Bu web sitesi ne yazık ki Internet Explorer 9 ve altını desteklememektedir. Lütfen web tarayıcınızı Internet Explorer 10 ve üstü bir sürüme yükseltiniz.
Asperger sendromu nedir?
Asperger sendromu nedir?
Çocukluk döneminde başlayan ve çevresi ile etkileşimi zorlaştıran, genel özellikleri ile otizme benzeyen Asperger sendromu hakkında merak edilenleri haberimizde tüm detayları ile bulabilirsiniz... Asperger sendromu nedir? İşte cevabı...
Sozcu.com.tr
Yaşam 9 Eylül 2019 - 09:03

Asperger sendromu (AS) gelişimsel bir bozukluktur. Asperger sendromu erkeklerde kızlardan 5 kat daha sık görülür. Asperger sendromunun, otistik bozukluğu olan toplam çocuk sayısına bağlı olarak her 1000 çocuktan iki buçukunu etkilediği tahmin edilmektedir. Peki, Asperger sendromu nedir? Bilinmesi gerekenler haberimizde…

ASPERGER SENDROMU NEDİR?

Asperger sendromu (Asperger Bozukluğu olarak da bilinir) ilk kez 1940’larda, normal zeka ve dil gelişimi olan erkek çocuklarda sosyal ve iletişim becerilerinde otizm benzeri davranışlar ve zorluklar gözlemleyen Viyanalı çocuk doktoru Hans Asperger tarafından tanımlandı.

Asperger Bozukluğunu klasik otizmden ayıran şey, daha az şiddetli belirtileri ve dil gecikmelerinin olmamasıdır. Asperger Bozukluğu olan çocuklar sadece hafifçe etkilenebilir ve sıklıkla iyi dil ve bilişsel becerilere sahip olurlar.

Otizmi olan çocuklar sıklıkla diğerlerine karşı ilgisiz olarak görülür. Asperger Bozukluğunda durum böyle değildir. Asperger Bozukluğu olan bireyler, genellikle uyum sağlamak ve başkalarıyla etkileşime girmek isterler, ancak genellikle bunu nasıl yapacağını bilemezler. Sosyal açıdan garip olabilirler, geleneksel sosyal kuralları anlamazlar veya empati eksikliği gösterebilirler. Sınırlı göz teması kurabilirler, konuşabilmelerine rağmen sohbeti başlatma ve sürdürmede zorluk yaşarlar ve el hareketlerinin veya konuşmalardaki alaycı sözlerin ne anlama geldiğini anlamazlar.

Belirli bir konuda saplantılı takıntıları olabilir. Asperger Bozukluğu olan çocuklar genellikle kaya veya şişe kapakları gibi şey kategorileri toplamaktan hoşlanırlar. Beyzbol istatistikleri veya Latince çiçek isimleri gibi bilgi kategorilerinde uzman olabilirler. İyi bir ezberci hafıza becerisine sahip olabilirler, ancak soyut kavramlarla mücadele ederler.

ASPERGER SENDROMU BELİRTİLERİ

Tipik olarak güçlü sözel dil becerileri ve entelektüel yetenek, Asperger sendromunu diğer otizm türlerinden ayırt eder. Semptomlar genellikle aşağıdaki gibidir:

– Konuşabilmelerine rağmen sohbeti başlatma ve sürdürmede zorluk yaşarlar.
– Rutini sever, değişiklikten hoşlanmazlar.
– Aşırı derecede içine kapanıktırlar.
– Tekrarlayıcı davranışlar sergiler, tekdüze konuşurlar.
– Karşısındaki konuşurken değişen ses tonunu anlamaz, esprileri algılayamazlar.
– Konuşmalar resmi, göz kontağı zayıftır.
– Bir iki konuda aşırı ilgili olup detaycı olabilirler.
– Sevdiği konularda aşırı konuşur, tek taraflı sohbete dalarlar.
– Motor becerilerinde yaşıtlarına göre öğrenme daha geç gerçekleşir.

OTİZMDEN FARKLARI

Otizm yaşamın ilk 3 yılında ortaya çıkmasına karşın, genellikle Asperger sendromlu çocuklar bebeklik yıllarını diğer bebeklerle aynı sağlıkta geçirir. Otizmde konuşma geriliği varken genellikle Asperger sendromunda konuşmaya başlama ve konuşma normaldir. Bilişsel ve dil gelişimi olarak otizmden ayrılır. Otizmli çocuğa göre Asperger sendromlular nispeten daha konuşkan hatta ilgi duyduğu alanlarda aşırı konuşkandır. Toplumla uyumlu olmadıklarını bilirler, otizmli çocuk bunun farkında değildir.

ASPERGER SENDROMU TEDAVİSİ

Asperger sendromu tedavisi, çocuğunuzun diğerleriyle etkileşim yeteneğini geliştirmesi ve böylece toplumda etkin olarak yer alması ve kendine yetmesini sağlamayı amaçlar. Asperger sendromu yaşam boyu sürse de uygun ve etkili tedaviler ile belirtileri büyük oranda azaltılır. Her bir Asperger sendromlu çocuğun belirti sayısı ve yoğunluğu farklıdır, bu yüzden tedavi çocuğun bireysel ihtiyaçları ve ailesinin kaynaklarına göre düzenlenmelidir. Asperger sendromu için uygulanan tedavi, sosyal vasıfları ve iletişimi geliştirmek ile davranış yönetimlerinden oluşmaktadır. Çocuğun gelişimine paralel olarak sürekli ayarlanan eğitim programı okulda sürdüğü kadar evde de devam ettirilmelidir.