Sözcü Plus Giriş

Başörtüsü Anadolu kadınına hastır…

Kayrak taşı ve zeytin ağacı üzerine yapılmış suluboya tablolarıyla, Egeli efeler ile Anadolu’nun 7 bölgesinde yaşayan kadınlarımızın başörtülerinin nasıl bir iletişim aracı olduğunu şiirlerinde anlatıyor...

Mustafa SARIİPEK
Güncellenme: 07:41, 06/06/2021
Başörtüsü Anadolu kadınına hastır…

Muğla Menteşe'de meşhur ‘Ormancı' türküsünün yazıldığı Belen Değirmeni'nin duvarları adeta bir müzeyi andırıyor. Adı restoran ama içine girenleri hayretlere düşüren tarihi gerçekleri yansıtıyor. Eski adıyla Gevenez Köyü'ndeki bu restoranı işleten heykeltıraş, şair ve ressam Hasan Şimşek, tarih kokan restoranın hikayesini SÖZCÜ HaftaSonu'na anlattı:

Burası ‘Ormancı' türküsünün ikinci kıtasındaki ‘Gevenez'in ortasında değirmen döner' denilen yer ve 150 yıllık. ‘Ormancı' türküsünün bestekarı Tahir Usta (Erdinç) ve dönemin ağıt yakıcısı eşi Zariye Hanım'ın yaptığım heykelleri var. O dönemin 7 bekarlarının fotoğrafı var. Efeler var. Eski tarihi eşyalar var. Yazdığım şiirlerin yaptığım tabloları var.

Belen Değirmeni'nden içeri girdiğinizde duvarlarda onlarca tablo, tarihi eşyalar, başörtülü kadın fotoğrafları ile karşılaşıyorsunuz.

İkinci gezinizde duvarlardaki başörtülü kadınların sulu boya tablolar çoğalıyor. Hüzünlü, gülen, hayatın yaşanmışlığını yüzündeki çizgilere yansıtan, ak saçlı kadınlar ve başlarındaki bağlamaların hikayesinin yer aldığı “Baş bağlama” şiiri.
Şehit annesinin bakışı

Başörtüsü Anadolu kadınına hastır. Başörtüler taşıdıkları anlamlarla bir iletişim aracıdır. Bizler bırakın yörelerin baş bağlama şekillerini, yemeni ve yazmaların oyalarını anlatıp resmetsek yüzlerce kitap ve hikaye çıkar. Bizlerin bunu tartışmaya hakkı yok. Bırakalım kim nasıl isterse kendisine yakışanı taksın. Benim itirazım bunun siyasallaşması. Anadolu halkı, Mustafa Kemal Atatürk'ün kurduğu Cumhuriyet dönemine kadar batı ile ilişkili olmadığı için moda nedir bilmediğinden yöresel kıyafetlerini giymiş. Cumhuriyet ile birlikte moda akımlarının etkisiyle yok olmuş. Başörtüsü de bu değişimden nasibini almış.

Şimşek, Anadolu'ya ait yüzlerce yıllık geleneği; yazma, yemeni, tülbent ve başörtüsünü tablolara çizdi.

“Baş Bağlama” tablolarının hikayesi tesadüfen gelişti. Muğla eski Vali Yardımcısı Bayezit Bestami Alkan, 28 Ekim 1983'te Hakkari Çukurca'daki şehit düşen er Ali Abaz'ın mezarında dua eden annesi Fatma Abaz ile karşılaşıyor. Yanındaki jandarma görevlisinin şehit annesi ile çekilen fotoğrafını çok beğeniyor. Şehit annesine hediye etmek üzere portresinin yapılması için harekete geçerek beni aradı. Gönderilen resmi Fatma Abaz'ın suluboya portresini yaparken ‘Şehit Annesine' başlığıyla bir de şiir yazdım. Çünkü Fatma ana o anda komutanın yüzüne evladına bakar gibi bakmış. Bu bakıştan çok etkilendim. Bu etkileşim ile Anadolu'daki baş bağlama şekillerini araştırdım ve bu tablolar ortaya çıktı.