Atların emektar anneleri

Bu yıl tam kapanmaya denk gelen Anneler Günü için geri sayım başladı. Türkiye Jokey Kulübü’nün (TJK) emektar kadınları ve anneleri atçılık alanında kadın olmanın zorluklarını ve güzel taraflarını SÖZCÜ HaftaSonu’na anlattı...

Atların emektar anneleri

Anneler Günü, bu yıl da Covid-19 gölgesinde yaşanacak… Tam kapanmaya denk gelen 9 Mayıs'ta coşkulu kutlamalar, etkinlikler düzenlenemeyecek olsa da tüm evlatlar annelerine, onları sevdiğini bir kez daha göstermeye, hissettirmeye çalışacak. Türkiye Jokey Kulübü'nün emektar kadınları ve anneleri de bu anlamlı gün için özel açıklamalarda bulundu. Kulübün Yönetim Kurulu Üyesi Gülnur Gülerce, atçılık çatısı altındaki tüm annelerin, atları da kendi çocukları gibi gördüklerini ve onları evlatlarından ayırmadıklarını söyledi.

16 yıldır atlarla ilgilenen Serap Göz, kızı Elif Nur'a da hayvan sevgisini aşılıyor…

At sahibi ve yetiştiricisi olan Gülerce, Anneler Günü'nü şu mesajla kutladı: “Sahamızın emektar anneleri, başta kendi çocukları olmak üzere atlarımıza da büyük şefkat gösteriyor. Çünkü annelik demek, özveri demek… Tüm annelerimizin Anneler Günü'nü kutluyoruz.” Türkiye Jokey Kulübü At'la Terapi Merkezi'nde görev yapan Serap Göz de hem kendi çocuğu Elif Nur'a hem de tıpkı birer çocuğa benzettiği atlara annelik yapıyor. Apranti lisansı olan ve profesyonel at yarışlarına katılabilen Göz, onlara “annelik duygusu” ile yaklaştığını ifade etti.

Gülnur Gülerce, “Atlar çocuklarımız gibi” dedi.

Kadın jokey duymamışlardı

Bu işe başlamadan önce jokeyliğin bir meslek olup olmadığını dahi bilmediğini aktaran Serap Göz, dayısının yönlendirmesiyle Türkiye Jokey Kulübü Ekrem Kurt Apranti Eğitim Merkezi'ne başvurduğunu ve yüzlerce insan arasından seçildiğini anlattı. 16 senedir bu işi yaptığını ifade eden Göz, “Hiç kadın jokey duymamıştı insanlar. Zaten şu anda da Türkiye'de çok sayıda kadın jokey yok. Çevremdekiler de şaşırmıştı. Mesleğe ilk başladığımda, tayları alıştırmak için binişler yapıyorduk. Çok deli dolu bir taya biniyordum. Sürekli şahlanıyor, şahlanması bitince çifte atıyor. Üzerinde zor duruyorum, düştüm düşeceğim; artık dayanamadım seyise, ‘ya ben atın üzerinde zor duruyorum, atın sahibi her geçişinde, ‘Maşallah, Maşallah' diyor, hiç beni düşünmüyor' dedim. Seyis döndü bana, ‘Abla, benim adım Maşallah' dedi… Çok gülmüştüm. Bu anımı hiç unutmam” dedi. Göz, Anneler Günü için şunları söyledi: “Bir çocuk doğurmuş ya da doğurmamış olsun, çocukları seven, çocuklar için endişelenen, onların her ihtiyacında yanlarında bulunan ve dünyanın en kutsal duygusu olan anneliği kalbinde hisseden tüm annelerimizin Anneler Günü'nü kutluyoruz.

Pınar Aracı Baş vaktinin çoğunu kızı Elif'le çiftliklerinde geçiriyor.

O duyguyu çok önce tattım

İngiltere'de Ziraat Mühendisliği eğitimi aldıktan sonra, önce İngiltere'de daha sonra da Türkiye'de at yetiştiriciliğine başlayan Pınar Aracı Baş sektördeki çalışmalarını 13 yıldır sürdürüyor. Zamanının çoğunu kızı Elif ile birlikte çiftliklerinde geçiren Baş, “Kısraklarımızın gebeliğine, doğumlarına, taylarımızın büyümesine defalarca şahit oldum. Bizzat anne olmadan önce annelik duygusunu tattım. Bu sorumluluk çok heyecan verici, bir o kadar da korkutucu. Çünkü annelik içgüdüleriniz devreye giriyor. Kısrağınızın gebeliği, doğum anı, tayınızın büyümesi, ona ilk kez binilmesi, hipodroma gitmesi, yetiştiricilik faaliyetleri bunlar doğru kararlar alınması gereken süreçler. Bu sürece birebir tanık olmanız, atlarınızla aranızda duygusal bir bağ oluşturuyor. Taylarımızı büyütürken çok keyif alıyorum” dedi.

Merve Kitapçı, oğullarıyla birlikte atların tüm ihtiyacını karşılıyor.

2 çocuğum vardı, 22 oldu…

At sahibi, yetiştirici ve Türkiye Jokey Kulübü eski başkanlarından Muammer Kitapçı'nın kızı Merve Kitapçı, oğulları Barbaros ve Kaan ile 1.5 yıl önce çiftliğe geldiğini belirterek, vaktinin büyük bir çoğunluğunu burada ailesi ve atlarla birlikte geçirdiğini söyledi.

Hamileliğin, doğumun, tayların büyüme sürecinin bir anne için yabancı mefhumlar olmadığını ifade eden Kitapçı, “Nasıl ki doğdukları günden itibaren çocuklarımızın üzerine titriyor, onların beslenmesi, bakımı, eğitimi, kısacası her şeyiyle ilgileniyorsak, bunlar çiftliğimizdeki taylar için de geçerli. Anne olmak yetiştiricilikte büyük bir avantaj” dedi. Kitapçı şöyle devam etti: “Bu şekilde tayınız mutlu yetişiyor ve arkasından başarılar geliyor. Ayrıca kısraklar da birer annedir. Tayları yanından uzaklaştığında öyle bir bakışları vardır ki; bu bakış, bizlerin çocuklarımızı etrafımızda göremediğimizde endişeyle etrafa bakışımızla birebir aynıdır. Kısacası eskiden iki çocuğum vardı, şimdi 22 tane oldular.”