Sözcü Plus Giriş

Balkan kadınları şalvar kültürünü yaşatmaya devam ediyor

Balkan kültürünün vazgeçilmezi olan şalvar, özellikle kına gecelerinde giyilerek, Boşnak ve Arnavut kadınları tarafından yaşatılıyor. 1967 yılında ailesiyle birlikte Yugoslavya'dan Türkiye'ye göç eden moda tasarımcısı Müesser Kurt da hem kültürü yansıtmak hem de geçimini sağlamak için, sipariş aldığı kıyafetleri dikerek adeta bir müzeyi andıran atölyesinde sergiliyor.

Güncellenme: 11:45, 13/06/2021
Balkan kadınları şalvar kültürünü yaşatmaya devam ediyor

1967 yılında ailesiyle birlikte Yugoslavya’dan Türkiye’ye göç eden moda tasarımcısı Müesser Kurt, İstanbul’un Pendik ilçesinde Boşnakların çoğunlukta yaşadığı bir mahallede yaşıyor. Kurt, 33 yıl önce eline aldığı iğne, iplik ve özel kumaşlarla Boşnak kültürünü yansıtan kıyafetler dikmeye başladı. Sadece Boşnak kültürünü değil, Balkan bölgesinin tüm geleneksel kıyafetlerini tanımaya ve tanıtmaya özen gösteren Kurt, daha sonra kapsamlı bir eğitim alıp, satmaya da başladı.

Günümüzde kültürünü yaşatan Arnavutların ve Boşnakların başta kına geceleri olmak üzere özel günlerinde giymek için sipariş ettiği kıyafetleri geleneksel ve modern dokunuşlarla diken Kurt, düzenlediği defilelerde podyumda yürüyen mankenlerin üzerindeki şalvarları da adeta bir müzeyi andıran atölyesinde sergiliyor.

BALKAN GELİNLERİ ŞALVARLARINI GİYECEKLERİ GÜNÜ BEKLİYOR

Geçmişten bugüne kadar gelen şalvar kültürünün yaşatılması için özen gösterildiğini ve kendisinin de bu amaçla son 5 yıldır defileler ve sergiler düzenlediğini dile getiren Kurt, pandemi şartlarında da şalvar siparişi verildiğini söyledi. Kurt, Bu şalvarları bugün de giyenler var. Ayrıca çok fazla meraklısı ve alıcısı var. Türkiye’de yaşayan Boşnaklar, Balkan göçmenleri, belki memleketine karşı duyduğu özlem ya da bağlı oldukları kültürü yaşatmak için hala giyerler.

Örneğin Boşnak gelinlerinin kınalarında, özel günlerinde giymek için sipariş ettikleri kıyafetleri diktik. Fakat pandemi nedeniyle kına gibi organizasyonlar yapılmadığı için şalvarların birçoğu giyilemedi. Bu yıl mayıs ayında, kıyafetlerini dikmiş olmama rağmen, 6 gelin de şalvarlarını evinde tutuyor. Ancak söylemeliyim ki; arka planda pandemiden çok da etkilenmedik. Kültürlerine hala bağlı oldukları için kıyafetlerini diktiren birçok Balkan gelini var. Büyük bir coşkuyla giyecekleri günü bekliyorlar dedi.

BÖLGENİN KIYAFETLERİNDE OSMANLI ESİNTİLERİNİ GÖRÜYORUZ

Balkan kıyafetleri dediğimizde; boyutu büyük olan Boşnak şalvarı, bir tık daha küçük olan Arnavut şalvarı, klobodan dediğimiz kısa ve dolama dediğimiz uzun sert yelekleri ele alıyoruz. Genel olarak Balkan kıyafetlerine baktığımızda şalvarın ağırlıklı olduğunu görüyoruz. Ama tumayliya dediğimiz kıyafet günlük, biraz daha büyük ve ağır olan şalvar düğün ve kınada, etekler de her gün kullanılan kıyafetlerdir. Osmanlıda da bu kıyafetlerin benzerlerini görüyoruz. Çünkü Bosna Hersekin başkenti Saraybosna, kıyafet kültüründe Osmanlıdan çok etkilenmiş.

x

KINALARIN VAZGEÇİLMEZİ BOŞNAK ŞALVARI

Bölgenin öne çıkan kıyafetleri ile ilgili bilgi veren Kurt, sözlerine Sancak bölgesinde giyilen şalvarı anlatarak başladı.

Kurt, Sancak bölgesinde yaşayan Boşnakların kıyafeti daha klasiktir. Daha çok beyaz, pembe gibi renkler kullanılır. Yelek ve şalvar, Makedonyada üreletilen led (buz) adı verilen yüzde 50si pamuk yüzde 50’si ipek olan bir kumaştan dikilir. Yelek sadece göğüs üstünde kalır. İnce örme, büzgülü gömlek giyilir. Gömleğin oyalarına özenle çalışılır ve küçük olmalarına özen gösterilir. Bunlara sert, firketeye işi denir. Belirtmeliyim ki, kullanılan kumaşın günümüzde ne yazık ki üretimi yoktur diye konuştu.

Karadağ kıyafetlerindeki detaylardan bahseden Kurt, Karadağ kıyafetine baktığımızda ise kırmızının ağırlıklı olduğunu görüyoruz. Karadağda daha çok tumayliya dediğimiz etek giyilirdi. Yeleklerinin önü kapalı olur. Oyalarında ise, Boşnak gömleklerinin tersine, daha iri çalışılır. Bu kıyafette de büzgülü gömlek tercih ediliyor dedi.

400 yıldan fazla Osmanlı hakimiyetinde olan Bosna Hersekin yemeğinden kıyafetine kadar birçok alanda Osmanlı izlerine rastlandığını belirten Kurt, Sarabosnada daha çok Osmanlı esintilerini görüyoruz. Kıyafet kültürü Osmanlı ile bağdaştırılmış. Yelekten çok, kostinj dediğimiz ceketler kullanılır. Bu kıyafette de büzgülü kumaştan gömlek tercih edilir. Ancak gömleklerde çok fazla çiçek, el oyası gibi detaylara yer verilmez. Daha çok dantel tercih edilir diyerek hem o dönemde hem de günümüzde dikilen gömleklerde göğüs dekoltesinden kaçınıldığını söyledi.

KUMAŞ VE İŞÇİLİK FİYATI BELİRLİYOR

Herkesin bütçesine uygun kıyafetler bulabileceğini söyleyen Kurt, Bu kıyafetlerin fiyatını işçilik ve kumaş belirliyor. Bir gömlek makine işi, kumaşında daha çok polyester olan bir gömlek 250 lira iken hakiki örme büzgülü ve el işi oyalar ile işlenmiş bir gömleğin fiyatı bin lira olabiliyor. Örneğin şifondan hazırlanmış bir şalvar takımı, bin- bin 500 arasında değişiyor. Eğer ipek kumaş tercih edilmişse, kasnak işi yapılmışsa, boncuk işlenmişse o zaman fiyatlar 7 bin liraya kadar çıkabiliyor dedi. (DHA)

İlginizi ÇekebilirKadın giyim kursunun tek erkek öğrencisiKadın giyim kursunun tek erkek öğrencisi