kadar yemek pişer mi? Ne o kadar zenginiz ne de o kadar açız. Ama madem yemekten laf açıldı, yakında çiftçi kadınlarımızla ilgili bir programa başlayacağız. Çünkü tarım sektörü zor durumda.

“Kadın kadının kurdu değil, merdiveni olmalı” diyorsunuz…

Kadına en önemli ve gerekli destek yine kadınlardan geleceğini söylüyoruz. Genelde sektörlerde kadınlar birbiriyle kapışırken erkekler seyrederler. Bu dönemler sona eriyor. Kadınlar birbirlerine destek vererek, yanyana kolkola yürüyecekler artık. Kadın kadının kurdu değil merdiveni olacak. Sanırım kadın dayanışması ülke genelinde de örnek olacaktır.

Son güncelleme: 15:07 - 07.03.2019